Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar...
A. Einstein
box etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
box etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2011 Pazartesi

Hamur Kabartmalı Ahşap Kutu

Ahşap boyamayı çok seviyorum :) Başlarken, her seferinde, bitince nasıl bir şey olacağını tahmin etmeye çalışıyorum. Hayal ediyorum... Genellikle aklımda bir fikir olur ve o doğrultuda başlarım çalışmaya. Ama ufak tefek değişiklikler de sonradan ekleyebiliyorum. Galiba o anki ruh halime göre değişiklik gösteriyor bu durum.
Bu sefer de, pastel renkli bir kutu olsun istedim. Dekupaj resmimi seçip, kutuyu, vazgeçemediğim sıcak beyaza boyadım.
Tüm yüzeylerini ve içini, zemin kapanana kadar bir kaç kat boyadım. Kapağın üst kısmına resim yapıştıracağım için, gelişi güzel boyadım. Sonra altıgen kutunun tüm kenarlarını zımparalayıp, eskittim. Beyaz boyanın altına herhangi bir renk uygulamadım. böylece, ahşabın kendi dokusu çıkmış oldu.
Kağıdı objenin şekline göre kesmek için, yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, resmin ön yüzünü objenin üzerine koydum. Resmin üzerinden, objenin kenarlarını parmağımla sıvazlayarak geçtim. Böylece objenin şeklini kağıda çıkarmış oldum. Sonra da beliren izlerden kestim.
Daha sonra ise, metalik beyaza bir damla kırmızı katarak elde ettiğim pembe renkle stencil çalıştım. Önceleri stencil konusunda kendime güvenemiyordum. Bir kaç başarısız deneme sonucunda, biraz çekinir olmuştum ama son çalışmalarımda kendimi başarılı buluyorum :) Stencil şablonuyla desenleri oluşturduktan sonra, kuru bir kıl fırçaya beyaz boya alıp, desenlerin üzerinden süpürür gibi geçtim. Böylece desenleri de eskitmiş oldum.
Hamurla kabartma yapmak için ise, önce kağıdı objeye dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Sonra hamuru merdaneyle açıp, resmi hamura yapıştırdım ve kretuvarla kenarlarından kestim. Yine dekupaj tutkalıyla objeye yapıştırdım ve tüm desenin üzerine iki kat dekupaj tutkalı sürüp, verniğe karşı korumaya aldım.
Dedim ya ruh halime göre bir şeyler çıkabiliyor ortaya diye, kabartma yaptıktan sonra "şu gülün katları belli olsa ne hoş olurdu" diye düşündüm. Fırçanın tersiyle çizgilerin üzerinden gitmeye başladım. Hamur kurumadığı için, çizdiğim yerler çökerek izler oluşturdu. Bu işlem yuvarlak uçlu herhangi bir şeyle yapılabilir. Daha sonra kurşun kalemle de üzerinden gittim zaten. Bu şekilde bir çalışma yapılıyor mu bilmiyorum. Ben görmedim, tamamen doğaçlama gelişen bir çalışma oldu :) Ama çok güzel bir doku oluşturdu.
Son olarak da, su bazlı vernikle vernikleyip bitirdim.

Ben çok keyif alarak çalıştım. Kızım için ise en zevkli tarafı, öğretmenine vereceği bu hediyenin içine kendi elleriyle bir not yazmak oldu. Kutuyu çok beğendi ve öğretmenine hediye edeceği için çok heyecanlıydı...

Ertesi gün öğretmenler günü olduğu için, fotoğrafları gece çekmek zorunda kaldım. Oysa fotoğraflarımı, gün ışığında ve flashsız çektiğimde, sonuç daha güzel oluyor. Bu sefer idare edin lütfen :)
Hediyelerimizi paketleyip hazırladık. Ertesi gün kızım öğretmenine hediye ettiğinde, öğretmeni ona, "Yazılarımı hep bu kalemle yazacağım, takılarımı da bu kutuya koyacağım" demiş. Kızım da sevinçle eve gelip anlattı. Öğretmeninin çok beğendiğini söyledi.
Bu vesileyle, tüm öğretmenlerin gününü tekrar kutlarım.
Herkese mutlu haftalar.


3 Kasım 2011 Perşembe

Hobi Malzemeleri Alış Verişi ve Bir Kaç Hamur Kabartmalı Çalışma

Bir kaç ay önce, çok sevdiğim arkadaşım Arzu'ya ziyarete gitmiştim. Yaptıklarımı görüp çok beğeniyordu ve sürekli nasıl yaptığımı soruyordu. Eşim de Kütahya seyahatinde olduğundan bunu fırsat bildik ve "hadi sana iki günlük hızlandırılmış bir kurs vereyim" dedim, haddim olmayarak... (Hocalarımdan özür diliyorum:))

Hemen Semih Yener Sanatsal Hobi Market'e gittik. Ve fotoğraflarda gördüğünüz malzemeleri aldık. Hepsini masaya yaydıktan sonra, "durun ben fotoğrafını çekeceğim" dedim. Mağazadan zaten zor ayrılmıştık. Böyle hepsini bir arada görmek, bu malzemelere bakmak bile beni mutlu ediyor :)

Ahşap objeler, boyalar, fırçalar, peçeteler, dekupaj ve peçete tutkalı, kretuvar ve hamurlar aldık. Yapmak için sabırsızlanıyorduk ama önce çocukların isteklerini yerine getirmemiz lazımdı. Yemekten sonra bahçedeki masaya yayılıp, çocuklara dekupaj kağıtlarını kestirdik :) Arkadaşımın kızlarına yaptırmak için çerçeveler götürmüştüm. Önce onları ve kızların önceden boyadığı, kalemlik-notluk ve kalp kutuyu süsledik, bitirdik. 
Ne kadar da ciddi çalışıyorlar, görüyor musunuz? :) 

Kendi seçtikleri resimlerle, kendi boyadıkları kutu, kalemlik ve çerçeveleri, kelebekleri hamurla kabartarak süsledik.
 Çerçeveye ve kutuya puantiye yaptık. Cd kalemi ile kelebeklere anten de yapacaktık ama kalem bulamadık :)


Güzel kızımızın isteği üzerine bu çerçeveye de uygun renkteki kurdeleyi fiyonk yaparak yapıştırdık.
Onlar çok zevk alarak çalıştılar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu olduk...
 
Arkadaşımın büyük kızı bir çanta diktirip, kendisi süslemek istiyordu. Ona da Semih Yener'den Sevgili Sezin Hanım'ın da yardımıyla, kumaş ve astar aldık. Bir de süslemek için pul ve zincir...
Yine kendimiz için de danteller, kurdeleler ve tombul çeyrek adı verilen, birbirine uyumlu set halindeki kumaşlardan aldık. Henüz tam olarak ne yapacağımı bilemesem de pembe pembe çook şirin oldukları kesin :)
Makasa da dikkatinizi çekerim. Makasımı yeni almasam, bu makastan kesin ben de alırdım :)
Bu saksılar da, arkadaşımın evinde bulunan saksılar. Onlara da peçete dekupajla süsleme çalışması yaptık.

Hızlandırılmış kurs olduğundan, bazı ahşapları sprey boya ile boyadık. İçlerinde tamamladıklarımız da oldu, yarım kalanlar da, hatta hiç başlayamadıklarımız da... Daha sonraki yazımda tamamladıklarımızı yayınlayacağım. Sonra da yaptıkça yayınlarım artık. 

12 Nisan 2011 Salı

Dekoratif Sabunlar ve Bir Kutu


Bir çok yerde rastladığım bu sabun peçeteleme işine ben de sardım :) Çok zevkli, hemen bitiyor :) Peçeteyi çok beğenince, sabah biten peynir kutusu da nasibini aldı. Kutuyu önce kat kat, her kat arasında kurumasını bekleyerek akrilik boyayla beyaza boyadım. Sonra desenlerini keserek çıkardığım peçeteyi katlarına ayırarak, peçete tutkalıyla yapıştırdım. Henüz verniklemedim.

 Aslında herkes biliyor ama yine de ben kısaca anlatayım nasıl yaptığımı. Öncelikle beyaz sabun olması gerekiyor. Alt zemin beyaz olursa, peçetenin renkleri daha güzel ortaya çıkıyor. Renkli sabunlara da yapanlar var ama benim pek hoşuma gitmiyor. Sabunu alırken üzerinde kabartma yazılar olmaması da önemli. En azından bir tarafı düz olursa, uygulaması daha kolay oluyor. Eğer girinti çıkıntı varsa, mesela markası, orayı düzleştirmemiz gerekiyor. Bunu da kazıyarak veya hafifçe zımparalayarak yapabiliriz. Sonra peçeteden kestiğimiz deseni katlarına ayırıp, tutkal yardımıyla sabuna yapıştırıyoruz. Kuruduktan sonra üzerine bir kat daha tutkal sürüyoruz. Tutkal olarak, önce peçete tutkalı kullandım, sonraki yaptıklarımda tekstil tutkalı kullandım. Sevgili Ece bir programda, tekstil tutkalıyla yapıştırdığı peçetelerin, kullandığı sabunlardan çıkmadığını söylemişti. Bakalım, deneyip göreceğiz. Aslında banyoya koydum bir tane ama sıvı sabun da olduğu için kimse onu kullanmıyor :) 
Bir iki derken...
O peçeteden, bu peçeteden derken...
Onlarca oldular :)
Bazıları kayınvalideme gitti bile.
Bazıları da anneme gidecek...

Çocuklar da bir iki aldılar, çekmecelerine koyacaklarmış :) Bir kısmı da bana kalır mı acaba? Belki ilk yıkamada çıkacak bu peçeteler ama olsun. Zaten dekor olsun diye yaptım. Hem güzel görünüyor, hem de güzel kokuyorlar. Hala yapmayanlar varsa, hemen denesinler :)


18 Temmuz 2010 Pazar

Kabartmalı Ekmeklik ve Tepsi



Bu ekmekliği yaparken yaşamadığım aksilik kalmadı neredeyse. Salı günü mü başladım bilmiyorum ki :) Önce iki kat boyadım ve boyam bitti. Boyamı aldım ama bu sefer de Ece Aymer'in sitesine rastladım. Tabi benim aklımdaki ekmekliği beğenmedim o güzel çalışmaları görünce. Bu sefer de dekopaj resmi aramaya başladım. İnternetten bazı resimler buluyordum ama hiçbiri Ece Hanım'ın kullandıkları gibi değildi. Daha sonra sevgili Çilek bana bazı resimler gönderdi fakat onların çözünürlüğü iyi olmadığı için kullanamadım. Sadece gönderdiği tek tek olan objeleri bendekilerle beraber, yanlarda kullandım. Yanlız bunları çıkartırken eşim ince kağıda çıkardığından yine beklemek zorunda kaldım. Üst kapağında yine Ece Hanım'ın sitesinde paylaştığı dekopaj resimlerinden birini kullandım. Hamurla kabartma tekniği yapmaya çalıştım. Fakat hamuru light değil de klasik aldığımdan, kapak epey ağır oldu :) En sonunda sıra verniklemeye geldi, onda da istediğim marka mat sprey verniği bulamadım :(

Yaparken Ece Hanım'ın sayfasını kaç kere baştan sona okudum bilmiyorum. Fakat basit gibi görünse de bir çok ayrıntısı var. Ben bakarak bu kadar yapabildim.


Bazı hataları var, biliyorum ama yine de sevdim ekmekliğimi. Bu çalışmadan o kadar zevk aldım ki, artık herşeyi kabartma yapmak istiyorum :)
Nasıl yapıldığını anlatabilirim ama sevgili Ece bunu çok güzel anlatmış blogunda ve zaman zaman da tekrarlıyor. İyi ki rastlamışım bu bloga çünkü yaptığı farklı çalışmalarla ufkumu genişletti. Ece Hanım'a da haber verip, O'nun fikirlerini de almak istiyorum. Yorumlarınızı ve eleştirilerinizi esirgemezseniz çok sevinirim Ece Hanım :)

O kadar bekledim ki bunu yayınlamayı, görmemişin ekmekliği olmuş gibi, sağını solunu, her yerden fotoğrafladım :) Zaten eşim de sürekli "kullanabilecek miyiz biz bu ekmekliği" diye soruyordu. Haksız da sayılmaz, utanarak söylüyorum, tam bir senede bitti :I Ekmekliği yerine götürürken, "aslında bunu törenle kullanıma açmalıydık" diyerek, bana takılmayı da ihmal etmedi :)

Kızımın da eli değmeden olmazdı. Neyse ki kapağın arka kısmını boyamaya razı oldu :)

Tepsiye gelince, bu plastik bir tepsi. Daha önce üzerinde çiçekler vardı fakat zamanla çıktı. Ekmekliğe dekopaj uygulaması yapmadan önce bir deneme yapmak istedim. İyiki de deneme yapmışım. Çünkü resmi yapıştırırken yamuk oldu, hava kabarcığı kaldı... Çok önemli bir obje olmadığı için bunu göze almıştım zaten. Sonrasında elimden geldiği kadar düzeltmeye çalıştım.

Kenarlardaki desenleri ise, fırçanın tersiyle yaptım. Yine mat sprey vernikle vernikledim. Aslında yat vernikle verniklesem daha sağlam olurdu ama yat verniği uygulamayı beceremiyorum. Beceremediğim için de sevmiyorum. Bir de açık renk objeleri sarartıyor diye biliyorum.

Ekmekliğimde fincanlı dekoppaj kağıdını kullanacağımı bilseydim, tepsiye de aynısını uygulardım. Böylece takım olurdu. Kısmet değilmiş...


Yazımı sevgili Ece Hanım'a teşekkür ederek bitirmek istiyorum. Kendisi bunu iş olarak yaptığı halde, bildiklerini paylaşmaktan çekinmiyor. Bunları paylaşırken gösterdiği pozitif kişiliği de cabası. O her zaman bloguna bizi sevdiğini yazıyor. Ben de sizi seviyorum Ece Aymer.

18 Haziran 2010 Cuma

Tatilin İlk Faaliyeti

Karneler alındı bugün. Oğlum yine yüzümüzü güldürdü ve takdir getirdi. Artık o altıncı sınıfa geçen kocaman bir ÇOCUK... Kızım ise anasınıfını bitirip artık birinci sınıfa geçti. Onlar tatile girdi ama benim mesaim şimdi başladı :) Onları evde, üstelik bir arada ve sıkılmadan tutmak, "anne canım sıkıldı" sözünü sürekli duymamak için, faaliyet planlarımızı yaptık. Daha önce burada bahsettiğim üzere, kızım ve oğlum hiç anlaşamıyorlar. Neyse ki oğlum kitap okumayı çok seviyor da, arada bir ortadan kayboluyor :)

Tatil programımızda piknik ve kır gezilerimiz mutlaka olur. Böyle yerlere gittiğimizde de çocuklar bir süre sonra sıkılabiliyorlar. Yanımıza mutlaka internetten çıkardığımız resimleri ve boya kalemlerini de alırız. Gerçi bir süre sonra, onların başladığı resimleri tamamlarken buluyorum kendimi :) Hem de büyük zevkle...
Başka bir tavsiyem de, küçükler için hazırlanmış olan etkinlik kitapları var. Onlar da kurtarıcı oluyor. Bu kitaplardan burada bahsetmiştim.



Bu kalemlikleri kızımla birlikte yaptık. Pati'nin yediği mama kutularından bazılarını atmamış, bir kısmına çiçek ekmiştim. Bunu ise kızım kalemlik yapmak istedi ve desenini kendisinin seçtiği bir yapışkanlı folyo ile kapladık. Hızımızı alamayıp bir de, kulak çubuğu kutusunu çıkardık aradan:) Başka bir yapışkanlı folyo ile de kalpler kesip üzerine yapıştırdık. Ben bu yapışkanlı folyoları çok seviyorum ve her gittiğimde bir deseni beğenip alıyorum. Fakat kızım o kadar renkli desenin içinden bunu beğendi :)
Bu yapışkanlı folyo ile ilgili daha bir çok projem var. Hepsini tek tek yapıp yayınlayacağım. Hele bir tanesi var ki tam bir bomba, beni bekleyin lütfen :)

Karneler nasıl olursa olsun, onlar da artık dinlenmeyi hak ediyorlar. Tatillerini en güzel, en verimli şekilde değerlendirmelerini sağlamalıyız.
Hepinize, hepimize iyi tatiller...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...