21 Temmuz, 2006
TATİL
20 Temmuz, 2006
TAVUK KÖFTESİ
Bu ara elişi türü eklemiyorum. Elişi yazın pek yapılmaz ve modeller de ilgi görmez düşüncesi ile erteledim. Gezi ve diğer şiir, hikaye türünü artık Kızımla birlikte gulirana'da paylaşıyoruz. Küçükhanım ilk paylaşımını yaptı ve ilk günler neredeyse dakika başı kontrol etti. Baktı ziyaret var ama yorum yok, vazgeçti kontrolden.
Tarifimiz ise şöyle;
Malzemelerimiz:
- 1 adet tavuk göğsü
- 2 dilim bayat ekmek içi
- 3 yumurta
- 100 gr. tulum peyniri
- Bir tutam çok ince kıyılmış maydanoz
- Karabiber ve arzu edilen başka baharatlar
- Galete unu
- Kızartmak için; sıvı yağ.
YAPILIŞI:
Tavuk göğsü haşlanıp çok ince ayrıştırılır. Yumurtanın 2 si ve galete unu hariç tüm malzemeler yoğrulur. Köfte şekli verilip, önce yumurtaya, sonra galete ununa, en son yine yumurtaya bulanıp kızartılarak, havlu peçeteye alınır. Arzu edilen malzeme ile servis yapılır.
Gittiğim yerlerden mümkün mertebe görüntüler alarak, sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Planlarımızda bir değişiklik olmaz ise Ağustos sonlarına kadar olmayacağım. Güzel günler dileği ile, hoşçakalın.
19 Temmuz, 2006
SALATALIK ÜRETİMİMİZ!
18 Temmuz, 2006
HAFTA SONUNDAN LEZZETLER/ ÇARŞAF BÖREĞİ, YAĞ MANTISI VE BOORSOK
17 Temmuz, 2006
ŞEFTALİLİ KEK
Bu haftasonu çok yoğun ve çok dolu geçti.Cumartesi sabahı sitesini Emeklilik Hobilerimden Sevgili Hülya vasıtası ile öğrendiğim Ortaasyalı bir arkadaşın verdiği Kırgız mutfağından hamur işleri deneyip, tatmaya vakit bulamadan, yoğun bir programımız olduğu için çıktım evden. Pazar günü Istanbul'a çok kısa bir süre için gelen Sevgili Tuhfe ile görüştüm ve O'nu bizzat tanımaktan mutlu oldum.
Tarife gelecek olursak;
- 3 bardak un
- 3 yumurta
- 1 su bardağı zeytinyağı
- 1.5 bardak şeker
- 1/2 bardak süt
- 3 adet ortaboy şeftali
- 1 paket+1 çay kaşığı kabartma tozu
Yapılışı:
Şeker ve yumurta yüksek ayarda çırpılır. Yağ ve rendelenip tavaya alınan ve suyu çekilen şeftaliler ve süt eklenir. Tekrar çırpılır. Enson kabartma tozu karıştırılmış un eklenir ve hafifçe karıştırılır. Ben kelepçeli kalıpta pişirdim normal kalıpta olabilir sanırım.
14 Temmuz, 2006
FIRINDA KREMALI KABAK
Hem pratik, hem lezzetli, hem de vejeteryan misafirlerimiz içinde güzel bir seçenek olması hasebiyle, bizim evde yapılabilecek tatlardan biri olarak oylanıp seçilmiş oldu. Vejeteryan derken Şirinemiz Candan'a ithaf olunur bu yemek.
Malzemeler:
-5-6 adet kabak
-2-3 havuç
- 200gr.kaymak(krema) (yaz mevsimi olduğu için yarıya indirmek daha uygun)
- yarım su bardağı süt (kremayı azaltığım için kullandım)
-2 kaşık un
-200 gr.rende kaşar
-Sarımsak ve sevilen baharatlar
YAPILIŞI
Kabak ve havuçlar halka halka doğranır. Tüm malzeme karıştırılıp, borcama yayılır.
150 derece fırında pişirilir.
Görüldüğü üzere oldukça pratik, bir o kadar da lezzetli. Tekrar denediğimde kabaktan ayrı düşünemediğim dereotunu da eklemeyi düşünüyorum. Teşekkürler Öznur.
13 Temmuz, 2006
ŞEFTALİ ŞERBETİ
İlk olarak şeftalili keki denedim. Güzel bir kek oldu (daha sonra paylaşırım inşallah) ama, topu topu üç orta boy şeftali kullanıldığı için stoğa ciddi bir etkisi olmadı pek tabii olarak.
Portakalağacından araştırayım dedim ve Sevgili Hatice'nin 3 kg. şeftaliden yapılan şeftali şerbetini görünce, işte bu harika dedim. Hem sıcaklarda doğal bir meyve suyu, hem de şeftaliler heba olmayacak. Yaptıktan sonra ikram ettiğim insanlardan aynı tepkiyi almak ta beni mutlu etti, teşekkürler Hatice'ye.
Yapılışına gelince;
3 kg. şeftali
1 litre su
3 bardak şeker
3 adet limon.
Şeftaliler soyulup, çekirdekleri ayıklanıp doğranıyor. Üzerine bir bardak şeker ve iki limon suyu eklenip, serin bir yerde, bir gece ağzı kapalı bekletiliyor.
Ertesi gün, bir litre su, 2 bardak şeker ve bir limonla kaynatılıp soğumaya bırakılıyor.
Şeftaliler suyunu salmış oluyor. Kalanını da eziyoruz. Soğuyan şekerli, limonlu suya ekleyip, süzgeçten geçiriyoruz. Hatice'nin tarifi aldığı kitapta o günün şartlarına göre olsa gerek, şişelere konup, ağzı mumlanır denilmekteymiş. Kendisi kelepçeli kavanozları tercih ettiğini yazmıştı. Bardağa yarısına kadar koyup üzerine biraz soğuk su ekleyerek tüketiliyor. Bizim evde çok fazla içileceğini düşünerek ben, ağzı kapalı sürahilere koyarak dolapta sakladım ve sıcaklarda serin ve doğal bir içecek olarakev halkından ve misafirlerden beğeni topladı ve çabucak bitti. Tavsiye ederim, hoşçakalın efendim.
10 Temmuz, 2006
BUGÜN YİNE...
Bugün yine çok yoğun bir gündü. Ne burayı güncelleyebildim ne de gulirana'da yarım kalan Kütahya-Emet izlenimlerini aktarabildim. Hele Emet düğünü yılan hikayesine döndü. Yarın görüşmek niyeti ile hoşçakalın.
07 Temmuz, 2006
KÜTAHYA GEZİSİNDEN
Yukarıda yer alan görüntü Bilecik'ten. Osmanlı Devletinin kuruluşunun manevi mimarlarından Osman Bey'in hocası ve kayınpederi olan Şeyh Edebali Hazretlerinin türbesine çıkan yol.
03 Temmuz, 2006
Yukardaki papatya işlemeli örtüyü, göreve ilk başladığım yıllarda, yakın kurumlarda görev yapan bir bey aile bütçesine katkı olması için makina nakışı olarak işleyip satıyordu. Efendiden, yaptığı işler gibi derli toplu görünümü olan, fedakar bir aile babasıydı. Becerinin yanı sıra, sevgi ve sorumluluk hissi dışında hiçbir şey, o insana bu işleri yaptıramayacağı düşüncesiyle adı yürek papatyaları olsun istedim.
Sağlığımı soran Sevgili Arkadaşlarıma evvela çok teşekkürler. İç güveysinden hallice gidiyoruz bakalım. Hoşçakalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)