Aperatif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aperatif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

05 Haziran, 2019

CAPONATA



Caponata, İtalyan mutfağının en güzel lezzetlerinden biri, içinde patlıcan ve domates olan hangi lezzet güzel değil gerçi...
İtalya'da da pek çok bölgede yapılan ama daha çok Sicilya'ya ait olan ve yapıldığı bölgeye göre malzeme farklılıkları  gösteren bu tarifde  vazgeçilmez malzemeler patlıcan, domates, kereviz sapı, soğan, sarmısak, sirke, kapari ve bol zeytinyağı. Siyah veya yeşil zeytin, çam fıstığı, badem, kuru üzüm, patates de eklenebilen malzemeler, hatta ahtapot, ton balığı ve karidesle yapılan çeşitleri de var. Kakao veya çikolata ile de zenginleştirilebilen bu tarif Sicilya tarafında deniz ürünleri ile yapılırken kuzeyde Toscana tarafında zeytin çeşitleri ekleniyor.
Aslında bir ada yemeği olarak eldeki malzemelerle yapıldığı düşünüldüğünde, çok farklı birleşimler çıksa da, bence bu tarifin asıl lezzeti kızartılmış patlıcanın yanısıra, hem tatlı, hem de ekşi yani Agrodolce bir sosun varlığı. Tatlılığı kuru üzüm ve şeker veya bal ve sebzelerin(kırmızı biber, soğan) içindeki şeker verirken, ekşiliği ise sirke, zeytin ve kapariden geliyor.  Ben kereviz sapını tarifin orjinalinde bulunması sebebiyle kullanıyorum ama kereviz sapı olmadan da yaptığım oldu, ayrıca yazımın başında da belirttiğim gibi yemek biraz çıktığı bölgenin malzemelerine göre farklılık gösteriyor, bu nedenle biz de kendi malzemelerimize göre geliştirmeler yapabiliriz, bu şekilde yeni tarifler oluşturmaya da imkan doğmuş olur. 
Ben İtalya tatillerimin birinde yemiştim bu lezzeti ve menüden içindeki malzemelere bakmıştım hemen, eve dönüşte de araştırdığım tarifleri kendimce düzenleyerek deneyip tam not vermiştim. Yazdığım tarif Sicilya usulüne daha yakın ama zenginleştirilmiş halinden de malzemeler kullanarak bir lezzet yakalamaya çalıştım. Gittiğim restoranda aperatifler arasında yer alsa da bence yanında buratta veya mozarella ile tek başına nefis bir öğün olur. Ben genelde burrata ile eşleştiriyorum bu tarifi, hatta yurtdışında yanına istediğimiz burrata füme idi tadı hala damağımda diyebilirim tabi bir diğer eşlikçisi de bir dilim ekşi mayalı ekmek. Caponata meze olmaya, ana yemek eşlikçisi olmaya çok uygun olduğu gibi ayrıca son yaptığımda makarna sosu olarak yedik, bu bilgileri size de fikir vermesi için yazıyorum:) 
Sicilya bölgesinde konserve olarak da yapıldığını ve satıldığını da daha sonradan öğrendim ve ben de bu yıl konservesini de yapacağım, çünkü kış boyunca aklıma geldikçe olsa da yesek dedim, malum patlıcan yaz sebzesi. Tarif malzemeler ayrı ayrı pişirildiği için biraz aşamalı ama kesinlikle zor değil ve iyi bir ön hazırlıkla çok da hızlıca yapabilirsiniz.

Malzemeler:

- 6 adet patlıcan
- 1 adet kapya biber
- 2 dal kereviz
- 2 adet kırmızı soğan
- 3 diş sarmısak
- 4 adet büyük domates
- 2 yemek kaşığı çam fıstığı
- 1 çay bardağı çekirdeksiz yeşil zeytin
- 1/2 çay bardağı kapari
- 1/2 çay bardağı kuru üzüm
- 1 çay kaşığı kuru kekik
- Tuz, karabiber
- 1 su bardağı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı toz şeker veya bal
- 2 yemek kaşığı üzüm sirkesi
- Servis için maydanoz veya taze fesleğen
- Benim servis önerim olarak burrata veya mozzarella peyniri

Yapılışı:

Ben tarifimi tek bir döküm yayvan tencere içinde pişirdim, kendi yaptığım şekilde tavsiye ederim. Öncelikle yağsız olarak çam fıstıklarını tencerede hafifçe kavurup, bir kaseye alıyoruz. Önceden alacalı soyup, iri küpler halinde doğradığımız ve  tuzlu suda beklettiğimiz patlıcanları iyice yıkayıp kurutuyoruz. Tenceremize yağımızın yarısını koyup ısıttıktan sonra patlıcanlarımızı 2-3 parçada kızartıyoruz ve fazla yağını almak için kağıt havlu üzerine alıyoruz. Kalan yağ az ise biraz daha ekleyip, önce doğranmış kereviz saplarımızı soteleyip, tenceremizden alıyoruz. Ardından irice doğradığımız kırmızı soğanlarımızı soteleyip sonra, ince kıydığımız sarmısaklarımızı ve sonra doğradığımız  kırmızı biberleri ekleyip pişiriyoruz. Kavrulmuş olan malzemelere kabuklarını soyup, ufak doğradığımız domatesleri ekliyoruz. Biraz bu şekilde piştikten sonra, tuz, şeker, karabiber, kekik ve sirkemizi ilave ediyoruz. Sosumuz fazla suyunu çekip yoğunlaşınca tenceremize, kereviz ve patlıcanlarımızı ekliyoruz. 3-4 dakika pişirdikten sonra yeşil zeytin ve yıkayıp, iyice süzdürdüğümüz kaparilerimizi ilave ediyoruz.  Son olarak yıkayıp süzdürdüğümüz kuru üzümleri de ekleyip 4-5 dakika daha pişiriyoruz ve ocağı kapatıyoruz. Soğuduktan sonra bir tabağa alıp üzerine çam fıstıklarını ve doğranmış maydanoz veya fesleğen serpiştirip servis yapıyoruz. Caponata bir gün sonra daha lezzetli oluyor, en azından bir kaç saat dinlendirmek tadının artmasını sağlamak için gerekli. Havalar ısınıp patlıcanlar çıktığı için, bizim mutfakta bolca pişirmeyi planlıyorum. Afiyet olsun....




Devamını Oku...

22 Şubat, 2019

PEYNİRLİ PUFLAR - GOUGERES


Peynirli puf, temel olarak tuzlu olarak hazırlanan pate a choux (pataşu) hamuruna peynir eklenerek hazırlanan bir tarif. Kayıtlara Fransız mutfağına ait olarak geçmiş olan profiterolün peynirlisi olarak basitleştirebiliriz. Profiterol yazımda bu konuyu detaylıca yazacağım. Gougeres telafuzu biraz zor ama lezzeti müthiş bir tarif. Eğer pataşu yapmış iseniz oldukça kolay yapabilirsiniz, yapmamışsanız da bu tarif sizi mutfağa girmeye teşvik edecek:)


Peynirli puflarında iç kısmının aynen profiterolde olduğu  ve fotoğrafta görüldüğü gibi boş olması, dışında da çıtır bir kabuk oluşması gerekiyor. Bu şekilde iç kısmını istediğimiz dolgu malzemesi ile doldurup, farklı lezzetler elde etmek mümkün. Ben kekikli ve pul biberli hazırladığım pufların içini doldurmak yerine, yanına baharatlı krem peynir-süzme yoğurt hazırladım. Tarif dikkatli uygulanırsa kolay ve kahvaltıya veya atıştırmalık sofralarına yakışacak bir lezzet. Peynirli pufları ayrıca istediğiniz boyutta hazırlamanız mümkün, benim vereceğim ölçü ile normal kurabiye boyutunda 35 adet çıktı ama biraz daha ufak hazırlayıp 50 adet puf da yapabilirsiniz. 



Malzemeler:

- 125 ml su
- 125 ml süt
- 100 gr tereyağ
- 150 gr un
- 4 yumurta
- 200 gr eski kaşar peyniri rendesi
- 2-3 dal taze kekik (veya 1 çay kaşığı kuru kekik
- Az tuz ve az şeker
- Üzeri için bir yumurta sarısı ve eski kaşar peyniri rendesi
- 1 tatlı kaşığı kavrulmuş susam

Sos için:

- 2-3 yemek kaşığı süzme yoğurt
- 2 yemek kaşığı krem peynir
- 1 diş sarmısak
- Pul biber ve tuz


Yapılışı:

Pate a choux hamuru bildiğiniz gibi iki aşamalı bir pişirmeyle hazırlanır. Hamuru önce yumurta hariç malzelerle ocakta pişer, daha sonra da yumurtalar eklenince fırında pişer. Bu nedenle hafif derin bir tencereye süt, su ve tereyağını az tuz ve şekeri koyup ateşe alıyoruz. Tereyağ eriyince ve karışım kaynamaya yaklaşınca unu ekleyip, tenceremizi ateşten çekiyoruz ve hızla karıştırarak, bir hamur oluşmasını sağlıyoruz. Sonra 1-2 dakikalığına yine ateşe alıp, un kokusunun çıkması için karıştırmaya devam ederek pişiriyoruz. Sonar ocaktan alıyoruz. bu aşamada hamur tek parça halinde oldukça yoğun bir halde olacak. Hamurun soğumasını bekledikten sonra mikser yardımıyla çırparak teke tek yumurtalarımızı ekliyoruz. Eklediğimiz her yumurta tamamen karışmadan ikinci yumurtayı eklemiyoruz. Bir de bu süreçte her yumurta ekleyişte hamurun kıvamını kontrol etmek, eğer yumurtalarınız normalden büyük ise 3 tane eklemek yeterli olabilir. Hamurun kıvamı ne çok cıvık ne de katı olmalı, karıştıma ucundan akan kısım bittiği yerde minik bir tepecik bırakıyorsa tamamdır. Bu aşamada içine kekik ve eski kaşar peyniri rendesini ilave edip artık bir spatula ile karıştırıyoruz. Hamuru artık sıkma torbasına alabiliriz. Sıkma torbanız yoksa kalın bir buzdolabı posetini kullanabilirsiniz. (hamuru içine koyduktan sonra, sıkma torbası gibi bir köşesinde toparlayıp, o kısmın ucundan ufak bir kesik açarak sıkabilirisiniz) Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklı olarak istediğimiz boyutta sıktığımız hamurlarımızın üzerinde oluşan minik tepecikleri yumurta sarısı sürerek veya ıslak parmak ucumuz ile düzeltiyoruz, daha sonra peynir rendesi ve susamları da serpiştirip, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 30 dakika kadar pişirin ve piştikten sonra hemen çıkarmıyoruz, 10-15 dakika geçmesini bekliyoruz.

Bu arada sos için verilen tüm malzemeyi karıştıryoruz. İçine dilerseniz dereotu, maydanoz ve fesleğen de ekleyebilirsiniz. Peynirli puflarımızı fırından alıp hazırladığımız sos ile servis ediyoruz. Afiyet olsun.


Devamını Oku...

24 Nisan, 2015

KIRMIZI BİBERLİ HUMUS / HUMMUS WITH RED PEPPER


Blogun 8. yaş günü kutlama partisinde yapmış olduğum yeni lezzetlerden bir diğeri karşınızda. Tarif ünlü şef Tom Aikens'a ait. Beni takip edenlerin hatırlayacağı üzere geçtiğimiz aylarda Tom Aikens'ın elinden lezzetler denediğimiz çok keyifli bir etkinliğe davet edilmiştim. Bu lezzetlerden biri kırmızı biberli humus idi. Bizim mutfağımızda yapılan klasik tariften ayrıldığı noktalar vardı. Bunlardan en önemlisi, bu humusta tahin kullanılmamasıydı. İkinci fark ise toz kimyon yerine hafifçe sotelenmiş kimyon tohumunu tercih etmesiydi ve içine kırmızı biber eklenmesiydi.Tahinsiz nasıl humus olur sorusunun en güzel cevabı olarak çok lezzetli bir sonuç çıktı, kimyon tohumunun da tadı pekiştirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Farklı bir humus uygulaması olan bu tarifi çok beğenince evde klasik humus yerine uygular oldum ve blog buluşması menüsüne de arkadaşlarıma da denetmek amacıyla hazırladım. Beraberinde incecik peynirli krakerle çok uyumlu bir ikili oluşturan tarifmiz şöyle;

Malzemeler:

- 1 su bardağı haşlanmış nohut
- 2 adet haşlanmış ve suyu alınmış kırmızı biber
- 1 çay kaşığı tuz
-  1/2 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber
- 4 diş ince doğranmış sarımsak
- 1 çay kaşığı pudra şekeri
- 1/2 çay kaşığı tatlı toz kırmızı biber
- 1/2 çay kaşığı kimyon tohumu (tavada hafifçe sotelenmiş)
- 1 adet limonun suyu
- 1 adet çekirdekleri çıkarılmış ve ince doğranmış acı kırmızı biber
- 1/2 çay bardağı zeytinyağı
- Servis için peynirli kraker


Yapılışı:
Zeytinyağı ve kraker hariç tüm malzemeleri blender yardımıyla karıştırıyoruz. Tamamen homojen ve pütürsüz bir hale gelmesi için zeytinyağı ekleyerek istediğimiz kıvamı veriyoruz. Kıvam ayarlamak kısmında humusumuzun tadını kontrol ederek, limon suyu ilavesi de yapabiliriz. Humusumuzu peynirli kraker ile birlikte servis yapabiliriz. Afiyet olsun....


Devamını Oku...

16 Nisan, 2015

SEBZE TERİN / VEGETABLE TERRINE


Sebze terin blogun doğum günü partisinin yeni lezzetlerinden biriydi, yiyenlerden tam not aldı. Izgara sebze, fesleğen pestoso, mozarella peyniri, zeytin ezmesi ve lezzetli bir sosun buluşmasından çıkan sonucu değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum. Tarife geçmeden önce terin hakkında biraz bilgi vereceğim.

Terin veya orjinal adıyla terrine, fransız mutfağına ait bir hazırlama yönteminin genel adı. Doğranarak hazırlanan sebze, et, balık gibi farklı malzemelerin bir araya getirilerek bir kalıpta soğuk veya oda sıcaklığında sunulmuş hali, Terin birlikte veya ayrı pişirilerek hazırlandıktan sonra, en az 12 saat buzdolabında dinlendirilerek servise çıkan yiyecekler. Benim yaptığım gibi sadece sebzeler ile hazırlanabileceği gibi, içine balık, et eklenerek de hazırlanabilir, mesela bir dahaki terin için, ton balıklı bir tarif var aklımda.  Terin ile ismi birlikte geçen pate ise daha çok belirtiğim malzemelerin ezilerek bir araya getirildiği ve/veya dış kısmının hamur ile kaplanmasıyla hazırlanan tarifler eğer dışında hamur var ise pateler sıcak olarak da servis ediliyor. Yani malzeme konusunda çok sınırı olmayan farklı alternatiflerle hazırlanabilecek, yaratıcılığınızı lezzete dönüştürebileceğiniz keyifli yiyecekler. Ansiklopedik bilgimizden sonra gelelim tarife:)

Malzemeler:

- 4 adet patlıcan
- 4 adet kabak
- 4 adet kırmızı biber
- 4 adet yeşil biber
- 2 adet turuncu/sarı biber
- 3 adet domates
- 2 top mozarella peyniri
- 1 yemek kaşığı ev yapımı fesleğen pestosu (tarife buradan ulaşabilirsiniz)
- 1 yemek kaşığı zeytin ezmesi-nar ekşisi karışımı
- 1/2 su bardağı zeytinyağı
Sosu için :
- 1 yemek kaşığı sirke
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 çay kaşığı toz şeker

Süslemek için:
- 2-3 dal biberiye
- 1 adet havuç
- 1-2 dal ince kıyılmış maydanoz

Terin için öncelikle sebzeleri hazırlıyoruz. Patlıcanları alacalı soyuyoruz, kabakları da soyup, ikisini de uzun şeritler çok kalın veya çok ince olmayacak şekilde dilimliyoruz. Biberlerimizi de şekillerinin izin verdiği ölçüde uzun şeritlerle dilimliyoruz. Sebzelerimizi fırça yardımı ile zeytinyağladıktan sonra önceden ısıtılmış  200 derece fırında pişiriyoruz. Sebzelerin pişme süreleri farklı olacaktır, bu nedenle gruplandırarak fırınlamanızı tavsiye ederim. Patlıcanlar, kabaklar ve biberler fırınlanırken, domateslerimizin kabuklarını soyup, halkalar halinde doğruyoruz ve onları da tavada hafifçe pişecek kadar tutuyoruz. Fazla kalırsa halka şeklini kaybedip dağılıyor domatesler. Bu arada mozarella peynirimizi de halka halka doğrayıp hazırlıyoruz.
Tüm malzemelerimiz hazır artık kalıpta bir araya getirebiliriz. Ben dikdörtgen bir kalıp seçtim, yuvarlak, kare kalıplar veya porsiyonluk olarak minik kalıplarda hazırlayabilirsiniz. Kalıbın tabanına streç film yerleştirdikten sonra, bir kat patlıcan, bir kat kabak, bir kat renkli biberlerden olacak şekilde sıralıyoruz. 2. katları yaptıktan sonra, domates dilimlerini yerleştiriyoruz (domatesler pişince çok küçükdükleri için ancak 1 kat olacaktır) sonra fesleğen pestosunu sürüyoruz ve mozarella peynirimizi diziyoruz. Peynirlerin üzerine de az miktarda nar ekşisi ile lezzetlendirdiğimiz zeytin ezmesini sürüyoruz ve ilk başta yaptığımız gibi sebzelerimizi sıralayarak kalıbımızı dolduruyoruz. Son olarak üzerine, sirke, şeker ve yağ karışımı döküp, üstünü de streç film ile kapattıktan sonra, buzdolabında dinlendiriyoruz. Ben ertesi gün servis ettim, 24 saat kadar kaldı, ama 12 saatten sonra da yenilecek kıvama gelecektir. Servis içinde çiçek şeklinde kestiğim havuçu, maydanoz yapraklarını ve biberiye dallarını kullandım. Süslemek için frenk soğanı dallar, dereotu, zeytin kullanılabilir. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

05 Kasım, 2013

BATIRIK KÖFTESİ


Batırık içinde tahin ve fıstık bulunan bir tür kısır. Bulgur köftesi de denebilir. Benim bugün tarifini paylaşıyor olduğum köftesinin yanısıra, asma yaprağı ile servis yapılan yoğun çorba kıvamında hazırlanan bir çeşiti de mevcut. Blogda ilk kez çay daveti soframda yeralmıştı. Gerçi sonraki zamanlarda da sıkça yapıldı. Aşağıdaki fotoğrafta, kızlar buluşmalarımızdan birinde, Pınar'ın "Yöresel Lezzetler" konseptli buluşmasında, İç Anadolu Bölgesi Mutfağı'nı temsilen menüde yeralmıştı. Son olarak da Yağmur'un doğum günü menüsündeydi. Bu tarif İç Anadolu Bölgesi'nde Konya ve Tokat'ın yanısıra, Akdeniz Bölgesi'nde Mersin'de bilinen bir lezzet. Bulgurla yapılan çay saati tariflerine alternatif olacak tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

- 2 su bardağı ince bulgur
- 1 çay bardağı tahin
- 1 çay bardağı kavrulmuş ve iri çekilmiş yer fıstığı
- 4 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 yemek kaşığı biber salçası
- 2 adet orta boy soğan
- 2 adet yeşil biber
- 1 adet kırmızı biber
- 3-4 dal yeşil soğan
- 7-8 dal maydanoz
- 4-5 dal taze nane
- 2 adet salatalık
- 2 adet limon
- 2 yemek kaşığı nar ekşisi
-Tuz, karabiber, pul biber
-Servis için kornişon turşu, marul yaprağı, çeri domates

Yapılışı:

Derin ve yayvan bir kaba bulgurumuzu alıp, üzerini geçecek kadar kaynamış su ekleyip, bulgur yumuşayana kadar üstü kapalı olarak bekletiyoruz. Doğranmış soğanımızı, zeytinyağımda soteledikten sonra, yeşil ve kırmızı biberlerimizi doğrayıp ilave ediyoruz. Daha sonra sırasıyla, salçalarımızı, fıstığımızı ve tahinimizi ekliyoruz. Hepsi birlikte 2-3 dakika piştikten sonra ocaktan alıyoruz. (Bu süreçte ocak çok açık olmamalı, tahinin çok katılaşasını önlemek amacıyla.) Yumuşamış olan bulgurumuzun üzerine hazırladığımız karışımı biraz ılıdıktan sonra ekleyip, köftemizi yoğurmaya başlıyoruz. Tahinli harç ve bulgur iyice karışınca, ince kıyılmış olan soğan, maydanoz ve nanemizi ekliyoruz. Çok ufak küpler halinde doğradığımız salatalığımızı da ekledikten sonra, yoğurmaya devam ediyoruz. Son olarak, limon suyunu, nar ekşisini, tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip, iyice karışmasını sağlıyoruz. (Bulgur köftemiz tahinli olduğu için normalde alacağından daha fazla limon alabiliyor, limon suyu, nar ekşisi eklemelerini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz, tabi ki tuz ve baharatları da.) Hazırlamış olduğumuz köftemizi şekillendirdikten (klasik sıkma şekli yerine yuvarlak da yapabilirsiniz) sonra, marul yaprağı, kornişon turşu ve çeri domates ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

Not: Aynı tarifi hazırlayıp, köfte şeklinde sunmak yerine, yoğun çorba kıvamında olacak şekilde su ilavesi ile, asma yapraklarıyla birlikte servis yapabilirsiniz.


Devamını Oku...

08 Ekim, 2013

TAHİNLİ VE PEYNİRLİ PATLICAN SALATASI


Yağmur'un parti menüsü tariflerine devam. Bu salata patlıcan közlemeyi gerektirdiği için biraz zahmetli olsa da, lezzeti için değer. Orta Doğu, özellikle Lübnan mutfağında, tahin, patlıcan ve yoğurtla hazırlanan mezenin adı babagannush. Biz de ise abagannuş ismiyle yapılan patlıcan mezesinde tahin yok, tarifi daha çok klasik bir patlıcan salatasıninkine yakın, benim tarifim babagannush tarifine benziyor, farklı olarak yoğurt yerine beyaz peynir mevcut. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 4 adet patlıcan
- 2-3 diş sarmısak
- 1/2 çay bardağı tahin
- 100 gr ezine peyniri
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- 1 limonun suyu
- Tuz, kimyon
- Süslemek için maydanoz

Yapılışı:

Patlıcanları közleyip, kabuklarını soyup, çatal yardımıyla iyice eziyoruz, peynirimizi ve sarmısaklarımızı da eziyoruz, tahini de ekleyerek tüm malzemelerimizi derin bir kasede iyice karıştırıyoruz. Limon, tuz ve kimyonu damak tadımıza göre ayarlayarak ilave ediyoruz. Benim yaptığım gibi ufak servis kaplarında porsiyonluk servis hazırlayabilir, maydanoz ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...

Not: Çalışanlar pratik olması için hazır közlenmiş patlıcan da kullanılabilir.

Devamını Oku...

08 Mayıs, 2012

HAVUÇ RULO


Havuçlu Rulo
Havuç rulo, bloga verdiğim arayı kapatan tarif olacak. Sırada batırık köftesi vardı, hatta biraz hazırlık da yapmıştım ama bu tarife istekler  olunca öne geçmiş oldu. Havuç rulo, pandispanya bazlı bir hamura havuç eklenerek hazırlanıyor. Malzemesi havuç yerine, kabak veya ıspanak da olabilir, tabi bu seçeneklerde diğer malzemeleri de değiştirmek gerekebilir. Aynı şekilde iç harcını da krem peynir, süzme yoğurt ikilisi yerine tavuklu yoğurtlu bir harç veya beşamel soslu bir harc da hazırlanabilir.

Davet yazısında da bahsetmiştim, tarifin orjinalinin Münevver Abla'dan olduğundan, ben ufak eklemeler yaptım sadece. Hazırlaması biraz zahmetli ama lezzetine değen bir tarif. Tarif şöyle;

Malzemeler:

- 4 adet havuç, rendelenmiş
- 1 soğan (rendelenmiş)
- 1 diş sarmısak
- 1/2 su bardağı domates püresi
- 1 küçük kırmızı biber
- 3 yumurta (ak ve sarı ayrılmış)
- 2 çorba kaşığı un( tepeleme)
- Zeytinyağ

Arasına:

- 150 gr süzme yoğurt
- 200 gr. krem peynir
- 1 tatlı kaşığı mayonez
- 2 diş sarmısak
- 3-4 dal maydanoz
- 1-2 dal taze kekik
- 1 adet kırmızı biber
- 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
-  Tuz, süslemek için 1 havuç ve maydanoz yaprakları
havuçlu rulo-kolaj
Yapılışı:
 
Öncelikle zeytinyağda soğanımızı ve sarmısağımızı soteliyoruz. Daha sonra ufak doğradığımız kırmızı biberi ve havucumuzu ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Biraz kavrulduktan sonra domatesimizi ve unumuzu ekleyip ocaktan alıyoruz. 2-3 dakika ılındıktan sonra yumurta sarılarımızı ekliyoruz.
 
Yumurta aklarımızı ayrı bir kapta, çok az tuz ile kar haline getirene kadar çırpıyoruz. Daha sonra 2-3 seferde, yumurtaları söndürmemeye dikkat ederek, havuçlu karışıma ekliyoruz. Karışımımızı yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine döküp, önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişiriyoruz. (Benim fırın tepsim 30-40 ölçüsünde, bu ölçü ile tam dolmadı, kenarından boşluk kaldı, ruloyu yaparken kenarlarını bıçakla keserek düzleştirdim) Fırından çıkan hamurumuzu, biraz ılınınca, arasına da yağlı kağıt koyup rulo halinde sararak bekletiyoruz. (Bu şekilde benim de yaptığım gibi buzdolabında 1 gün bekletebilirsiniz. Tabi kenarlarını da kapatıp, kurumasını önleyerek)
 
İç harcı için, süzme yoğurdu, krem peyniri, mayonezi, ezilmiş sarmısağı ve tuzu karıştıyoruz. İnce kıyılmış maydanozu ve kekiği de ekleyip havuçlu rulomuzu açıp arasına sürüyoruz. Orta kısmına ise 1 tatlı kaşığı zeytinyağda sotelediğimiz küp küp doğranmış kırmızı biberimizden koyuyoruz ve rulomuzu tekrar sarıyoruz. Rulomuzun üzerini de iç harcımızla kaplayıp, kırmızı biber, maydanoz yaprakları ve çiçek gibi kesilmiş havuç dilimleri ile süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...  

havuçlu rulo-1
Devamını Oku...

03 Nisan, 2012

PEYNİRLİ KABAK RULOLARI

Kabak rulo

Peynir dolgulu ızgara kabak ruloları da çay daveti soframdan. Bu yazıda bahsetmiştim, tarifi Kerem'den etkilenerek hazırladığımdan. Şimdi kim bu Kerem nasıl etkilendin diyeceksiniz, ben de sizlere İtalyanca grubumu hatırlatacağım ve İtalyan trifle hazırlayarak gittiğim Tanju ve Kerem'in yemek davetinden bahsedeceğim. Bu yemekte Kerem ızgara kabak hazırlamıştı. Çok lezzetli bulmuş ve gecikenlere bırakmadan bitirmiştik, ben de yine geçen yıl Mayıs ayında gerçekleşen kendi davetimde kabak rulo yapmaya öyle karar vermiştim. Aklımda patlıcan da vardı ama kabağın tadı damağımızda kalınca iş değişmişti.

Bu tarifi de "Farklı Şeyler" kategorisine ekliyorum, çünkü kesinlikle farklı bir lezzet ve şık bir sunum. Blog gibi bu kategoriyi de bir süredir ihmal etmişim, güzel sunum önerileri ve lezzetli tarifler "farklı şeyler"i de canlandıracak. Ayrıca tam baharlık bir tat (hava bugün güzel İstanbul'da, bahar havası var gerçekten), fırınlandığı için hafif ve sağlıklı.

kabak rulo 2

Tarife geçmeden önce kabakları ince dilimler halinde çok az zeytinyağı sürerek fırınladığımı belirteyim. Kabakları bu şekilde de herhangi bir dolgu malzemesine ihtiyaç duymadan et yemeklerinin yanına hazırlayabilirsiniz. Benim yaptığım gibi peynirli bir dolgu veya yoğurtlu bir dolgu hazırlayabilirsiniz. Başka bir önerim de rendelenmiş veya doğranmış olarak çiğ veya hafif soteleyerek başka bir sebzeyi dolgu için hazırlamak olabilir. Ben yoğurtla yapacak olursam, çok az sarmısakla lezzetlendirdiğim harca, havuç, kırmızı biber ekleyebilirim. Sırf sebzeli yaparsam da yine havuç, mantar ve renkli biberlerden oluşan baharatlı bir sote kullanırım. Bu önerilerin üzerine tarife geçiyorum.

Malzemeler:

- 3 adet kabak
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı (kabakları yağlamak için)
- 75 gr beyaz peynir
- 50 gr tatlı lor peyniri
- yarım limonun kabuk rendesi
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı (iç harç için)
- 1-2 dal ince kıyılmış dereotu
- 1 tatlı kaşığı tane keten tohumu
- Servis süsleme için 3-4 dal dereotu ve 1 adet kırmızı biber

Yapılışı:

Fırınımızı 200 dereceye ısıtıp, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdiğimiz ve her iki tarafını da fırça ile yağladığımız kabakları pişiriyoruz. (Kabakları soymadan veya alacalı soyarak da kullanabilirsiniz.) Kabaklar 15-20 dakikada kolayca pişiyorlar, ihtiyaç duyarsanız kabakları çevirip diğer yüzlerini de pişirebilirsiniz ama ince dilimlediğimiz için (1/2 cm civarında) her iki tarafı da aynı sürede pişecektir.

Kabakları hazırladıktan sonra iç harcını hazırlıyoruz. Bunun için peynirlerimizi, limon kabuğu rendemizi, dereotunu, zeytinyağını ve keten tohumunu karıştırıyoruz. (Ben bu karışımı biraz doğaçlama hazırladım, misafirlerim beğenmişti, ancak farklı bir şey denemeyeyim derseniz, peynir, yağ ve dereotu ile de hazırlayabilirsiniz harcınızı) Hazırladığımız harcımızdan 1'er tatlı kaşığı kadar alıp kabak dilimlerimizin üzerine koyup, rulo şekilde sarıyoruz üzerlerini ve dereotu ile süslüyoruz. (Rulo sardığınızda ucunu birleştirmekte zorlanırsanız, kabakları dikey yerine yatay koyabilirsiniz veya kürdan kullanabilirsiniz.) Kabak rulolarını dilimlenmiş kırmızı biber ile servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

kabak rulo -1
Devamını Oku...

16 Ağustos, 2011

PATLICANLI BİBER RULO

patlıcanlı biber rulo

Baby shower detaylarına geçmeden önce, kolay sayılabilecek ve lezzetli, iftar sofralarına da yakışacak bir tarifi yazayım istedim. Tarif zaten baby shower menümüzden. Menüyü oluştururken çok fazla yeni bir şey denemek istemedim risk almamak için, yakınlarımızın desteği ile oluşan menüyü tamamlayıcı, doyurucu, yumuşak lezzetli bir şey yapalım derken ortaya çıktı. Daha önce biber rulo tarifi yazmıştım burada ve bunun haricinde de yaptığım çeşitleri oldu ama bloga eklenmediklerini bugün farkettim. Önümüzdeki günlerde yaptıkça yeni tarifleri fikir vermesi amacıyla bloga ekleyeceğim. Bu tarz tariflere patlıcanlı biber rulo ile başlamış olayım. Bu tarif aynı zamanda blogda sıkça yeralan, közlenmiş, sotelenmiş sebze çeşitlerinin yoğurt ve sarmısakla bir araya geldiği tariflere farklı bir yorum sayılabilir. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-2 adet patlıcan
-7-8 adet kırmızı biber
-2-3 diş sarmısak
-1 su bardağı süzme yoğurt
-Tuz
-Süslemek için frenk maydanozu

Yapılışı:

Patlıcanları ve kırmızı biberleri ocakta veya fırında közlüyoruz. (Ben közleme işini fırında yapıyorum, önceden iyice ısıttığım fırına yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizerek koyuyorum patlıcan ve biberleri (tabi patlıcanları çatalla 3-5 yerinden deldikten sonra), sıcakken de elimi yakmamaya çalışarak soyuyorum ve patlıcanların üzerine hemen limon suyu döküyorum kararmalarını önlemek için). Hazırladığımız patlıcanları orta büyüklükte (kuşbaşı kadar) doğruyoruz, süzme yoğurdumuza ezilmiş sarmısakları ve tuzu ekledikten sonra karıştırıyoruz. Daha sonra kırmızı biberimizi kalınlıklarına göre uzunlamasına 2 veya 3’e keserek, üçgen parçalar elde ediyoruz. Her bir parçanın geniş tarafına yoğurtlu patlıcandan 1 tatlı kaşığı kadar koyup, rulo şeklinde sarıyoruz. Maydanozla süsleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

patlıcanlı biber rulo
Devamını Oku...

06 Mayıs, 2011

YOĞURTLU HAVUÇ SALATASI

Yoğurtlu Havuç Mezesi

Havuç salatası sevdiğim mezeler arasında önde yeralır. Aslında bu şekilde yapılan salataların hepsini severim, çok pratikler ve özel bir tarifleri yok. Sarmısak ilaveli (belki ilavesiz) süzme yoğurtla (belki az miktarda mayonez ile) hafif sotelenmiş, haşlanmış veya közlenmiş pek çok sebzenin salatasını da bu şekilde yapmak mümkün. Blogda da bu tarz salatalardan epeyce var. Bazen içine ceviz ekleyerek veya birbirine yakışan 1-2 sebzeyi birararaya getirerek pek çok çeşidini yapıyorum. Hem akşam yemeklerinde hem de çay saatlerinde yumuşak tadlarıyla menüyü dengelemiş oluyor bu salatalar. Ben en çok kabak ve havucu karıştırarak yaptığım salatayı tercih ediyorum böyle zamanlarda. Ceviz ise en çok bugün yazıdığım havuç salatasına ve kabakla yapılan salataya yakışıyor. Yeniyıl menümüze eklediğimizde çok sevdiğim salatanın blogda yeralmadığını farkedince ilk yapışımda fotoğrafladım ama yazmak yine biraz zaman aldı. Bu kadar sözden sonra tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

-5-6 adet orta kalınlıkta havuç
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-1,5 su bardağı süzme yoğurt
-2-3 diş sarmısak
-Tuz
-Süslemek için pul biber, kurutulmuş nane

Yapılışı:


Havuçlarımızın kabuklarını soyup, rendeliyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken şeyler havuçların taze ve sert olması ve rendenin kalın tarafını kullanmak. Derince bir tavada zeytinyağını koyduktan sonra havuçlarımızı yumuşayana kadar soteliyoruz. Havuçlar biraz su salacak ve sonra çekecektir. Havuçlarımızı pişirince soğumaya bırakıp, derin bir kasede sarmısakları ezerek süzme yoğurtla ve damak tadımıza uygun miktarda (1 çay kaşığı kadar) tuzu karıştırıyoruz. (İsterseniz 1 tatlı kaşığı mayonez de ilave edebilirsiniz) Soğuyan havuçlarımızı da ilave edip, iyice karışmasını sağlıyoruz. Servis sırasında üzerini kurutulmuş nane ve çok az yağda hazırladığımız pulbiber ile süslüyoruz. Eğer ceviz de eklemek isterseniz çok ufak olmayacak şekilde çekmiş olduğunuz 1 çay bardağı ceviz içi kullanabilirsiniz. Afiyet olsun...

Yoğurtlu Havuç Mezesi
Devamını Oku...

24 Şubat, 2011

KURUTULMUŞ DOMATESLİ MAKARNA SALATASI

Kurutulmuş Domatesli Makarna Salatası

Blogumun şablonu değişti, bilmiyorum ne düşünüyorsunuz ama planlanmış bir şey değildi, 2 gün önce bloga baktığımda, eski şablonun başlık kısmındaki görselin kayıtlı olduğu web sitesinin logosunun tüm bloga yayıldığını gördüm ve hemen şablon değiştirdim, çünkü yazılar üst üste binmiş gibiydi ve okunamıyordu. Eski başlık için yaptığım çalışma eski bilgisayardaydı ve bulamadım, bilmiyorum sanırım eski pembeli, somonlu sayfama tekrar dönemeyeceğim. Diğer taraftan bakarsak da neredeyse 3 yıldır o şablonu kullanıyordum, değişiklik iyidir. Neyse zaten önemli olan fotoğraflar ve içerik, elbette şablonda çok karışık olmamalı, bakalım göreceğiz ne yapabileceğim.

Bu salata 1 yıldır evde sıklıkla yaptığım bir salata. Makarnalı olduğu için doyurucu, bir çorba ilavesi ile gayet güzel öğün olacağı gibi, çay davetlerine, açık büfelere de çok yakışır. Bu tarifin kaynağına gelince, bir çok yerli blogun yanısıra severek takip ettiğim yabancı bloglar var. Açıkcası farklı kültürlerden blogların paylaşımlarının da damak tadımız açısından bizleri zenginleştirdiğini düşünüyorum. Dünya mutfaklarının tarifleri için de sıklıkla başvurduğum kaynaklar oluyor yabancı bloglar, bu bilgileri ve elimdeki kitap dergi tariflerini karşılaştırıp, harmanlayarak, bazen de birebir uyarak yeni şeyler deniyorum.

Severek takip ettiğim ve bu salatanın tarifi aldığım sayfa "the pioneer woman". Bu tarifi Hatsum için yazıyorum, o kadar övdüm ki, o da yoğun bir şekilde kırmızı şarap sirkesi arayışına girdi, ben evde olduğu için kullandım, ama bulunmayanlar yerine üzüm sirkesi kullanabilirler çünkü kırmızı şarap sirkesi de kırmızı üzümlerden yapılan bir sirke. Gerçi salatanın bu kadar lezzetli olmasının nedeni, kurutulmuş domates ile hazırladığımız sos, bu sosun sıcak makarnalara ve hatta etlere de çok yakışacağını düşünüyorum. Bu açıklamalar üzerine tarifimiz şöyle;

Tarif "http://thepioneerwoman.com/cooking/" 'den uyarlanmıştır.

Malzemeler:

- 1 paket burgu makarna (500 gr)
- 1 çay bardağı dilimlenmiş siyah zeyin
- 15-20 adet kiraz domates
- 9-10 yaprak taze fesleğen
- 1 çay bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
- 9-10 adet kurutulmuş domates
- 4 diş sarımsak
- 3 yemek kaşığı kırmızı şarap sirkesi veya üzüm sirkesi
- 1 çay bardağı sızma zeytinyağı
- Tuz ve karabiber

Yapılışı:

Makarnamızı kaynar suda 7-8 dakika çok yumuşak olmayacak şekilde haşlıyoruz. Suyunu süzüp, ılımaya bırakıyoruz. Salatamızın sosu için kurutulmuş domatesleri 3-4 dakika sıcak suda bekletiyoruz. Daha sonra ince şekilde doğrayıp, karıştırıcımızın(blender) içine koyuyoruz. Kabuklarını soyup irice doğradığımız sarımsakları, sirkeyi, zeytinyağını, tuz ve karabiberini ekleyip karıştırıcımızı çalıştırıp, sosumuzun ezme kıvamına gelmesini sağlıyoruz. Derin bir kaseye ılımış olan makarnamızı alıp, hazırladığımız sosu, dilimlenmiş siyah zeytini ekleyip karıştırıyoruz. Daha sonra jülyen (uzun, ince) kıyılmış taze fesleğenleri ve ikiye kesilmiş kiraz domatesleri ilave ediyoruz. Son olarak taze rendelenmiş parmesan peynirini ekleyip, karıştırıyoruz ve servis tabağına alıyoruz. Servis sırasında üzerine biraz daha parmesan ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun…

Kurutulmuş Domatesli Makarna Salatası
Devamını Oku...

05 Şubat, 2011

YİNE KANEPE TARİFLERİ

karışık kanepe-1

Bu tarifle birlikte elimdeki kanepe tarifleri bitiyor. Artık yenileri yeni buluşmalar için hazırlanıp, tarifleri paylaşılacak. Bugünün tarifleri de nişan davetinden ve Hüner Teyzemizden. Sanırım kanepe hazırlamak isteyen biri için yeterli ve pratik seçenek oluştu blogda. Gerçi kanepe hazırlamakta sınır yok ama klasik tarifler ve fikirler sıralanmış oldu.

Maalesef fotoğraflar çok iyi değil ama ışık yetersizliğinden çekebildiğim en düzgün fotoğraflar bunlar çıktı. Ayrıca bu tarifler için malzeme listesi vermeyeceğim. İstediğiniz adete göre ayarlayabilirsiniz.

Yukarıdaki fotoğrafta 4 çeşit kanepe bulunuyor. Hepsi tost ekmeğine hazırlanmış, kenarları kesilen tost ekmekleri üçgen kesilerek hazırlanmışlar.

1. çeşidimiz krem peynir (labne) sürülmüş ekmek dilimin üzerine minik salam dilimi rulo yapılarak kürdanla tutturularak hazırlanıyor.

2. çeşidimiz muhammaralı, muhammara sürülmüş ekmek dilimlerinin üzerine sıkma aparatıyla labne peyniri sıkılarak hazırlanıyor.

3. çeşidimiz yeşil zeytinli, yeşil zeytin ezmesi sürülmüş olan ekmek dilimlerinin üzerine biberli zeytin dilimleri konularak hazırlanıyor.

4. çeşidimiz ise zeytinli-kaşarlı, siyah zeytin ezmesi sürülen ekmeklerin üzerine minik kaşar dilimleri rulo yapılarak kürdanla tutturularak hazırlanıyor.

Alttaki fotoğrafta yeralanlar ise sakallı sandviç ismiyle tanınan peynirli minik sandviç kanepeler. Bunlar minik sandviç ekmekleri ile hazırlanıyor. Bu ekmeklerin kendiniz yapabileceğiniz gibi, büyük market ve pastanelerden temin edebilirsiniz. Bizim sakallı sandviçlerin bir kısmı ince kıyılmış maydanozlu, diğer kısmı ise ince rendelenmiş kaşar peynirli. Arası kesilen minik tombik ekmeklerin içine ezilmiş beyaz peynir ile krem peynir karışımı sürdükten sonra, etrafını kaşar peyniri rendesi veya kıyılmış maydanoz ile kaplıyoruz. Afiyet olsun...

Sakallı kanepeler
Devamını Oku...

01 Şubat, 2011

KALP ŞEKİLLİ TAVUKLU KANEPELER

Tavuklu kanepe
Kanepeler başlıklı etiketi oluşturduğumu yazarken, blogda yeralan eski kanepe tariflerini de vereceğimi böylece, faydalı ve çeşitli bir "kanepeler" dosyası oluşturmayı hedeflediğimi söylemiştim. İşte eskilerden kalma ama blogda kesinlikle olması gereken bir tarif. Tarifi eşimin teyzesi, adı gibi olan Hüner Teyzemiz, nişan daveti için hazırlamıştı. Bu davette yeralan diğer kanepe tarifleri de çok yakında burada olacak. Hem görünüm hem de lezzet açısından çok başarılı olan bu kanepeleri yaklaşan sevgililer günü için hazırlayabilirsiniz. Kalp şekilli tatlılara alışık olan gözler ve damakları biraz şaşırtmak fena olmaz sanırım. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 10 dilim tost ekmeği
- 200 gr tavuk göğsü
- 9-10 adet kornişon turşu
- 3 yemek kaşığı mayonez
- 1 yemek kaşığı süzme yoğurt
-1 tatlı kaşığı zeytinyağ ve aynı miktarda limon suyu
-Tuz, süsleme için tatlı toz kırmızı biber
- İnce kıyılmış 3-4 dal dereotu

Yapılışı:

Tost ekmeklerimizin kabuk kısımlarını almayacak şekilde kalp kalıbımızla şekillendiriyoruz. Tavuk harcı için, tavuk göğsümüzü haşlayıp, diderek ufak parçalara bölüyoruz. Mayonez, süzme yoğurt, zeytinyağı, limon suyu ve tuzumuzu iyice karıştırdıktan sonra tavuklarımızı da ekliyoruz ve macun kıvamına gelene kadar ezerek karıştırıyoruz. Son olarak ufak küpler şeklinde doğradığımız kornişon turşumuzu da ekliyoruz ve kalp şeklinde kestiğimiz ekmeklerin üzerine sürüyoruz. Ekmeklerin kenar çizgilerini belirleyecek şekilde tatlı toz kırmızı biberle sınır çiziyoruz, yani kenarlarına toz biber serpiştiriyoruz. Orta kısımlarını da ince kıyılmış dereotu ile süslüyoruz. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

28 Ocak, 2011

KANEPE CENNETİ

Kanepe cenneti jpg

Kış İstanbul'a hep geç geliyor. Biz Aralık ayında sıcacık bahar havalarından şikayet ederken kış İstanbul'a gelmek için yılbaşını bekliyor. Geçmiş tecrübelerimle söyleyebilirim ki Mart sonuna kadar ara da ısınsa da hava soğuk kalacak. Kış başında giymediğim tüm kalın kıyafetlerimi kullanır oldum, hatta iş yerinde o kadar üşüyorum ki genel de battaniye kıvamındaki yeni moda:) hırkalardan giyiyorum. Sizin aranız nasıl bilmem soğukla ama hep kansızlık seviyesinde dolaşan benim için kalın kıyafetler ve sıcak su torbası ile uykular demek...

Kanepe cenneti de İtalyanca davetinden ama korkmayın artık bitti. Eskiden kalma blogda fotoğrafı yeralan ama tarifi bulunmayan, yorum ve maillerle sorulan 1-2 tarifi de ekleyip tamamen yeni tariflerle burada olacağım. Daha önce de yazmıştım davet için kanepe yapmaya karar verince hem kitaplarımın hem de internetin sayfalarını karıştırdım diye. Çeşit olarak uğur böceklerini, ton balıklı kanepeyi ve bu yazıdaki ezmeli, zeytinli, peynirli, cheddarlı-jambonlu çeşitleri seçmiştim. Bir de somonlu yapacaktım ama fırsat olmadı, onu da yapınca sayfanın kanepeler bölümüne eklerim.

Kanepe cennetini hem kepekli ve beyaz tost ekmeği, hem de şekilli krakerler ile hazırladım. Açık büfemize kek standı ile dizdikten sonra kalanları da aşağıdaki gibi ayrı bir tabakla orta sehpada servis yaptım. Tarifi her zamankinden farklı olarak malzeme miktarı vermeden yazacağım. Standda görülen çeşitlere göre gruplandırarak sıralayacağım. Siz davetli sayınıza göre miktarı ayarlarsınız. Ancak şunu söyleyebilirim ki kanepe malzemeleri bereketli oluyor. Ben 1'er paket kepekli ve beyaz tost ekmeği ve 1-2 paket tuzlu kraker ile 100-200 gr civarında sürülen malzeme ile 11 kişilik kanepe hazırladım. Tost ekmeklerinin kabuk kısımlarını çıkardıktan sonra kurabiye kalıplarımla kesip hazırladım. Bu işlemi bir önceki akşam yaptım yaparken ekmekler biraz kurudular (bu istediğimiz bir durum, üzerine sürdüklerimizle iyice yumuşayıp hamur olmaması için) sonra kapaklı bir kaba alıp dolaba koydum. Ertesi günde aşağıdaki çeşitleri hazırladım. Tariflerimiz şöyle;

Kanepe

Cheddarlı-jambonlu kanepeler:

Alttaki kolajın sağ köşesindeki kanepeler için, hem cheddar peynirini hem de jambonları, ekmeği kestiğim kalıplarla kesip, her ikisini de orta noktasına gelene kadar bıçakla kestim. Böylece jambon ve peynir üstüste gelince kesik kısımdan diğerini üzerine çıkarıp iki renkli bir görüntü oluşturdu.

Ezmeli kaşarlı kanepeler:

Bu kanepe için kaşar peynirlerini yine ekmeği kestiğim kalıplarla kestim ve bu defa bazılarına tek bir yuvarlak, bazılarına daha ufak 2-3 yuvarlak açarak pencereler oluşturdum. Ekmeklere önce ezme sürdüm, sonra kestiğim peynirleri koyup, hafifçe bastırdım ve ezme pencerelerden çıkıp güzel bir görüntü oluşturdu.

Krem peynirli kanepeler:

Bu kanepeler için ise krem peynirin bir kısmını sade olarak ayırdıktan sonra diğer kısmına az miktarda salça ve kekik (veya nane veya fesleğen) ekleyerek karıştırdım ve turuncu renkli karışımı elde etmiş oldum. Kesilmiş ekmeklerin veya krakerlerin üzerine sade veya renkli krem peynirleri sürdüm veya sıkma aparatıyla sıktım ve kaşarları keserken çıkan ufak parçalardan koydum. Bazılarını ise ezme sürdükten sonra krem peynir sıkarak hazırladım.

Zeytin ezmeli kanepeler:

Bunlarda son derece kolay, aynen fotoğrafda görüldüğü gibi, ben siyah zeytin ezmesi kullandım, isterseniz yeşil zeytin ezmesi de kullanabilirsiniz. Sadece zeytin ezmesinin kıvamını biraz açmak ve lezzetlendirmek için çok az zeytinyağı ve nar ekşisi kullanmanızı tavsiye ediyorum. Bu şekilde hazırladığımız karışımları da ekmek ve krakerlerimize sürüyoruz veya sıkıyoruz, üzerine isterseniz biraz krem peynirli karışımdan sıkabilirsiniz, veya sade olarak bırakabilirsiniz, bir diğer önerim de üzerilerine kaşar peyniri dilimi, siyah zetyinle hazırlanmışda yeşil zeytin dilimi, yeşil zeytinle hazırlanmışsa siyah zeytin dilimi eşliğinde ikram etmeniz.

Kanepe hazırlamak el oyalasa da son derce zevkli eminim sizde çok farklı seçenekler oluşturacaksınız. Afiyet olsun...


Kanepe kolaj

Devamını Oku...

21 Ocak, 2011

KIYMALI RULO TAKO (ROLL TACO)

Rulo Taco


Tako (taco) meksika mutfağına ait bir lezzet. Tortilla ekmeğinin içine çok çeşitli içlerin konulup, yarım kapatılarak hazırlanan bir tarif. Meksika mutfağını çok seven bir olarak blogda daha önce de 1-2 tarife yer vermiştim. Meksika mutfağına ait bir klasik olan fajita ve nachos tariflerimi linkte bulabilirsiniz. Sayfamda fajita tarifi tavuk olarak bulunuyor, aynı tarifi kırmızı et ile de yapabilirsiniz. Ben de İtalyanca grubum için hazırladığım takoları kıymalı olarak yaptım. Yalnız yenmesi daha kolay olsun diye rulo olarak hazırladım. Siz tarifi uygularken klasik sunumuyla yani yuvarlak tortillanın yarısına iç malzemesini koyup, diğer yarısını üzerine kapatarak hazırlayabilirsiniz. Gerçi iç malzemesi o kadar lezzetli ki her şekilde tüketilir. Takonun iç malzemesini önceden hazırlamakta mümkün. Ben de bu davet için öyle yaptım, içi 1 gün önceden pişirip buzdolabına kaldırdım ve buluşma saatine yakın ısıtıp, ruloları hazırladım. Tabi sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı bir servis tabağı veya nihale kullanmak daha iyi olur. Bir de maalesef benim tortillalarım çok taze çıkmadı, zaman sıkıntısı nedeniyle de yeniden alamadım, rulo yaparken biraz yırtılmalar oldu, ama lezzetini etkilemedi.
Takoyu benim yaptığım gibi, kıymalı yapabileceğiniz gibi, tavuklu, ıspanaklı, karışık sebzeli ve peynirli olarak ve hatta deniz mahsülleri ile de yapabilirsiniz. Davet masalarında doyurucu, şık ve lezzetli bir seçenek olacağı gibi, başlı başına da bir menü olabileceğini belirtmeliyim. Pratik ve lezzetli tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 3 adet tortilla ekmeği
- 300 gr kıyma
- 1 adet kuru soğan
- 3-4 diş sarmısak
- 1 adet yeşil biber
- 3 adet domates
- 1 çay bardağı meksika fasülyesi (konserve olarak bulabilirsiniz)
- 2 yemek kaşığı jalapeno turşusu(büyük marketlerde bulabilirsiniz)
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
- Servis için kornişon turşu ve mısır taneleri

Yapılışı:

Tokomuzu hazırlamaya iç malzemelerimizi pişirerek başlıyoruz. Derince bir tavada zeytinyağı ile birlikte önce kıymamızı pişiriyoruz, sonra doğranmış kuru soğanımızı, daha sonra ezilmiş veya ufak doğranmış sarmısaklarımızı ekliyoruz. Daha sonra ise, yine ince kıydığımız yeşil biberimizi ekliyoruz. Malzemeler pişerken, kabuklarını soyarak ufak küpler şeklinde doğradığımız domatesleri ilave ediyoruz. (Ben yazdan buzluğa koymuş olduğum Çanakkale domateslerimi kullandım, kış domatesi kullanırsanız biraz salça da ekleyebilirsiniz.) Domateslerimiz de pişince baharatlarımızı ve tuzumuzu ayarlayıp, meksika fasülyesini ve en son jalapeno turşumuzu ekliyoruz. (Baharatları eklerken çok acı olmamasına dikkat edin jalapeno da acı bir biber türü olduğu için yenmeyecek hale gelmesin. Tabi acı yapmak istemezseniz, jalapeno kullanmayabilirsiniz.) 1-2 dakika sonra da içimizi ocaktan alıyoruz ve biraz ılımasını bekliyoruz. Her bir tortillla ekmeğimizi 6 eşit üçgen olacak şekilde kesiyoruz. Üçgenlerin geniş kısmına önce içimizden sonra ise kaşar peyniri rendesinden koyup rulo yaparak sarıyoruz. Toplam 18 rulo takoyu hazırlayıp, sıcak kalmasını sağlamak için ısıtmalı nihale üstüne veya ısıtmalı servis tabağına alıyoruz. Süslemek ve servis için kornişon turşu ve mısır taneleri kullanıyoruz. Afiyet olsun...

Not: Merak etmeyin bu davet sofrasının tarifleri bitiyor, sonra yepyeni tarifler ve sofralardan yazacağım.


taco
Devamını Oku...

12 Ocak, 2011

TON BALIKLI KANEPE

Tonbalıklı Kanepe

Ton balıklı kanepeler ile birlikte, bloga bir "Kanepeler" etiketi ekledim. Buraya blogda yeralan ve alacak kanepe tariflerini ekleyeceğim. Böylece hem kendim için hem de sizler için kanepe hazırlama konusunda derli toplu bir kaynak oluşturmayı amaçlıyorum. Bildiğiniz üzere kanepe hazırlamanın sınırı yok, çok çeşitli mazlemeler bir araya getirilerek, çok farklı sunumlarla hazırlamak mümkün, tek sınır hayal gücümüz sanırım.

Ben evdeki davet için kanepe yapmaya karar verince, elimdeki tariflere ve aklımdaki sunumlara yenilerini eklemek için hem kitaplarımın hem de internetin sayfalarını karıştırdım. Çok fazla çeşidin arasından hazırlaması nispeten kolay olacak, göze ve damağa hitap edecek pratik 3-5 çeşide karar verdim. Bunlardan biri krem peynir ile hazırladığım uğur böceği kanepe, diğeri yine krem peynir ve krem peynire ilaveli karışımlarla, ezme ile ve zeytin ezmesi ile ve jambon ve cheddar peyniri ile hazırladığım tabanı ekmek veya krakerli kanepeler (önümüzdeki yazılarda detaylı tarifleri olacak) bir diğeri ise bugün sayfamda yeralan ton balıklı kanepeler idi. (Ayrıca somonlu kanepelerin malzemelerini aldım ama yapmaya zaman kalmadı ama mevcut çeşitler fazlasıyla yetti) Bunların yanısıra önümüzdeki günlerde blogda daha önce fotoğrafları yeralan 2-3 kanepe çeşidinin tarifi daha yeralacak. Bugünkü tarifimize gelince;

Malzemeler:

- 5-6 dilim kepekli ve/veya beyaz tost ekmeği
- 150 gr yağı süzülmüş konserve tonbalığı
- 1 tatlı kaşığı mayonez
- 1 tatlı kaşığı limon suyu
- Az tuz
- 1 yemek kaşığı mısır tanesi
- 4-5 adet kornişon turşu

Yapılışı:

Tost ekmeklerimizin kabuk kısımlarını kesip, ister kurabiye kalıpları ile(ben kare ve üçgen kenarı tırtıklı kurabiye kalıplarımı kullandım ama fotoğraflardan da görüleceği üzere, harç kapattığı için şekli pek anlaşılmadı) elinizde mevcut değilse bıçak ile üçgen veya kare şeklinde 7-8 parçaya kesiyoruz. (bu işlemi ben bir önceki akşam yaptım, böylece ekmekler bir miktar kururduğu için, kanepe harcının nemini çekip hamur olmamış oldu) Kanepe harcı için, tonbalığını, mayonezi ve limon suyunu çatal yardımı ile ezerek iyice karıştırıyoruz. Harcımızı ekmeklerin üzerine koyup, halka şeklinde dilimlenmiş kornişon turşusu ve mısır taneleri ile süslüyoruz ve kürdan ile tutturuyoruz. Afiyet olsun...

Ton balıklı kanepe
Devamını Oku...

10 Ocak, 2011

BEZELYE SALATASI

Bezelye Salatası

Bugün için birşeyler yazmayı istiyordum ama vazgeçtim, henüz bitmedi ve belki başladığı gibi gitmeyebilir. Bu girişin bezelyeyle ne ilgisi var diyebilirsiniz, elbette yok, blogda pek içini açan bir yazar olmadım şimdiye kadar ama paylaşmak güzel bir şey orası kesin.
Neyse biz gene bezelyeye dönelim. Hepimizin mutfak deneyimi arasında vardır kesin bezelye, ya yemeğini yapmışızdır, ya pilava katmışızdır veya garnitür olarak rus salatasına veya başka bir yemeğe eklemişizdir. Bugünkü tarifimizde bezelye baş rolde. Tek başına olmasa da turşu, dereotu ve taze soğanla nefis bir lezzet oluşturuyor. Tabi zeytinyağı ve limonun vazgeçilmez aromasıyla.
İtalyanca grubumla gerçekleşen davet için bezelye salatasını yazın derin dondurucuya koyduğum taze bezelyeler ile yaptım. Konserve ile de olur ama imkanınız varsa tazesini kullanmanızı öneririm. Salata çok yeşil geldiyse, mısır veya rendelenmiş havuç ilave edilebilir ama bu haliyle çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Pratik tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 500 gr ayıklanmış bezelye
- 12-15 adet kornişon turşu
-7-8 dal dereotu
-1-2 dal taze soğan
-1 limonun suyu
-4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
- Tuz


Yapılışı:

Ayıklanmış bezelyemizi yumuşayana kadar haşlayıp, fazla suyunu süzüyoruz. Kornişon turşuların sap kısımlarını kesip küp şeklinde doğruyoruz. Dereotunu ve taze soğanları ince kıyıp, zeytinyağı ve limon suyunu ilave ederek tüm malzememizi karıştırıyoruz ve tuzunu damak tadımıza göre ayarlıyoruz. Dereotu yaprakları ve kırmızı biber halkaları ile süsleyip, servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

Bezelye Salatası
Devamını Oku...

07 Ocak, 2011

PEYNİRLİ SİGARA BÖREĞİ

Sigara Böreği

Sigara böreği de son derece klasik ve kolay bir tarif, bu tarifi de yazma nedenim, haydariyi yazma nedenimle aynı. Ayrıca genelde yağda kızartılan bu böreğin fırında da aynı çıtırlıkta pişirilebileceğini söylemek.

İtalyanca grubum için oluşturduğum menü, pratik ve lezzetli tariflerden oluşuyordu, bazılarına farklı sunumlar yaparak şıklık oluşturmaya çalıştım. Doyurucu niteliği olması nedeniyle de sigara böreğine de yerverdim. Ayrıca önceden hazırlanıp, pişirmek için bekletilmeye elverişli olması da başka bir avantajıydı. Bu tarifin tek farkı pişirilişi, yağda kızartmak yerine fırınlanması. Yağda kızartmak hem zahmetli (heryere yağ sıçrıyor ve tüm evi kokutuyor) hem de çok yağ içermesi nedeniyle daha ağır olabiliyor. Bizim evde artık neredeyse hiç kızartma yapılmaz oldu, onun yerine bu böreği pişirdiğim şekilde yüksek ısıda, fırça ile az yağlayarak fırınlıyorum yiyecekleri, böylece kızartma lezzetini daha az yağ ve zahmetle elde ediyorum. İşin en önemli püf noktası fırının önceden çok iyi ısıtılması, kısa sürede pişirilmesi. Aynı tarifi patates ve kıymalı harçlarla da hazırlayabilirsiniz. (kıymalı börek harcı için; soğan, kıyma ve baharat, patatesli harç için; haşlanmış patates, baharat ve kaşar peyniri kullanabilirsiniz) Tarifimiz şöyle;

Malzemeler:

- 3 adet yufka
-400 gr beyaz peynir
-5-6 dal ince kıyılmış maydanoz
-3-4 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Böreğin harcı için çatal yardımı ile ezdiğimiz beyaz peynir ile ince kıyılmış maydanozu karıştırıyoruz. Her bir yufkamızı istediğimiz börek büyüklüğüne gore 8 veya 10 eşit üçgen olacak şekilde kesiyoruz. Yufkayı keserek oluşturduğumuz üçgenin geniş kısmına peynirli harcımızı koyup, iki kenarını içe katladıktan sonra rulo yaparak gevşek olmayacak şekilde sarıyoruz. Tüm yufkalarımızı aynı şekilde sardıktan sonra, pişirme kağıdı serilmiş tepsiye diziyoruz. Fırça yardımı ile sigara böreklerimizin üzerini zeytinyağı ile yağlayıp, önceden ısıtılmış 200 derce fırında 30-35 dakika kadar pişiriyoruz. Sıcak olarak servis yapıyoruz. (böreği isterseniz yağda da kızartabilirsiniz, yüksek ısıdaki fırında bu şekilde pişirmek de böreklerinizin çıtır çıtır olmasını sağlayacaktır). Yanına nane yaprağıyla süslediğiniz domates sosla birlikte ikram edebilirsiniz)Afiyet olsun...

sigara böreği-2
Devamını Oku...

05 Ocak, 2011

SALATALIK KASESİNDE HAYDARİ VE PASTIRMALI HUMUS

Haydari-Humus

Davet sofrasının tarifleri ile devam ediyoruz. Geçen yılın bazı tarifleri gibi uzun süre bekletmeden hemen yazıp, tamamlayayayım istiyorum bu davetin tariflerini, sonra içim rahat yenilerini ekleyeyim.
Her iki tarifte klasik ve yapana göre çok fazla farklılık göstermeyen tarifler. Ben de eskiden beri humusu ve ferahlatıcı etkisi ile haydariyi çok severim. Özellikle içkili masaların vazgeçilmez mezesi olurlar ikisi birlikte. Bu defa her iki klasik mezeye biraz farklılık katarak menüye ekledim. Humusu pastırma ile, haydariyi ise lale şeklinde oyduğum salatalıkların içinde sundum. Biraz el oyalasa da sonucu şıklığına değiyor.
Haydari bloga yeni eklediğim bir tarif oldu, çok basit olabilir ama eminim ilk defa yapacak, tarif arayanlar vardır. Humus ise çok sevdiğim için daha önceden eklediğim bir tarif, (linkde başka bir Lübnan lezzeti ile birlikte tarifini bulabilirsiniz) bu defa ikram şıklığı ve ekstra lezzet için hafifçe sotelenmiş pastırma ekledim, siz eğer humusu benim yaptığım gibi sıkma aparatıyla porsiyonluk hazırlamayacaksanız, yağ miktarını biraz arttırarak, az kırmızı biber ekleyebilirsiniz. (Ben yağın akıp, tabağın dibinde kalmasını istemediğim için sadece pastırmaları ekledim)


Pastırmalı Humus


PASTIRMALI HUMUS

Malzemeler:

-1,5 su bardağı nohut
-1 su bardağı tahin
-4 diş sarmısak
-3 limonun suyu (1/2 su bardağı, ekşiliğini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)
-1 tatlı kaşığı kimyon
-Tuz, kırmızı biber
-1/2 çay bardağı zeytinyağı
-1/2 çay bardağı su
- 4-5 dilim pastırma

Yapılışı:

Nohutlarımızı 1 gece ıslattıktan sonra, haşlıyoruz ve soğuduktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Nohutları ve sarmısağı mutfak robotundan geçirip, un haline getiriyoruz. Daha sonra nohutların üzerine tahini ekliyoruz ve zeytinyağı ile limonunu yavaş yavaş, karıştırarak ekliyoruz . Sonra kimyon ve tuzunu ekleyip, kıvamı çok katı olmuşsa çok az su ekleyerek açıyoruz. Derince bir servis tabağına bütün olarak koyuyoruz veya sıkma torbası ile sıkarak porsiyonluk hazırlıyoruz. Servis yaparken üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağında hafifçe sotelediğimiz pastırmaları ekliyoruz. Afiyet olsun..


Haydari-1

HAYDARİ

Malzemeler:

-1 su bardağı süzme yoğurt
-2-3 diş sarmısak
-1 tatlı kaşığı kuru nane
-3 adet salatalık
-1 tatlı kaşığı zeytinyağı
-Tuz

Yapılışı:

Süzme yoğurdu, ezilmiş sarımsakları, kuru nanemizi, zeytinyağını ve tuzumuzu iyice karıştırıyoruz. Salatalıkları kabukları çizgili kalacak şekilde soyduktan sonra, büyüklüklerine göre 3’e veya 4’e bölüyoruz. Her parçanın içine tabanı kalacak şekilde boşalttıktan sonra, kenarlarını da lale şekli (veya taç şekli diyebiliriz) oluşacak şekilde üçgen parçalar oluşturarak kesiyoruz. Haydarimizi salatalıkların içine sıkarak (sıkma aparatınız yoksa, köşesini ufacık kestiğiniz bir buzdolabı poşetini kullanabilirsiniz) servis yapıyoruz. Afiyet olsun.
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...