yatak odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yatak odası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Hamilelik notları





* Karnım bir topatan kavunu görünümünde. Ayrıca üstünde de iki tane ufak cinsinden türedi. Öyle ki 1,5 yaşındaki Leyla, sanırım üç bebek taşıdığımı düşünüyor. Artık öne doğru ilerlemek yerine, yanlara doğru yayılma şansını kullanabilirsin kızım. Ayaklarımı görememeye alıştım ama bir gün önüme doğru devrilivereceğim ve öyle kalacağım, o olacak.

* Kollar ve bacaklar lokum kıvamında. Doğumdan sonra böyle kalırsam, gülerken her yeri ayrı oynayan bol neşeli kadınlardan olma şansımı kullanmak istiyorum.

* Hamile olunca herkes bilirkişiye dönüşüyor; bak şu aya gel nasıl olacaksın, oOOoo yazın bittin sen, her yerlerin şişecek, su toplayacaksın su, kaç kilo aldın?  Sen gelince de aynı şekilde konuşmaya devam edenleri kovalamayı düşünüyorum.

* Diğer yandan alışverişte yanımıza yaklaşıp onu alma bak bu daha kullanışlı diyen anneler, yol verenler, yer verenler, sırasını verenler... İnsanların içindeki iyiliği görmek güzel.

* Hamilelik cildime dokundu. Seboreik dermatit, zona, şimdi de puppp. Bu puppp öyle bir şey ki, önce sivri sinekler evrim geçirdi, ses çıkarmadan yemeyi öğrendiler sandım. Ama sonra göbek kırmızı kırmızı döküntü ile dolunca anlaşıldı. İlacı iki kez kullanınca rahata kavuştuk.




* Doğal doğum olsun diyince doktor bulmak da, etrafa dert anlatmak da zor işmiş. Hala daha olay başlayınca rutin prosedüre maruz kalma riski beni korkutuyor. Üstelik önümüzdeki 5 gün, gittiğimiz iki doktor da yok. Yani en doğalından evde doğurma şansım devam ediyor.

* Nefes kurslarına, yogalara falan katılamadık, sadece güzel güzel yüzdük. Son 1 ay işin kuyruğuna gelince bıraktık. Haftaya yine başlayacağız diye umut ediyorum. Suda olma hissini seninle paylaşmak güzel. Kulaç atmak serbest olunca daha da güzel.

* 18 haftalıktan içimde kabarcıklar varmış gibi, 33'e 34'e ve hatta 35'e kadar sevimli karın kıpırdanmaları. Ama 38. haftadayız az daha uzatırsan o ayakları, yakalayıp bırakmayacağım, ööyle kalakalırsın.

* Karnımın guruldama sesi yan taraftan geliyor. Ne biçim itelemişsin organlarımı. 

* Baby whisperer okuyacağıma dog whisperer seyrediyorum. Yöntem, disiplin, yatır kaldır bana uzak. Öte yandan böyle konularda büyük konuşmaktan tırsıyorum.



* İsmin babana benziyor, beklenen doğum tarihin babanla aynı, üstüne dört boyutluda görünen halin, yanakların, gülüşün, yüzün, ayakların da babanın aynısı. Spermin yanında bir de yumurta hücresi olacaktı oralarda bir yerlerde. Ondan da bir şeyler alabilirdin yani.

* Bu benzerlikle beraber baban mest olmuş durumda. Benim kızım nasıl? diyip duruyor. "benim kızım" vurgusu bana babasına "babba" annesine "bir şey" diyen miniği hatırlatmakta.

* Doktor sana koca kafalı diyor, takılma.
 
* 3 kiloyu geçtin, 50 cm'i buldun. Çok da abartmana gerek yok. Şu doktorlardan biri gelince, sen de gelebilirsin.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Örgü zamanı


Evde bir dolu yarım iş varken, bunlara sadece bakmakla yetinmekteyim. Yoksa yapardım hepsini ;))

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket


1. weheartit veya flickr   2. livethemma   3. restorationhardware   4 ve 5. richardburnsphoto   6. desiretoinspire   7. belier   8. westelm   9. tranquiltownhouse    10. ferm living    11. flickr   12. pinterest

3 Kasım 2010 Çarşamba

18 Ekim 2010 Pazartesi

Aynalar


Tatilde kaldığımız yerlerden birinde antika ahşap aynalardan birkaç tane vardı. Tabii  buradakinden farklı olarak, onların aynaları da eskiydi  ve lekelenmişti. Evet öyle olunca kendini görmek daha zor ama eski aynalardaki yaşanmışlık hissi yenisiyle kıyaslanamaz.

Herkes için güzel bir hafta olsun...

Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Yaz



Sıcaklıklar bizi  bunaltsa bile hiçbir şey bana "artık yaz bitsin" dedirtemez. Özellikle baycım işini bitirmeden bizim için tatil bir hayal iken. İtiraf edeyim, bu baycım lafı aslen eşimin anneannesine ait :) 68 yıllık bir evliliğin sonu bizim evliliğin başına rast geliyor maalesef...


Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Güzel bir ev 2


Bol gezmeli ve güzel bir hafta sonundan sonra ben birkaç günlüğüne kaçıyorum. Ama tatile değil daha önceden bahsettiğim işleri yapmaya.  O zamana kadar blog (videoyu görenler için)  kurbağa gözleriyle değil  bu görüntülerle açılsın :) İyi haftalar herkese...

Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket
Photobucket

bir iki fotoğraf daha görmek için: desire to inspire

27 Mayıs 2010 Perşembe

Yatak ucu


Ayak ucundaki bankları seviyorum. Mesela alttaki gibi küçük bir kitaplık veya sandıklı olursa ufak bir depolama alanı elde etmek iyi fikir...


Photobucket

Photobucket


Photobucket

ve bir tane  yatak başı

Photobucket

19 Nisan 2010 Pazartesi

Minik bir ada


Alttaki 2. kare gözüme ne kadar güzel göründü anlatamam. Gözüme güzel görünen sadece o fotoğraf değil tabii :) Bu ev insana tatil hayalleri kurdurmak için yapılmış gibi...

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Photobucket

26 Mart 2010 Cuma

Çiçeklenelim


Çiçekli desenler bu mevsimde daha bir hoşuma gidiyor.
Apartmanın girişindeki ağaç güzel kokusunu etrafa yaymaya başlamış ki kendisi apartmanın tek güzel yanı benim için :)  Yok aslında tek değil, her tarafımız iş yeri olduğu için gürültü problemi olmamasını da seviyorum..

Hepinize bol çiçekli ve güzel hafta sonları diliyorum..

Photobucket
Photobucket
 HomeShoppingSpy  da gördüm, kaynak:  Cath Kidstone