2 Eylül 2026 Çarşamba

Elimdeki Kitabı Bitirdim



Dün akdığım kitaplardan birine başlayabilirim artık. 



Bugün bizim tanışma yıldönümümüzdü. Tabii ki Can hatırlamadı :D Neyse beş gün sonra evliliği hatırlar herhalde. Roma işi hayal oldu gibi gözüküyor. Hareketsizlikten kasları eridi iyice, güçsüzleşti, güçsüzleştikçe bizimki de saldı. Şu aralar kılını kıpırdatası gelmiyor. 


Neyse bugün arkadaşlarımızla buluştuk da biraz dışarı çıktık. Aslında bu hafta ben de hiç gıpraşmak istemediğim için hepten hareketsiz kaldı. Dönüşte asansöre bindirmeden merdivenlerden çıkarttım. Bu lânet hastalıkta ilaçlar hastalıktan beter yapıyor. Bakarsan tedaviye başladığı zamana göre ciğerleri daha iyi ama kendisi eridi. Ve bu kadar negatif etkiye iyileşme de olmuyor, yerinde saymasına şükrediyorsun. E tamam yerinde sayıyor ama ilaç canına okuyor. Eski ilaçlar bir hafta sonra geçiyordu. Bu üç hafta devam ediyor. Zaten yeni ilaç zamanı geliyor o sırada. E vücud da yoruluyor. 




 

Böyle bir çiftmişiz .. 35 yıl olmuş bir vapurun üst arka açığında yollarımız kesişeli. Valla filmde izlesem abartmışlar derdim. İnsanın başına gelince  bile inanamıyor. 

1 Eylül 2026 Salı

Havada Serinlik Var

Eskiden de böyle olurdu. Eylülün ilk günü yağmur yağardı, ya da serinlerdi birden, yazın bittiğini bir anda hissederdik. Bugün yağmur yok ama balkonda otururken serin geldi.

Balkonum da yine cascavlak kaldı. Dün begonvili budadı yine. Ağustos'a kadar başa çıkmıştım ama son ay baştan sona bitlendi, yapış yapış yaptı bütün balkonu. Onları budayıp balkonu temizledim.


Kırlangıçlar hâlâ uçuşuyorlar. Sesleri beni mutlu ediyor. 

Bir yaz daha geçti. Niye hüzünleniyorum bilmem. İstanbul'un asıl sonbaharı güzel oluyor. Işık, renk, havanın hafif serin hali. Tam tadını çıkarmalık.

Annemle alışveriş merkezine gitmeyi plânlıyorum bu sabah. Ne zamandır onunla gezmedik. Dün hiç keyfi yoktu. Belki mutlu olur. 

Eylül çok güzel geçsin hepimiz için. 


30 Ağustos 2026 Pazar

Ağustos Dump

 




































Metehan'ın Japonya'dan arkadaşı annesiyle yemeğe geldi. Kısıra bayıldılar. Kahve falı baktım onlara. Çok eğlenceliydi.

Kpop ayıydı. Çok beklediğimiz gruplar festivale geldiler. Ben iki gün festival boyunca ünlüymüşüm gibi havalara girdim. Her yerde, ışıl ışıl gençler gelip fotoğraf çekildiler benimle :D

Kuşadası'ndaki arkadaşlarımıza gittik, üç gece kaldık .

Döndük bir de atmış kişilik piknik yaptık  Stray Kids fanlarıyla.

Teyzem geldi Görele'den. 

Ferhan Ablamla buluştuk bir kaç kez.

Üniversite arkadaşlarımla kahvaltı yaptık.

İşte böyle geçti koca bir ay. 

Eylül ayında her gün yazacağım, söz. 

Roma'ya gitmek istiyorum. Can hiç dediğimi kaale almıyor ama du bakalım. 

1 Ağustos 2026 Cumartesi

Annem Hep Arkamda

Canım sıkkındı bu sabah. Bizimkilerin çok değerli bir oyun kutusunu atmışım çöpe. Üzüldüm tabi.

Sabah annem neden keyifsizsin diye sordu. Söyledim.

Canım annem.

Hayatımda ne zaman sıkılsam beni rahatlatır. Ne zaman.

Çok özlemişim o annemi. Bir an karşımda bulunca mutlu oldum.

Çoğu şeyi unutuyor olabilir. Ama kızını sarıp sarmalamayı unutmamış hâlâ...




26 Temmuz 2026 Pazar

Günaydın


 Dünkü yağmurlardan sonra bu sabah etraf daha ışıl ışıldı. Balkonda otururken hayran hayran izledim.

Geçen hafta üç gün Bilgehan'ın odasını temizleyerek, üzerine üç gün tembellik yaparak geçti. Ben odasını temizlerken o anneannesinde kaldı. Metehan da tam bir hayal kırıklığı ve fiyasko geçen bir arkeolojik anlatılar kampına katılmıştı. Can'la evde başbaşaydık. Ay ne güzelmiş :D

Bugün arkadaşımızın yaptığı fotoğraf gezisine katılacağız . Aslında fotoğraf falan düşündüğümüz yok. Vapurla Anadolu Kavağı'na gidip orada yiyip içip geri dönmek hoş gözüktü gözümüze. Bugünlerde Can'ın pek birşeye hali yok. Dedim evde oturup duracağımıza orada oturup duralım bari. 

Yarın akşam da bir üniversite arkadaşımla buluşacağım yıllar yıllar sonra. Müze Gazhane'de Grup Gündoğarken konseri varmış. Orada buluşalım dedik. 

Çarşamba Can pet çekilecek. Üç hafta öne aldık peti. Zira öksürüğü geçmiyor. Eğer ilaç işe yaramıyorsa artık boşuna kullanmasın bir kür daha. Bu ilaç gen testinde çıkan ilaçtı. İlk mullandığında güzel işe yaramıştı. Mide bulantıları aşırı olmasa da sürekli olduğu için hayat kalitesini çok düşürüyordu ama işe yarıyor demiştik. Ne kullanır bundan sonra bilmiyorum. Göreceğiz .

Heyecanla Ateez konseri bekliyorum. Bir takım münasebetsizler çocuklarımızı eşcinselliğe götürecek diye konserin iptali için kampanyalar başlatmışlar. Yavrum ya kampanyandan bir gün önce Ricky Martin burdaydı. Nedir bu eşcinsellik korkusu anladıysam arap olayım. İki yetişkin  biribirini seviyorsa bunda garip bir yan bulamıyorum. 

Uzun zaman sonra ilk defa dizi izliyorum. Hem de Kore dizisi. Doğu Sarayı mı ne. Bilimum ruhlar, garip yaratıklar falan. Çok uzatılmıyor sahneler, kendini aşırı utandırıcı durumlara sokan tipler yok, macera sevenler için tadında bir dizi. 

Bizden son durumlar bu. 



10 Temmuz 2026 Cuma

Bunu da Gördük :D

Dün sabah hazırlanıp her şeyi karavana yükledik. Arkadaşlarımız geldi. Onları da alıp yola çıktık. Evden henüz on beş dakika kadar uzaklaşmıştık ki tam tünelden geçerken bomba gibi bir patlama sesi ile yerimizden zıpladık. 

Karavanın lastiği patlamış. 

Kağnı hızında tüneli geçip kenarda durduk. 

Can daha karavanı aldığında stepnesiz olmaz diyerek ona uygun yedek lastik bulmuştu. Tabi onu karavandan çıkarttığını düşünüp de eve dönmeye karar vermeseydi yarım saatimiz boş yere geçmezdi :D

 Yoldan sağa saptığımız anda lastiği karavana geri koyduğunu hatırladı ama bizim o beş metrelik mesafeyi geri dönmemiz yarım saat sürdü. 

Neyse , hidrolik krikodan tekerlek şişirme zamazingosuna her türlü zamazingosu da olduğu için Sabri ile yarım saatte değiştirdiler lastiği.


Yeniden yola koyulduk.

Kamp yerine varıp kurulduktan ve Can'a zorla karavanın tentesini de açtırdıktan sonra yağmur başladı. Nasılsa meteoroloji tam bilmiş. Dörtte başladı yedi buçuğa kadar yağdı. O saatte kesildi. Ama her yer çamur deryası olmuştu bile. Umarım bugün kurur biraz da çıkarken yine çekici çağırmak zorunda kalmayız.


Onca çamura yağmura inat düzgün bir sofra kurmak için çabalayan hatunlar alkışı hak etti bence . Bulaşık yıkamaya da üşenmedim. Ama sabah kahvaltısı uyduruk olacak diye uyardım. Sürekli de bulaşık yıkanmaz ki canım :D


Bir ara yapmur yağarken güneş çıktı. Gökkuşağı olur kesin diye arandım. Bu sanatsal fotoğraf çıktı ortaya.


Gece yarısına kadar yıldızların altında ateş başı keyfi yaptık. 


Ve sabah...

Şu an ışıl ışıl güneşin altında sabah keyfi yapıyorum. Deniz gel bana diye çağırıyor. Belki gireriz. Can Efendi muhalefet yapmazsa. Paso her şeye muhalefet. Onu yapamayız , bu olmaz :D Neyse ki sonra bana kıyamıyor . 

Dün gece çocuklar olmayınca arkadaki yatakta yattık. Çok rahatmış. Bizim yattak yaptığımız yemek kısmındaki minderler o kadar yüksek değil, üzerine ne koyarsak koyalım bir yerden sonra omzum kalçam ağrıyor. Arkada mis gibi yattım. Can da yatağa yatınca , evet ya , burası rahatmış, dediğin karavanla Türkiye turunu yapabiliriz dedi :D Sözü aldım bakalım :)

İşte böyle. Hemen yazdım ki sonra biriktikçe üşeniyorum :D

Şimdi şu sandalyede keyfime devam edeyim. Öptüm sizi.