14 Mayıs 2010
Dün Akşamdan Kalanlar; Tanju Aşanel
12 Mayıs 2010
I Love You Hecha...
10 Mayıs 2010
Annem...
Bir gün gecikmeli oldu ama olsun. Bloğumun kayıtlarına da girsin istedim. Dün anneler günüydü.Çok yakın oturmamıza rağmen sadece bir telefonla kutladım annemin anneler gününü.
Tembellik günümüzdü dün çıkmadık evden bedeni dinlendirdik. Abim güzel bir gezi organize etmiş onlara çok eğlenmişler. Bana saçma geliyor aslında anneler günü babalar günü filan. Tv de duygusal reklamlar çiçekçiler de artan fiyatlar.Bir güne sığmaz ki. Ben her gün seslerini duymazsam rahat edemiyorum. İşim yoğunsa benim aklımdan çıkarsa onlar arar dayanamazlar zaten.
Ben şanslı bir çocuğum annem ve babamla her şeyi mi paylaşırım. İyiyi kötüyü tutamam içimde zaten birileriyle paylaştıkça sevincim artar sıkıntım azalır ki hele ailemle paylaşmanın etkisi daha fazla. Çok eğleniriz, gezeriz, kapris yaparız birbirimize, tartışırız, özleriz, ağlarız. Sevinci hüznü paylaşırız.
Bir omzumda annemin bir omzumda babamın ikisinin arasında da abimin avuçlarının sıcağlığını hep hissederim. Bana huzur ve güven verirler hep. Sizi çoook seviyorum..
Anneciğim seni çoooook seviyorum. Anneler günün kutlu olsun.
Anne için yapılmış en güzel şarkı bence.Senin için Anneciğim.
23 Nisan 2010
15 Nisan 2010
Histanbul...
"Memet Ali Alabora’nın oynadığı, zemin etüdleri yapan mühendis Ali Bora’nın bir sokak arasında karşılaştığı kadının İstanbul mu, yoksa bir tahayyül mü olduğunu anlaması için yedi tepeyi dolaşması gerekiyor. Sibel Tüzün’ün İstanbul için yazılmış şarkıları yeniden yorumladığı ve İstanbul’u oynadığı Histanbul, bizi yok olmayı bekleyen bir şehrin müzikal yolculuğuna çıkarıyor. 2008 yılının en çok konuşulan oyunlarından olan bu gösteride şarkılar, şiirler hep İstanbul için söylenmiş ama, acaba hangi İstanbul için? Bizim Histanbul yeni tepeleri ve yeni hikayeleri ile, toprakları çiğnene çiğnene iğdiş edilmiş bir kentin karmaşasında depremin tedirginliğiyle ilerliyor."
14 Nisan 2010
Zil Çaldı Hani Kantine...
İlk önce alt kata ki dükkan kısmına girip bir baktık. Buradan istediklerinizi paket ettirip eve götürebiliyorsunuz yada evden sipariş edebiliyorsunuz. Sonrada yemek katına çıktık. Menü duvarda ki büyük kara tahta da yazılıydı. Ne olduklarını anlamak biraz zordu. Garsonun çıtırları tavsiye etmesi üzerine işte bu dedik. Çünkü içeri girince ikimizin de yan masa da ki bu pizzalara takılmıştı gözümüz. İncecik kıtır hamurlu pizzalardı bunlar. Ortaya da bir tane falafel söyledik. Hepsi çok lezzetliydi gerçekten. Falafel in yanında gelen marine edilmiş çiğ kabak salatası da muhteşemdi. Gecenin favorisiydi benim için. Yolunuz Nişantaşı'n da Akkavak sokağına düşerse tavsiye ederim deneyiniz.
12 Nisan 2010
Yemek Takımı Sorunu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)