Siyasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Siyasi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2021 Cumartesi

ÖTEKİLER- TUNCAY ÖZKAN

 


"Kuraklıkta beklemeyi, sert kış günlerinde titremeyi, ölümlerde sevinmeyi, çalışmayı, çok çalışmayı biliyorduk. Ama umutlu olmak? Bu konuda en küçük bir şey duymamıştım. "

"Öldürmek doğal olunca, ölüm de sıradan oluyordu. "

"Zorunluluk hayatımın en önemli gerçeği idi."

"Allah'ım ! Eğer bu karanlığın içinden bir ışık doğmayacaksa, aydınlık neden var? Eğer bunca zulümden sonra yeni bir şey olmayacaksa, karanlık kazanacaksa, hep zalimler kazanacaksa sen neden varsın?"

Kitabın 6. basımı 2013'ün Aralık ayında 170 sayfa olarak yapılmış. 

Kitap Hüseyin Yanç'ın gerçek yaşam öyküsünün kurgulanmış şekli. Kim bu Hüseyin Yanç diye merak edenler kitabı da okuyabilir,  google amcaya da sorabilir. 

Öykünün benim gibi Trakya'nın bağrında doğmuş ve Ankara'dan öte Anadolu'ya geçmemiş biri için anlamlandırılması zor. Ama yine benim gibi Doğu 'yu her zaman merak etmiş iseniz ve üzerine okumalar yapmışsanız inanılması çok ta imkansız değil.  Ve her ne kadar gerçek olaylardan yola çıkılmışsa da kurgusallık gereği olayların çok yüzeysel anlatıldığı, derinlemesine kaleme dökülemediğini söylemek yerinde olacaktır. 

Özellikle son kısımlarının keşke bir miktar daha anlatılsaydı, ya da kesin olarak sonuçlanabilseydi hissi verdiğini inkar edemeyeceğim.  
Benim için farklı,  rahatsız edici, zaman zaman tiksindirici ve fakat bu olayların gerçekliği bilindiğinden aynı zamanda oldukça etkileyici bir okuma oldu. 

Hep arzu ettiğim barış sadece Doğu'ya özgü bir temenni değil,  bütün Dünya için en içten dileklerimdendir.
Barışla,  huzurla, mutlu kalın.  Kitaplarla, sevgiyle, sağlıklı olun.




14 Aralık 2019 Cumartesi

HAYALİ CEMAATLER - BENEDICT ANDERSON

Çeviren:iskender savaşır 
1. Basim 1993
8. Basım 2015
227 sayfa 
Metis Kitap

"Bu kitabın amacı milliyetçilik denen 'anomali' nin daha doyurucu bir açıklamasına ulaşabilmek için nihaî olmayan bazı öneriler sunmaktır. "

"Ulus hayal edilmiş bir topluluktur. Kendisine aynı zamanda hem egemenlik hem de sınırlılık içkin olacak şekilde hayal edilmiş bir cemaattir."

"Milliyetçiliğin büyüsü, rastlantıyı yazgıya dönüştürmesidir."

"Kutsallığının yanısıra Lâtince'nin belirleyici özelliklerinden biri, çiftdillilere özgü bir dil olmasıydı. "

"1535'te I. François herhangi bir kitabın yayınlanmasını , cezası asılarak idam olan bir suç ilan etti."

"İngiltere'de Norman fethinden önce sarayın yazınsal ve idarî dili Anglosakson'du. Fethi izleyen bir buçuk yüzyıl boyunca kraliyet belgelerinin neredeyse tamamı Lâtince yazıldı.  1220-1350 arasında Norman Fransızcası, bu devlet lâtincesinin yerini aldı.  Bu arada, bu yabancı egemen sınıfın dili ile tabi nüfusun Anglosakson dilinin yavaş yavaş kaynaşmasından Erken ingilizce doğdu. "

"Bugünkü Türkiye, İran,Irak ve Sscb'nin sınırlarına dahil edilmiş olan ve Türk dilleri ailelerine mensup dilleri konuşanların durumu özellikle ibret verici."

"Karşılaştırmalı tarih" denebilecek şeyin gelişmesi zaman içinde o güne kadar işitilmemiş olan ve açık bir şekilde "antikliğin " karşısına konan "modernite" kavramına yol açtı. "

"Dilleri, bazı milliyetçi ideolojilerin yaptığı gibi bayraklar, ulusal giysiler, halk dansları ve diğerleri gibi ulus olmanın bir amblemi olarak ele almak her zaman yanlıştır. Dillerin en önemli özelliği,  hayali cemaatler türeterek, tikel dayanışma grupları inşa edebilme yetenekleridir."

"18. yyda bugünkü Finlandiyanın devlet dili İsveççe idi. Bölge 1809da çarlikla birleşince resmi dil rusça oldu. 1820lerde halk dilinde Fince yayılamaya  başladi."

170. sayfada sipahi kelimesinin Osmanlıca'dan geldiği ve Arapça ve Avrupa dillerine geçtiğini iddia eden yazar kitabının tamamdan anlaşılacağı üzere hiç Farsça diye bir dil duymamış. Milliyetçiliğin nasıl ve nerede doğup geliştiğine dair teorilerini bilhassa Asya üzerindeki uzmanlığı ile bağlayarak açıklamış. Çok fazla kişiden kaynak alarak onların teorilerini çürütmeye çalışmış.  Kaynak anlamında iyi bir kitap, Siyasal okuyan yeğenden hevesle alıp okuduğum ama ilk sayfalarında Türkçe ve Osmanlıca üzerine yaptığı tespite katılmadığımdan her satirinda eleştirilecek bir yerini bulmaya çalıştığım bir kitap oldu. Osmanlıca'yı bir dil olarak ele alabiliriz ona itirazımız yok ancak sadece devlet dili/resmi dil olarak kalmış halk dili olamamış ve kendi kurallarını/gramerini bir türlü ortaya koyamamış Arapça ve Farsçadan sadece kelime almakla kalmamış gramer olarak ta bir hayli etkilenmiş olduğunu kabul etmek lazım. Bu arada hiç atalarımızın dilini anlamıyoruz falan demeyin bir İngiliz de atalarını anlamıyor, anlamak isteyen de bu alanda kendini geliştirebilir kimse engel olmuyor. 

Ama gerçekten sadece konuşmuş olmak için sadece itiraz etmiş olmak için itiraz etmeyin.  

Kitap aynen yorumumda da saptığım gibi odaktan uzaklaşmama neden oldu ama dediğim gibi iyi bir kaynak. 

İlgisi olanlar keyifle okuyacaktır.





21 Mayıs 2018 Pazartesi

TAKKELİ FİRAVUNLAR - SABAHATTİN ÖNKİBAR

VE BÜYÜK SİYASİ SIRLAR
3. Basım 2014
195 Sayfa



"Bu kitapta cevabını bulacağınız sorulardan bazıları şunlardır:

-Cemaat ile Tayyip Erdoğan kavgasının bilinmeyen tarafları neler?

-Alparslan Türkeş'in hiç açıklanmayan pişmanlığı neydi?

-Semra Özal hangi medya patronundan bir çanta dolusu dolar aldı?

-Kumarhaneler Kralı Topal 5 milyon doları Ankara'da kime götürdü?

-Kasetlere rehin düşenler kimlerdi?

-İlkokula bile gitmemiş , bin yılın evliyası medya patronu kim?

-Kur'an üzerine yeminle nasıl ihale alındı?

-Türkeş'e göre Bahçeli mitçi miydi?

-Cemaatlerde uçan şeyhler ve Omerta yasası.

-Türk iş adamlarına New York'ta kadın arkadaş bulan AKP'li kimdi?

-Gazeteciye "Eşimi müsteşar yaptır " diyen bakan kimdi?

-"Kıbrıs ayakbağımız " diyen Genelkurmay Başkanı kimdi?

-Mehmet Ağar ile Erkan Mumcu nasıl tehdit edildi? "




23 Şubat 2018 Cuma

LENİN - RICHARD APPİGNANESİ & OSCAR ZARATE

#Yeni Başlayanlar İçin

Çeviri: Osman Akınhay
1. Basım 2010
169 Sayfa

"Gerçeğin dönüşleri , sapmaları ve zigzaglarını küçümsemeksizin doğruca ileriye bakma yeteneği... Marksizmin öğrettiği budur."

Açıkçası kitap Yeni Başlayanlar İçin alt başlığı ile çıkmasına rağmen , tam olarak Lenin 'i ya da Sovyetler'i öğrenmeye sıfırdan başlayacaklara biraz fazla. Ama tabii çizgi dizi şeklinde olması yeni başlayanlar için düşünülmüş olabilir.

İlk sayfalarda verilen kronolojik sıralama ile tarihi gelişim konusunda genel anlamda bir çerçeve bilgi oluşturulması çok hoş .

Ne ki kitapta bütüncül bir toparlama yapılamamış izlenimi edindim ben , nihayetinde .

Ve tabii tam tarafsız bir anlatım da değil zannederim.

Yine de o dönem hakkında okumak isteyenlere , genel bir bakış açısı sunabilir. 

Yeterli midir , değil midir kararı da okura bırakılır :D

Okunur.


22 Haziran 2017 Perşembe

GALAT-I MEŞHUR -SONER YALÇIN

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR

1. Baskı 2016
456 Sayfa

"Galat-ı Meşhur; kelime veya deyimlerin yaygın olarak yanlış bir biçimde kullanılması sonucu , doğrusunun yerini alması halidir."

"Kitap kapağındaki resim Şeyhülislam Cemalettin Efendi'nin eşi Fatma Zehra Hanım'dır. 1902"

"Yavuz Sultan Selim sanılan küpeli resim Şah İsmail'in."

"Bildiklerimiz değil, doğru zannettiklerimiz başımızı belaya sokar. Lincoln."

"Bilinir ki , parlamentoda her söz kayıt altındadır. Oysa gazete - kitap okumayan ve sadece TV'den bilgi edinenler bir gün önce söylenenleri hiçbir zaman akıllarında tutamazlar."

"Devlet adamı olarak yalan söyleyip , hırsızlık yapıp , rüşvet yiyip adaletten kaçabilirsiniz.
Dün...Böyle çok devlet adamı oldu ; okuduk.
Kuşkusuz bugün de oluyor; görüyoruz.
Kimileri yargı önüne çıkarılıyor mu? Hayır!
Ama...Yargıdan kaçsanız da , tarih yazıyor kardeşim!
Yargıdan kaçabilirsiniz fakat tarihten kaçamazsınız.
Katip Çelebi yazdı.
Peçevi yazdı.
Naima yazdı.
Şanizade yazdı.
Koçi Bey yazdı.
Kantemiroğlu Yazdı.
Uzunçarşılı yazdı.
Orhun Yazıtları bile..."

Ve kitaptan bana kalanlar yine uzun bir okunması gereken kitaplar listesi:
Türkiye'nin Düzeni-Doğan Avcıoğlu
Roman Gibi -Sabiha Sertel
Zamanı Süzerken -Haluk Kırcı
Eduardo Galeno- Aynalar
Naomi Klein- Şok Doktrini:Felaket Kapitalizmin Yükselişi
Samuel Huntington-Medeniyetler Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Kurulması
Abdullah Ağar-Işıd ve Irak
Sabriye Okkır -Cinayeti Gördük
Nogaylaroğlu- Milli Görüşten Sihuriye
Hikmet Çiçek-ERgenekon Terkibinde Gizli Tanıklar
İlhan Taşçı-Gizli Tanıdık
Simone de Beauvior- Mandarinler
Prf. Dr. Hikmet Özdemir-Ermeni Asıllı Rus Generale Göre....
Mehmet Perinçek- Rus Devlet Arşivlerinden  belgede Ermeni Meselesi
Bernard LewiTarih Notları
Dünya Hepimize Yeter


12 Mart 2017 Pazar

İSYAN 1-YALÇIN KÜÇÜK

2. Baskı 2004
653 Sayfa


"Düzen, artık ancak sürüleştirilebilirse ve o ölçüde , ayakta kalabileceğini anlamıştır."

"Doğru, her zaman , kendi halinde bile , devrimcidir."

"Bilim bir silah oluyorsa , tarih , kavram atmak için bir mancınıktır."

"Çifte ihanet günlerindeyiz.
İhanet , teslimiyetin anahtarıdır."

"Barzaniyi büyütmek , Türkiye Devletini küçültmektir."

"Bizi kimse standart düşünmemeli .Ben, kendi kendimi, kendime beğendirmek için bu kadar çok çalışıyorum."

"Yalnız olmayız, kimsesiz kaldığımız zamanlar vardır."

**************

2017 için hedeflerimden biriydi , Yalçın Küçük okumak.

Deli de dahi de diyemediğimiz ya da her ikisini de zaman zaman diyebileceğimiz biri Küçük.

Müthiş bir zekası olduğunu yadsımak , kendi zekamıza hakaret olur.

Bu kitabı da , kendinin de dediği gibi ;

'yanılma payı' olan teorileriyle dolu.

O kadar çok bilgi var ki içinde , okurken beynim yandı desem yalan olmaz .

Fakat ben bu tip kitapları seviyorum.

Küçük okumayı da sevdim , İsyan'ın 2. si elimde olmasaydı da alırdım ama iyi ki almışım , şimdi belki de 2017'de 2. yi okumak istiyorum.

Küçük kendine has üslubu ile yazmış kitabı , konuşur gibi .

'O kadar öyle ki', Küçük'le karşılıklı konuşuyorsunuz hissi vermekte.

Bir miktar daha az Fransızca ve İngilizce kelime olsaydı diyemiyorum , kitabı okurken sözlükler havada uçuştu çünkü.

Gerçi okuduğum bölümle alakalı olarak Farsi kelimeleri  anlamam ya da öğrenmem oldukça iyi oluyor.

Teşekkürler Küçük , sen yaz , yaz ki;

 birileri de artık teorilerden korkmasın , varsa karşı önermeleri onları da anlatsın.






12 Aralık 2016 Pazartesi

115-SIZINTI- BARIŞ PEHLİVAN/BARIŞ TERKOĞLU

1. Basım 2012
415 Sayfa

Kitaptan tek söz paylaşmıyorum burada .

Yakın tarihte medyamızın kendi istediğini yayınladığı fakat bütün dünyada başka başka yayınlanmış olan gizli belgeler var kitapta.

Son günlerde yaşanan yeni patlamanın sesleri , etkileri hala sürmekte .

Bu süreçte yeni kitap paylaşımları yapmak istemesem de sanırım bu ülkenin kitaplara ihtiyacı şu yaşananlara inat daha fazla.

Acıları hafifletmez biliyorum , düşen ateşi söndürmek bir yana bir nebze bile azaltmaz .

Ne ki yine de bu ülkeyi değiştirecek şeylerden biri kitaplar .

Daha fazla kişiye ulaşabilsin diye , belki birinizin bile okuma hevesi gelir  diye paylaşıyorum .

Belki bu kitap bazılarını mutsuz edebilir , inançlarını sarsabilir ama okunmalı.

Belki de sadece bir iki ideolojik nedenle yapılan bir sürü şeyi görmezden gelmişsinizdir kim bilir?

Belki de eskide yapılan yanlışlar var diye bugün daha büyük yanlış olanlara sığınmışsınızdır!

Belki de sadece inançlarınızı ortak görmüşsünüzdür de yapılanlara gözlerinizi kapatmışsınızdır!

Ve yine belki de mükemmel değil hiç bir yönetim ama daha iyisini istemeyi bilmek gerekir.

Bunun için ses etmek gerekir .

Eğer;
-Tüpraş/yolsuzlukları
-Eric Edelman'ı
-AKP içinde yolsuzluğa bulaşmış 3 ismi,
-The cemaat'i
-Ege karasularındaki dalgalanmaları
-Şimdinin terör örgütlerini ,
-Eskilerden çuval krizini,
ve ordunun vakti zamanını bilmek isterseniz , okuyun...

Ve de taraf olmak için önce her iki tarafından dinlemek gerektiğini unutmayın...


12 Mayıs 2016 Perşembe

46-ALLAH ALLAH bizim KONTESİ kim SEVDİ?- MİNE G. KIRIKKANAT


126 Sayfa
"Sigara yanıklarıyla delik deşik masamın örtüsü, yurdumun bağrı.Bir ayağı topal iskemlem , döviz kuru ayarı.Ne tepemdeki üzümsüz bağı çadırının umurunda egzoz gazları, ne çelimsiz söğüdün umurunda , dibine biriken izmarit yığınları.Onlar, çirkinin özel, anlamsızın güzel oluverdiği garip bir cennette köklenmiş .Her  bahar zehirli topraklarına inat yeşeriyorlar .Asitli çamurlardan damıtıyorlar özsularını .Burası Türkiye.Araziye uyanların canlı kalabildiği mucize."

"Akıntı, çoğunluk demektir.Çoğunluk , genelin istemi, yani halkın , ailenin , arkadaşların çoğunluğu olabileceği gibi , üyesi olunan kurumun yönetimi tarafından çizilen ve empoze edilmese de uyanın ödüllendirilip uymayanın cezalandırıldığı , cezalandırılmadığı zaman , en azından görmezden gelinerek yok sayıldığı 'genel' politika ya da 'trend' olabilir."
**********************************************
Mine G. Kırıkkanat'ın köşeyazılarından oluşmakta kitap.

Siyasi söylemler içermekte, bu sebepten her kesimin rahatsızlık duymadan okuyabileceğini düşünmüyorum.

Yazılar şimdi için hafif kaçmakta bence.

Bugünküler çok daha serttir inanıyorum.

Kırıkkanat okumalarım sürecek...


15 Nisan 2016 Cuma

34-BAY PİPO- SONER YALÇIN&DOĞAN YURDAKUL


*Bir Mit Görevlisinin Sıra Dışı Yaşamı
HİRAM ABAS
1. Baskı 1999
12. Baskı 2000
521 Sayfa



Bu kitapla birlikte 4 adet kitap bitirdim .

Şöyle ki o kadar detaylı anlatımı var ki daraldıkça kısa hikayeleri olan kitaplara kaçtım.

Neticede hikaye kitapları okumakta sıkıntı yaşıyorsanız (benim gibi) bu kitabı şiddetle tavsiye ederim !

Soner Yalçın okumayı sevdiğimi defalarca yazdım , özellikle yakın tarih, siyasi kişilikler hakkında detaylı bilgiler ve hatta  ülke yönetimindeki kişilerin gen haritalarına kadar yazar inceleme fırsatı verdi önceki kitaplarında .

Doğan Yurdakul ile yazdığı bu kitabı biraz da Mit'i merak ettiğim için aldım.

Hiram Abas'ı ;

adını Mit'le duyduğumuz , başta kahraman sonra acabalar ile açıklanan , üst düzey mit görevlisi ve suikast ile öldürülen kişi diye tanımlayabilirim sanırım.

521 sayfalık kitapta oldukça fazla devlet yönetimi - Mit ilişkisi anlatılmakta. 

Darbelerden başladığını söylersem ne demek istediğimi anlayacaklar olacaktır.

Uzatmayayım yakın tarih ile ilgilenenlerin ve meraklılarının okuyacağı bir kitap.

Yine Yalçın'ın her kitabında olduğu gibi kitap bittiğinde 100'e yakın sticker yapıştırmıştım. Ne kadar çok okumam gereken kitap var.

Not : Bir şeyi çok merak ediyorum , bu tür kitapları okuyanların çok olmadığını düşünüyorum fakat bu kadar baskıya nasıl ulaşıyorlar anlamıyorum. Bilen varsa beni de aydınlatsın.




1 Mayıs 2015 Cuma

39-BERABER YÜRÜTTÜK BİZ BU YOLLARDA-YILMAZ ÖZDİL


1. Basım 2015
331 Sayfa

"Tarih boyunca böyle propaganda savaşı görülmemişti .Dini siyasete alet eden politikacılar , devlete hakim olmaya çalışan dinciler , rüşvete doymayan tipler , gözünü para hırsı bürümüş iş adamları kamu görevini yapmayan basın yüzünden , hangi gizli servislerin oyuncağı olmuştuk, belli değildi."

"Türkiye tüm bu kepazeliklere rağmen hala ayakta durabiliyorsa , memur Teoman gibilerin sırtında duruyordu."

"Boşuna dememişlerdi...
At koşar, baht kazanır,
Adalet bekleyen, nah kazanır!"

Yılmaz Özdil ne yapsın , O da harfleri yürütmüş! :)

28 Mart 2015 Cumartesi

29-BENİ SUSTURABİLECEK TEK ŞEY- EMİNE ÜLKER TARHAN

1. Basım 2014
167 Sayfa 


Bu kitap bir bir söyleşi ;
Emrah AKKURT'un  Emine Ülker TARHAN ile röportaj kıvamında söyleşisi.

Önsöz'ü A. Mümtaz İDİL yazmış , lakin neden ön söze karşı olduğu hakkında yazmış daha çok.

Kitap için söylenecek çok şey yok , ama okunması gereken kitaplardan biri diye düşünüyorum , kitabın ismini oluşturan cümlenin devamını öğrenmek için.

Eğitimli , donanımlı , birikimli bir kadının , bir hukuk uzmanının , YARSAV''a başkanlık etmiş , partisinde öne çıkabilmiş , hatta  yakın zamanda parti kurmuş bu kadının hayatı , bu ülkede kadınların neler yapabileceğini görmek  için okunmalı .

**************************

"Öyle anlamsızdı  ki...Ölen çocuk, öldürenler çocuk..."


"Hukuk fakültesinde okuyorduk , bize evrensel hukuk kuralları , yargı bağımsızlığı öğretiliyordu ama insanlar evrensel hukuk kurallarına göre değil , sıkı yönetim mahkemelerinde yargılanıyordu,
idamlar oluyordu. Aslında hukuk falan yoktu."

"Balyozla vurulup ezilerek babaları tarafından öldürülmüş , namus cinayetine kurban gitmiş kız kardeşler gördüm o dosyalarda .Ellerine iğneler batırılıp işkence edilmiş minik bebekler , tecavüze uğramış , iç çamaşırının lastiği ile boğularak öldürülmüş 11 yaşında küçük bir kız çocuğu , öyle masum sanki uyuyor gibi."


"Ceza kürsüleri bir yargıç için mesleki açıdan çok tatmin edicidir, mağduru , yoksulu,güçsüzü korumak , adalete en azından yaklaşabilmek , onu somutlaştırmak insanı huzurlu kılar, bu dünyada adalete biraz yaklaşabildiyseniz gece çok rahat uyursunuz. Tabii duruşma salonlarını , dosya kutularındaki raporları ve ölü insan bedenlerini gece uykunuza taşımazsanız eğer ...

Aslında yaşamın en zorlu , karanlık ve derin duyguları duruşma salonlarında ve dosya sayfalarında gezinir durur.Oradadır, uzansanız dokunacağınız dirilikte , bazen korkutucu bir vahşilikte oradadır yaşam. Bazen de çok iç burkucudur.Aile içi tacizlerle tükenmiş hayatlar, dosyalardan fırlayıp uykunuzu bölmezse eğer uyuyabilirsiniz. Hikayelerini , tanık ifadelerinden , fotoğraflarından ve adli tıp raporlarından sadece okumaz yaşarsınız da...Dedesi yaşında adama satılıp , dayanamamış , köyünün yolunu bulmak için çıplak ayakla bata çıka koşarken tutulup eve geri getirilmiş , sabah bir dut ağacına kendini asmış bulunmuş 15 yaşında bir kız , saçları uçuşur sabahın alaca karanlığında , uyandırır sizi uykunuzdan...

"Devrimci olmak , bana göre , yanlış olanı , kötü olanı , çirkin olanı ,çürümüş olanı önce bilmek , sonra hiç korkmadan , güçlü bir şekilde değiştirmek ya da yıkıp yenisini yapabilmeyi istemek demek."

"Vakit daha geç olmadan şapkayı önümüze koyup ciddiyetle düşünmemiz gereken hususlar var. Demek ki yeterince iyi değildik."

"Demokrasi bir siyasi idare şekli , yöneticilerin nasıl seçileceğine dair bir usul. Fakat bunların ötesinde bir kültür. Her şeyden önce , farklılıkları muhafaza ederek bir arada yaşama iradesi gösteren insanlar gerekiyor demokrasinin yerleşebilmesi için .Birbirinden nefret eden kalabalıklar demokrasi inşa edemezler. Nasıl ki , kadın erkek eşitliği anayasaya yazarak , yasalar koyarak sağlanamıyorsa, 
içselleştirilemiyorsa , demokrasi de sadece yasalarla kurulamaz."

"Üstelik belki siyaset denilen şey hayal kırıklığından ibaret...Hele benim gibi tek derdi memleket olanlar için..."


"Demokrasi sadece çoğunluğun değil , azınlığın da, iktidara oy vermeyenlerin de kuvvetli güvencelerinin olduğu bir rejimdir.Aksi zaten demokrasi falan değildir.Yani dört yılda bir halkı sandığa götürmek demokrasi değildir."

"Ben bu ülkedeki yoksullarla ilgili her şeyi biliyorum , ne yemediklerini , neleri olup olmadığını , gidemedikleri tatilleri...Bilmemiz gereken neden yoksul oldukları .Onlar yardım edilmiş yoksulluk istiyor, bense yok edilmiş yoksulluk.Yıllardır , ben doğduğumdan beri aynı tür iktidarlar yönetiyor bizi ve onlar sayesinde hep borçlu doğduk.Onlar sayesinde en çok kadınlar ve yoksullar görünmez oldu bu ülkede."