Kayıtlar

annelik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Nightbitch

Resim
 Dün akşam epeydir merak ettiğim bir filmi seyrettim. Nightbitch ... Aylar evvel izlediğim trailerından anneliğe dair konuşulmayanı anlatacağını düşünüp izleme listeme eklemiştim. Gerçekten de beklediğim gibi anneliğin çok da anlatılmayan vahşi ve -filmde geçen tabiriyle- acımasız yönünü gösteriyor. Filmde hoşuma giden detaylardan biri karakterlerin isimsiz olmasıydı. Anne, baba ve çocuk vardı. En çok da anne. Annenin annelik sonrası hayatının nasıl keskin bir biçimde dönüştüğü, bu dönüşümünde toplumun ve diğer insanların rolü, bütün değişikliklerle bahsetmeye çalışırken kadının yaşadığı zorlanmalar ve tabiri caizse çöküş... Neyin uğruna nelerden vazgeçtiğinin hiç görülmemesi ve o ' ben hallediyorum' dedikçe ve belki de kendini de buna ikna etmeye çalışırken, yalnız kalması... Çok gerçek! Çok... Filmin bir diğer güzelliği de bu aşırı gerçek ve acımasız hikayenin büyülü gerçeklik sosuyla lezzetlendirilmiş olması! Doğum ve anneliğin vahşi doğasını, bir köpek metaforu üstünden an...

Annelik ve Ritüeller Çemberi

Resim
18 Haziran 2021, Cuma sabahı öğrenmiştim hamile olduğumu. Elimde çift çizgi test, yeşil koltuğa oturup ağlamıştım. O kadar şaşkın ve ne yapacağımı bilemez haldeydim ki yarım saat içinde hastaneye koşmuştum. 19 Haziran sabahı ise oturmuş kahvemi içerken hüngür hüngür ağlıyordum. Her şey henüz çok yeniyken ve doktorumun söylediği olumsuz hiçbir şey olmamasına rağmen sağlıklı bir hamilelik geçirememekten ve bedenimin bu sürece hazır olmadığından, kendimi buna hiç hazırlamadığımdan endişe ediyordum. Ve deli gibi kendimi suçluyordum! Hani annelikte hissedilen suçluluk diye bir şey varsa eğer, bende o an başlamıştı ilk. Ağlaya ağlaya, sevgili arkadaşım Merve Onay 'ın bana gönderdiği kartlar arasından hamileliğimin ve anneliğimin niyetiyle bir kart seçtim. , " I always do the best I can. " yazıyordu. Her zaman elimden gelenin en iyisini yaparım . Bir posta da bu cümleye ağlayıp dedim ki bu sana bir mesaj kızım, elinden gelenin en iyisini yap, yeter. Ve annelik sürecimde, o hami...

Çocukluk

Resim
Bu sabah Leyla'yı bale dersine götürdüm. O dersteyken, haftalardır beraber kapı önünde yarenlik ettiğimiz, geçen sene Hong Kong'dan buraya taşınan akademisyen bir anne arkadaşımla kahve içiyorduk. Her ikimizin de gündeminde ilkokul seçimi ve Hollanda'daki eğitim sistemini anlamak olduğundan bu konudaki düşüncelerimizi, beklentilerimizi paylaşmaya başladık. Buraya çocuğunun çocukluğunu yaşamasını istediği için geldiğini söyleyince açıkçası tam anlamadım ve nedenini sordum. Şöyle bir örnek verdi; kızı 20 aylıkken kreşe başlatmayı istediklerinde kızını mülakata almışlar, sorular sorup becerilerini test etmişler. Ve çok küçük yaştan itibaren katı bir eğitim sistemi ve sınavlarla ve çok yoğun rekabetle dolu bir düzen olduğunu anlattı.  Kreş sınavına şaşırsam da genel olarak -maalesef- anlattıkları tanıdık geldi. Hamileyken sevgili Zeynep Cansoylu bir kitap önermişti. Hollanda'ya taşınmadan evvel, burada yaşama ihtimali ve fikri bile henüz yokken okumuştum. Dünyanın En Mutlu...