Ben Hiç Mükemmel Değilim! Belki de Sıradan Biriyim...
Pazar sabahı. İnanılmaz yorgunum. Kafam taşıyamayacağımı sandığım kadar ağır, boğazımda bir yumru-her nefes alışımda gırtlağımı yakıyor, sesim boğuk boğuk çıkıyor, sanki bütün eklemlerim ayrı ayrı aynı anda sızlıyor… Bedenimi yataktan zar zor kazıyorum. Böyle sabahlarda kalın, tül bir perdenin ardından seyrediyormuşum gibi geliyor olan biteni. Yapılacak şeyler gözümde büyüyor, büyüyor, büyüyor… Her şey gözümü korkutuyor. Neyi yapacağımı, nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ve sanki yetişemiyormuşum, yetemiyormuşum gibi hissediyorum. Sonra sosyal medyada geziniyorum. Herkes her şeye nasıl da yetişiyor! Takip ettiğim kadınlar-ve de adamlar-, çok mutlular, işe gidiyorlar, ailelerine zaman ayırıyorlar, bol bol seyahat ediyorlar, kültürel faaliyetlerden geri durmuyorlar, şık giyiniyorlar, bakımlılar, yeni mekanları takip ediyorlar, sağlam alışveriş yapıyorlar, yazıyor-çiziyor-okuyorlar, spora zaman ayırıyorlar, stillerinden ödün vermiyorlar, bazıları çoc...