İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2011 Cuma

'ROMA' (2.Gün)

Roma'da dün geceye oranla güzel bir sabaha uyanıyoruz. Resepsiyondaki elemanın 'Buongiorno' seslenişiyle kahvaltı salonuna geçiyoruz, güzel bir kahvaltıdan sonra bugünkü gezilecek yerleri görmek için yola çıkıyoruz. Gezilecek yerler; Collesium, Zafer Takı, Eski Roma,Emanuele II, Venedik Meydanı,Aşk Çeşmesi ve İspanyol Merdivenleri...
Bu yerler birbirine çok yakınlar, elimdeki haritaya da uyarak Emanuele II anıtına yol alırken Basılıca S.Maria deglı Angeli e deı Martiri önünde fotoğraf çekiliyoruz.Biraz ilerledikten sonra dağılıyoruz. Biz 3 kişi gezilecek alana  yol alırken uzakta 4 atın üstünde olan tanrıça Victoria heykeli gözüküyor. Ve biraz daha ilerledikten sonra mermerden yapılmış bembeyaz Emanuele II anıtı karşımıza çıkıyor. Görkemli bir yapı.

Son Durak 'ROMA' (1.Gün)

İtalya yolculuğumuzdaki son rotamıza vardık ve ROMA'dayız...

Roma'ya çok geç varıyoruz, sanırım saat 01:00 civarı. Roma tren istasyonu büyük ve dikkatimi geyikleriyle birlikte noel baba ve üzerinde kağıtlara yazılmış dileklerin asılı olduğu çam ağacı çekiyor.
 Asıl dikkatimizi çeken bu kadar çeşit insanı burda görmek, her ırktan insanlarla dolu Roma. Gece varmamızında tedirgin edici yanı var, tren istasyonundaki insanların bakışları... Bunlara rağmen tren istasyonunda hostel aramak için turluyoruz.Kaç saat dolanıyoruz bilmem ama sanırım saat 03.00 civarı artık bir hotele yerleşmeye karar veriyoruz. Gecelik 20 Euro veriyoruz. Sabah kahvaltıya da kalkamıyoruz o yorgunlukla :) Uyandığımızda başka bir yer bulmak için yola çıkıyoruz ve gene aynı fiyata başka bir hotel buluyoruz. Çantalarımızı bıraktıktan sonra metroyla Vatikan'a doğru yol alıyoruz.
 Vatikan'daki dikilitaşın bulunduğu alandaki tüm heykellere fotoğraf çekiyorum. Hatta bazı heykelere konan kuşlarla fotoğraflar daha ilginç oluyor.

Pizza yemeye geldik 'PİSA' ya...

Yaklaşık bir saat sonra 'PİSA'dayız. Pisa küçük bir yer ve kolaylıkla gezebilirsiniz. Herhangi bir vasıtaya binmeden soluğu direk Pisa Kulesi'nde alabilirsiniz. Pisa tren istasyonuna varır varmaz ilk işimiz Roma için tren bileti almak oluyor.Derken çantalarımızı emanetçiye bırakıp, tren istasyonundaki büfelerden Pisa haritası alıp, Pisa Kulesi'ni bulmak için yola çıkıyoruz.
Pisa Kulesine varmadan geçtiğimiz nehrin üzerinde bol bol fotoğraf çekiyoruz. Bir süre ilerledikten sonra eğik kule gözükmeye başlıyor.
Kuleye yaklaştıkça pizza dükkanları artıyor. Ve nihayet Pisa Kulesi karşımıza çıkıyor.

David'in peşinde 'FLORANSA(FIRENZE)'

Nerde kalmıştık... Uzun zaman oldu yazmayalı ve geçen zaman zarfında gezilere devam ettik. Ama burda kaldığım yerden başlıyorum...

Nerdeyiz, Floransa'ya doğru yol almaktayız...Venedik'i özledim!
Floransa trenin penceresinden dışarıya bakarken, uzun  zamandır memleketten ayrı kalmanın özleminden midir, bana Karadeniz'i hatırlattı. Bir süre manzaraya dalıp gittik. Daha sonra Gülşen'in çantasındaki yiyecekleri masanın üstünen çıkartmasıyla, öndekilerinde ilgisi bize kaydı. Derken pembe montlu ufak bir kız bize daha çok bakar oldu. Bende Gülşen'in mandalinalarından bir tane alıp kendisine uzattım. Alıp gitti. Daha sonra tekrar yanımıza gelip, birşeyler söyledi ama malesef dilini anlamadığımızdan bir süre ufaklığa baktık. Derken önümüzdekilerden biri ingilizce ne istediği söyledi. Meğer tekrar mandalina istemeye gelmiş :) Derken ufaklığın güzel annesi yanımıza geldi. İtalyan olarak düşündüğümüz pembe montlu kız (adı Sofia)  Meksikalıymış. Sanırım Floransa'ya dair hatırlayacam güzel şeylerden ilki Sofia :) Sofia ve annesini tanımaktan çok mutlu oluyoruz.
Onlar yanımızdan ayrıldıktan sonra iskambil kağıtlarını çıkartıp, dost kazığı oynuyoruz ve yolculuğumuz bu şekilde devam ediyor.Derken tren Firenze Rifredi duruyor ve şehir merkezine geçmek için başka bir trene biniyoruz. Nihayetinde Floransa'ya varıyoruz.

28 Ocak 2011 Cuma

Sular içinde bir şehir ' VENEDİK'

30 Kasım 2010 Venedik suları görünmeye başladı. Saat 10:30 civarı Venedik tren istasyonuna varıyoruz. Tren istasyonundan dışarı adım attığımız anda karşımıza çıkan manzara bizi etkiliyor. İşte VENEDİK'teyiz.
Bir gün gitmemin hayal olduğunu düşündüğüm şehirdeyim. Venedik sular arasında harika bir şehir. İnsan burda sanat yapmaz da ne yapar! Kanallar, köprüler ve  Venedik'in dar sokaklarında kayboluyoruz...
Hostel aramaya başlıyoruz ve her yeri çekmeye çalışıyoruz. Bazen vakit kaybetmeyelim tekrar bu yerlere geliriz desekte bu imkansız, çünkü Venedik'te birbirine benzer o kadar kanal ve köprü var ki aynı yerden tekrar geçmek imkansız. Ordan oraya giderken tekrar geri gidip aynı yolu bulmak zor. Aynı rotada gittiğimizi düşündüğümüz an başka bir kıyıya varıyorduk. İnsan bu şehirde kesinlikle yön duygusunu kaybeder :) Kayboluyoruz da!!!
Venedik pahalı bir şehir, kalacak uygun bir yer bulamıyoruz. Deniz otobüsleriyle o kıyıdan bu kıyıya gidiyoruz. Kaç Venedik sokaklarında kaybolarak otel ya da hostel aradık bilmiyorum ama nihayet 3. yıldızlı bir otel buluyoruz 'Pensione LA CALCINA-Ruskin's House' . Çok yüksek bir fiyat söylense de pazarlıkla 2 gece için kişi başı 50 Euro ödüyoruz. Kaldığımız otel gerçekten de çok hoş hemde bulunduğu yer çok iyi :) Odalarımıza yerleşip, biraz dinlendikten sonra tekrar Venedik sokaklarına geri dönüyoruz.

Venedik maskeler şehri... opera şehri!!!
Maske dükkanlarına giriyoruz. O kadar güzel maskeler var ki, hemen hemen her yer maskelerle dolu!

İtalya'da ilk durak 'MİLANO'

Katowice'teki rotarlı kalkışımızdan sonra saat 9:00' da Milan-Bergamo havaalanına vardık. Havalanından şehir merkezine gitmek için 1 saatlik otobüs yolculuğu yapıyoruz. Otobüs fiyatı kişi başı yaklaşık 8 Euro. Tren istasyonun önünde otobüsten iniyoruz. Artık duyduğumuz yeni dil İtalyanca :) Si Si siii :)
Otobüsten inince Türkçe konuşan bir seyyar satıcıyla karşılaşıyoruz ve saat satmaya çalışıyor, derken Romanya' dan gelen dilenciler toplanıyor.Neyse fazla uzatmadan uzaklaşmaya çalışıyoruz. Çok tekin bir ortam değil malum, dikkatli olmak şart. İnternet üzerinden baktığım tren istasyonuna 5 dklık bir yerde bulunan üç yıldızlı Hotel Best' i buluyoruz.
Altı kişilik bir oda ayarlıyorlar ve kahvaltı dahil kişi başı 15 Euro' ya kalıyoruz. Birkaç saat dinlendikten sonra artık Milano sokaklarında turlamaya başlıyoruz. Öncelikle tren istasyonuna gidiyoruz. Tren istasyonu tarihi bir yapı içinde ve yapının 3 katında yer alıyor .Binanın içinde boy boy moda markaların renklamları ayrıca bir çok alışveriş mağazaları yer alıyor. la Feltrinelli denen bir kitapçıya giriyoruz. Sanatla, tasarımla ilgili çok kitap var. Hepsinin benim olmasını isterdim. Fiyatları da gayet uygundu ama daha gezecek 4 İtalyan şehri vardı ve bagaj+para sorunu derken, küçük boyutlu bir Da Vinci kitabı aldım. Olur ya tekrar yolum Milano'ya düşer, bavul kitaplarla Türkiye'ye dönmek isterim :)
Tren istasyonundan çıkıyoruz, hotelden aldığımız Milano haritasına göre Duomo'yu aramaya başlıyoruz. Yürüdüğümüz süre zarfında Milano' daki vitrinlerdaki tasarımlar, sokaklar, binalar dikkatimizi çekiyor.

24 Aralık 2010 Cuma

İtalya' ya doğru yol alırken ilk durak 'KATOWİCE'

Erasmus programı demek birçok öğrenci için Avrupa kapılarının açılıp, shengen vizenizle Avrupa' daki birçok şehire ucuza gidebilmek  demektir :) Durum böyle olunca bizde bir grup arkadaşlarla bir gezi düşündük. İlk planımız İtalya (Milano, Venedik, Floransa,Pisa, Roma) > İspanya (Barcelona)>Fransa (Paris), 3 ülke 7şehir :) Ama ne kadar yorucu olacağını düşününce ilk olarak bir hafta İtalya gezisi yapmaya karar verdik. Avrupa' nın birçok yerine çok uyguna uçuşlar bulmak mümkün. Genelde gezi için baktığımız iki uçak firması var; Wizzair ve Ryanair.
Wizzair'den 29 Kasım 2010 tarihine 7 uçak bileti aldık :) Geri dönüş içinde 7 uçak bileti alınca, bilgisayar başında kendimi seyahat acentelerindeki görevliler gibi hissettim :) Uçak biletlerini ne kadara aldık, kişi başı gidiş dönüş 85 TL . Çok çok daha erken alındığında çok uygun uçuşlar bulmak kolay. İtalya için Katowice havalanından  Milan-Bergamo havalanına, dönüş içinde Roma-Fuimuci havalanından Poznan havalanına inmek. İtalya için belirlediğimiz zaman dilimi 29 Kasım sabahı Milano'da olmak ve 5 Aralık akşamı Roma' dan Polonya' ya dönmekti. Rotamız ilk olarak Milano(1gün)> Venedik (2gün) > Floransa (1 buçuk gün)> Pisa (yarım gün)>Roma (2gün).
Uçuş saatimiz sabahın 6:00 olduğundan bir gün önceden Katowice gidip geceyi havalanında geçirmeyi planladık. Hatta 28 Kasım' da bu bahaneyle Katowice  de turlarız dedik. Ta ki gitme vakti yaklaştı bir sabah uyanıp dışarıdan baktığımızda ne görelim 'KAR' :) Çok fazla etkilemeyeceğini düşüp Katowice için tren biletlerimizi erken aldık. 28 Aralık sabahı 7 Türk 1 Kazak yola çıktık. Rzeszow'dan trene bindik ve 4 saat sonra Katowice vardık.
 Tren istasyonun dışarı çıktık ki burası Rzeszow' dan daha soğuk ve giydiklerimiz bu soğuğa yeterli değilmiş.
Related Posts with Thumbnails