71- Büyük resim
Kırtasiyeci dükkanında yaşlı kırtasiyeci ve genç gazeteci, her biri kendi dünyasında düşünüp durur ve bu arada geçmişleriyle ve gelecekleriyle ilgili hesap ve yeni fikirler oluştururken, gencimiz birden bire her şeyi kontrol eden -Tanrının dışında tabî, ama yeryüzünde belki ondan bile kudretli görünen, veya öyle tasavvur edilen- biri olabileceğini düşündü. Bu parlak fikrini unutmamak için bir yerlere yazmak ihtiyacını duydu ve birden o ana ve o mekana geri döndü, çünkü zaten böyle bir ihtiyaç nedeniyle buradaydı. Ama heyhat! zaman değişmiş, kendisi de treni kaçırmış bir milletin çocuğu olduğunu unutmuştu, ne ajanda vardı ortada ne de dolmakalem. Sadece bir kaç parlak fikir kırıntısı vardı ortada, bir yerlere yazılmayı bekleyen ve böylece silinip gitmekten kurtulacağını sanan. Biraz daha zaman geçip gencimizin ayakları iyice suya erince, aslında aklına son gelen fikrin de bildik bir şey olduğunu, komplo teorilerine inananların ağızlarında çi...