Kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2016 Pazartesi

Olayların Gölgesinde 3 Yaşa Yaklaşırken... Arya'nın Büyüme Halleri

Ülkede artık her gün bir bomba patlıyor. İnsanlar sevdiklerini yitiriyor. Suçsuz, günahsız gençler, kendi halinde işinden evine dönen büyükler, tesadüfi o sırada olay mahallinden geçen insanlar durduk yere hayatını kaybediyor. Allah kimseyi yavrusundan, anasından babasından, sevdiğinden zamansız ve böylesine acı ölümlerle ayırmasın, tarifi mümkün olmayan acılar yaşatmasın. Tüm bu acılara tanık olurken aklımdan hep aynı şey geçiyor: Rabbim, evlatlarımızı koru, anasız babasız bırakma, bizi onlardan ayırma! Düşündükçe Arya'ya sımsıkı sarılmak ve hep öyle kalmak istiyorum. Arya'ya baktıkça ne olursa olsun zamanın hiç yavaşlamadan akmaya devam ettiğini ve acılar içimizi yaksa da bizim de akan zamana ayak uydurduğumuzu görüyorum.

Arya 33 aylık oldu. 3 yaşını doldurmasına sadece 3 ay kaldı! 

Bazen Arya'ya bakınca gördüklerime, duyduklarıma inanamıyorum. Karnımda hareketlerini hissettiğim ilk anı düşünüyorum, kucağıma aldığım ilk anı, ilk gülümsemesini, yürümesi, ilk kelimeleri... Bir de şimdiki haline bakıyorum, nasıl da değişti kuzucuk. Özellikle şu son 2 haftada konuşması inanılmaz gelişti. 2 hafta önce yarım yamalak konuşan, benim dışımda herkesin anlamakta zorlandığı bebek gitti, yerine "Annecim, su verir misin? Babacım, günaydın, kalkar mısın?, "Dedecim/Güloş ben de sizinle gelcem" diye patır patır konuşan bir çocuk geldi! 



Arya kreşe başladığında neredeyse hiç konuşamıyordu, sadece tek tük birkaç kelime söyleyebiliyordu. Şimdiyse, eve gelenleri kapıda karşılayıp "Hoş geldin babacım/annecim/dayıcım, merhaba, nasılsın?" diyor. Sonra da başlıyor bildiğin sohbet etmeye. Önceden dayısına sadece "Ka" (Kağan'ın Ka'sı) diyordu artık "dayıcım" diyor, bir şey isteyeceği zaman mutlaka rica cümlesi kuruyor: verir misin, gelir misin, açar mısın... Her şeyi soruyor: "Anne, mu(bu) ne? Anne, o ne?, Anne, bulutlar/güneş/yıldızlar nerde? Anne, yağmur mu yağıyor?"... Bazen bu sorulardan bunalsam da ah bir konuşsa diye hevesle beklediğimiz günleri hatırlayıp sabırla cevap vermeye çalışıyorum. Tabi bazen kaçıp saklanasım gelmiyor desem yalan olur. Ama içinden gelip de boynuma sarılıp "Seni çok seviyorum annecim" deyince ben eriyip bitiyorum.

Arya'nın mevcut gelişiminde kreşin etkisi göz ardı edilemez. Kreşte yaşıtları ile çeşitli etkinlikler yaparken, oyun oynarken, yemek yerken hem ince ve kaba motor gelişimi artıyor hem de sürekli iletişim halinde oldukları için kendini ifade becerisi gelişiyor. İlk zamanlarda kreşte ne yapıyor diye çok merak ediyor, endişeleniyordum ama zamanla Arya'nın mutlu olduğunu gördükçe duruma alıştım. Şimdilerde zaten Arya olanı biteni anlatıyor eve gelince. 

Kreşteki aktiviteleri, partileri, bahçede oynanan oyunları gördükçe benim bile çocuk olup kreşe gidesim geliyor. Bir gün kostüm partisi, bir gün yüz boyama; bir gün içeride trencilik, bir gün bahçede oynanan oyunlar; bir gün CD'den kurbağa yapmaca, bir gün kağıttan tavuk... Eğlencenin sonu gelmiyor. Arada sorunlar, eksiklikler, kafaya takılan sorular da oluyor ama Arya mutlu ve sağlıklı olduğu sürece her şey halloluyor.















Kreş dışında yaptıklarımıza gelirsek anne-kız çizgi film izlemeyi seviyoruz. Evet, biz çizgi film izliyoruz! Pepee ve Leiko'yu seviyoruz, ikisinden de bir sürü faydalı şey öğreniyor ve birlikte yapıyoruz. Birlikte Pepee şarkıları söyleyip dans ediyoruz; Pepee'nin kutu oyununu aldık, onu oynuyoruz. Birlikte puzzle yapmaya başladık, bebekken deneyip becerememiş ve çooook sıkılmıştık. Akşamları kreş dönüşü parka gidiyoruz, birlikte tahterevalliye ve kaydırağa biniyoruz ki kesinlikle herkese tavsiye ederim, çok eğlenceli. Eve gelince evcilik, boyama, sticker savaşı falan yapıyoruz. Allah'tan Arya 9,5 - 10 gibi uyuyor da ben de biraz dinleniyorum. Tabi eğer yapılması gereken ev işi ya da okul işi yoksa... Başta da dediğim gibi zaman çok acımasız, akıp gidiyor. İlerde bugünleri gülümseyerek anmak için güzel anılar biriktirmeye ve kayda geçirmeye çalışıyorum. Şimdilik bizden bu kadar, bir daha ne zaman fırsat bulurum bilemiyorum, malum çalışan anne olmak zor. 







20 Şubat 2016 Cumartesi

Neler Oluyor Hayatta...

Son günler, daha doğrusu son haftalar çok hareketli ve çok stresliydi. 

Sömestr tatilinin ilk haftası çok güzel geçti. Bol bol dinlendik, eğlendik, gezdik. 2. hafta ise kâbus gibiydi çünkü öğretmen atamaları için tercihler o günlerde yapıldı.

Geçen yaz sadece son 1 hafta çalışarak (kış aylarında bir heves epeyce matematik çalışmış ama sonra çalışmayı tümden bırakmıştım) girdiğim KPSS sonuçları ummadığımız kadar iyi geldi. Tercih yapsaydım sene başında atanmam mümkündü ama Kağan'ın üniversiteye hazırlanması, okuldaki son yılı olması ve yüksek ihtimalle Doğu'ya atanma olasılığım yüzünden tercih yapmadım ama Şubat atamalarında yeni düzenlemeler ve stajyerlik uygulaması getirilince tercih yaptım. Çok araştırdım, yazdım çizdim, tanıdıklar aracılığı ile birçok ilden birçok kişiyle konuştum. Uykusuz kaldım, defalarca tercih listesi oluşturup defalarca değiştirdim. Sonunda ilk sıralarda Artvin ve Zonguldak, sonra sırasıyla İstanbul, Hatay ve Antep işaretleyerek tercihlerimi onaylattım.

Oldukça zor geçen tercih sürecini, sonuçların açıklanmasını beklediğimiz günler takip etti. Bu esnada çalıştığım özel okul, atanırım diye yerime öğretmen aldığı için istifa etmem için üzerimde baskı oluşturmaya çalıştı. Atanmam kesinleşmeden istifa etmeyeceğimi söyledim ve derslere benim yerime yeni gelen öğretmenler girdiği halde okula gitmeye devam ettim. Neyse ki sonuçlar açıklanınca bu sorundan da kurtuldum. 2. tercihim olan Artvin Hopa Karadeniz Ortaokuluna atandım!

Evet, artık İstanbul'daki günlerimiz sınırlı. Mart itibari ile İstanbul'da bir okulda stajyer eğitimim başlayacak okullar kapanana dek devam edecek. Okullar kapandıktan sonra da Ağustos ortasına kadar eğitim seminerleri var. Ağustos sonu, Eylül başı Artvin'de olacağız ve ben 1 Eylül itibari ile Hopa'da öğretmenliğe başlayacağım.

Önümüzde yepyeni bir macera uzanıyor :) Uzun zamandır hayalini kurduğum, kalbimin en derininde hep arzuladığım yeni bir başlangıç fırsatı sonunda kapımıza gelip dayandı :) Ailecek çok heyecanlı ve istekliyiz. İstanbul'dan, trafikten, kalabalıktan, kargaşadan, beton yığınlarından, kirlilikten uzakta doğayla daha içiçe bir yerde yaşama fikri bile içimizi kıpır kıpır yapıyor. Hafta içi çalışsak da hafta sonları şehirden kaçabileceğimiz doğa harikası yerler var Artvin'de :) 






Hayatımızda yeni bir sayfa açacak olan bu macerada endişelendiğim birkaç konu var ki bunlardan ilki Arya'nın kreşe, öğretmenlerine ve arkadaşlarına olan sevgisi, düşkünlüğü :( İstanbul'dan ayrılmak sevdiklerimizden, tanıdıklarımızdan, alışkanlıklarımızdan da ayrılmak demek tabi ki. En yakınlarımız İstanbul'da... Gitmek artık bir zorunluluk olduğu için bu durumu mecbur kabulleneceğiz. Allah'tan artık her yere uçakla kısa sürede ulaşılıyor. Kreş ve Arya konusuna gelince tek umudum ve tesellim Arya'nın fazlasıyla sıcak kanlı ve sevecen bir çocuk olması. Gittiği yerde yabancılık çekmeyen, insanları tanıdığı an seven ve kolay kaynaşan bir yapısı var Arya'nın. Bu yüzden başlarda zorlansa bile bir süre sonra Artvin'e ve oradaki yeni hayatımıza da alışıp uyum sağlayacaktır minik kuzum inşallah.

Bakalım zaman neler gösterecek. Şimdilik, Ağustos'a kadar İstanbul'da kalan sayılı günlerimizi en iyi şekilde değerlendirip sevdiklerimizle bol bol vakit geçirmeyi planlıyoruz :)

Not: Arya'nın gelişimini, kreşten aldığı ilk karneyi, kreşimizin düzenlediği anne-çocuk kahvaltısını başka bir yazıda anlatsam daha iyi olacak sanırım :)

16 Aralık 2015 Çarşamba

Arya'nın Kreş Maceraları Vol.3 - Arya 2,5 Yaşında!

Geçtiğimiz haftasonu Arya 2,5 yaşını doldurdu. Artık 3 yaşa doğru geri sayıma başladık :P

Arya bir süredir tam bir kreş aşığı :) (Aman nazar etmeyin n'olur! Maşallah diyelim, dilimizi ısıralım, popomuzu kaşıyalım :) Kreş arkadaşlarını ve öğretmenlerini çok seviyor. Sabahları uyanmakta ve hazırlanmakta zorluk çıkarınca "Aaa hadi ama Arya, böyle yaparsan kreşe geç kalırız" ya da "Hadi, kreşe, Poyraz'ı (bkz. foto) görmeye gidelim" diyoruz, Arya hemen fırlıyor yataktan :D



Arya doğduğundan beri hep güleryüzlü, sıcakkanlı, kolay adapte olan, sevgi dolu, insan seçmeyen bir bebek/çocuk :) Bu mizacı sayesinde kreşe alışması, öğretmenlerini ve arkadaşlarını sevmesi kolay oldu. Tabi ki şansımıza sevgi dolu öğretmenleri olan iyi bir kreş bulmamız da işleri kolaylaştırdı.




Arya kreşe gitmeye başladığından beri epey büyüdü, gelişti, konuşması anlaşılır hale geldi, 2'li 3'lü cümle kurmaya başladı. Artık her şeyi rahatça konuşarak anlatıyor, soru soruyor. Özellikle "Örtmenim" deyişini duymanız lazım :D

Arya'nın kreşi (Bahçelievler Cemre Anaokulu), Ahsen Hanım'ın kendi tanımı ile "Eğitim ağırlıklı değil, oyun odaklı bir kreş" ki bu durum beni de Arya'yı da çok mutlu ediyor. Bu yıllar Arya için tam oyun çağları, zaten okula başlayınca eğitimle fazlasıyla haşır neşir olacak. Arya'nin yaş grubu kreşte bol bol oyun oynuyor, öğle uykusu uyuyor, bir de öğretmenlerinin yardımı ile makarnadan kolye, süngerden köpek, cd.den balık gibi çeşitli yaratıcı etkinlikler yapıyor.













Etkinlik yapmadıkları zamanlarda ise fotoğraflarda görüldüğü üzere legolardan paten yapıp kayıyorlar, hep beraber evcilik oynuyorlar




Kreş etkinlikleri yetmiyor tabi Arya'ya. Evde de boş durmuyoruz. Keçe ile kes yapıştır yapıyoruz, yine keçe ile hazırladığım tangram ile hayvan figürleri yapıyoruz, hamurdan minyon, pizza, kule vb. yapıyoruz, perde demirleri ile atçılık oynuyoruz, bol bol şarkı söyleyip dans ediyoruz :D Yorulunca da yatağa serilip Pepee izliyoruz.




Arya bizimle oynamayı sevdiği kadar yalnız oynamayı da seviyor. Kendi kendine oyunlar kuruyor, konuşuyor, aktivite masasındaki şarkılara eşlik edip dans ediyor. Boyalarını alıp bir şeyler çiziyor, kitaplarına bakıyor. Ama ara ara yanımıza gelip sarılıp öpmeyi de unutmuyor. Biz çoğu zaman ses çıkarmadan, çaktırmadan onu izliyoruz ve nasıl bu kadar çabuk büyüdüğüne hayret edip duruyoruz.





Kreşin Arya'ya kazandırdığı becerilerden biri aynı alanda başka çocuklarla oyun oynabilme becerisi. Henüz kreş dışında çok fazla ortak oyun oynama fırsatı olmadı ama yine de ailecek çocuklu bir arkadaşımıza gittiğimizde eskisine nazaran daha sakin ve daha olumlu bir Arya gözlemledik. Tabi ki tüm gün kardeş kardeş oturup ortak bir oyun oynamaktan bahsetmiyorum ama aynı odada sorunsuz ayrı ayrı oyun oynayabilmeleri bile büyük gelişme bence.


Arya büyüdükçe günler hem daha zor hem de daha eğlenceli hale geliyor. Daha zor çünkü Arya hep farklı şeyler istiyor ve enerjisi bitmek bilmiyor; daha eğlenceli çünkü artık daha iyi iletişim kurup birlikte zevkli eğlenceli şeyler yapabiliyoruz. Yani tünelin ucunda ışık görünüyor. Sadece sabretmek ve çabalamaya devam etmek gerekiyor :)

30 Ağustos 2015 Pazar

Arya'nın Kreş Maceraları Vol. 2 ve El-Ayak Hastalığı


Arya'nın kreşteki ilk günlerinden bahsetmiştim. Aradan geçen sürede Arya kreşe alıştı, yeni arkadaşlar edindi, şimdilik halinden memnun. Tabi arada yine kreşe gitmek istemediği günler oluyor ama o kadarı da normal. Hangimiz her şeyi her zaman aynı derecede severek yapıyoruz ki?

Arya kreşe alıştı ama bu durum tüm problemlerimizin bittiği anlamına gelmiyor maalesef. Malum çocukların çok olduğu yerde hastalık da çok oluyor. Bu yazın illet hastalığı da "el-ayak hastalığı" denilen nalet bir hastalık. Nerdeyse tüm çocuklarda var, hepsinin kolu bacağı kıpkırmızı kabartı ve döküntülerle dolu. Hastalık virütik ve dolayısıyla da bulaşıcı. Kreşte birinde başlayınca hepsine bulaşıyor :( Maalesef Arya'ya da 2. kez bulaştı. Yavrum yazık sürekli kaşınıyor :( Eli, yüzü, kolu, bacağı hatta parmak araları bile kıpkırmızı. Doktora gittik ama yapacak birşey yokmuş; sadece kaşıntı için losyon ve şurup verdi.

El-ayak hastalığı dışında pek bir sorunumuz yok gibi şimdilik. Arya kreşteki öğretmenleri ve arkadaşlarını seviyor;  özellikle de Poyraz'la pek güzel anlaşıyorlar :D  Poyraz kumral, renkli gözlü, kısa boylu, sevimli bir velet :D Sabahları Arya'yı kapıda karşılıyor, öpüyor; akşamları da Arya'nın ayakkabılarını getirip Arya'yı kapıdan uğurluyor :) Öğretmenlerine "Tüm gün böyle mi bunlar?" diye sordum, "Yemekte bile ayrılmıyorlar, birbirlerini besliyorlar." cevabını aldım♡ Eh ne diyelim, gençler anlaşmış, bize de kabullenmek kalmış :P


Arya kreşe başlayıp arkadaş edinince konuşması da açılır diye düşünüyordum ama pek bir değişiklik yok henüz. Bazen benim söylediğim her hangi bir kelimeyi o anda tek seferde söylüyor ama sonra bir daha hiç kullanmıyor. Bazı kelimeleri de kendi kendine öğreniyor ve hiç unutmuyor. 

Arya'nın söylediği yeni kelimeler:

  • Çiçek
  • Ağız
  • Diş
  • Kaş
  • Saç
  • Ağaç
  • At
  • Ay
  • Ayran
  • Gooool
  • Ayır (Hayır)
  • Attım (top oynamaya bayılıyoruz ailece)
Kelime haznesi genişlese de henüz cümle kurmaya en yaklaştığı an yanıma çağırdığımda "Anne geldiim" dediği anlar. Bakalım her şeyin bir zamanı var elbet, biz de sabırla(?!)  bekliyoruz :)

8 Ağustos 2015 Cumartesi

Kreş Seçimi ve Arya'nın Kreş Maceraları Vol.1

Arya 26 aylık kocaman bir kız oldu ve bu aydan itibaren kreşe başladı :)

İşte Arya'nin kreş kaydı için çekilen fotoğraflardan biri :)



Evrim'le bebek yapmaya karar verdiğimizde ilk 2-3 yıl benim evde kalmam ve bebekle ilgilenmem konusunda anlaşmıştık. 2 yıl su gibi geçti ve ben son aylarda artık işe dönmem gerektiğini hissetmeye başladım. Arya'nın da ev dışında sosyalleşmeye ve akranlarıyla zaman geçirmeye ihtiyacı olduğunu fark etmemek mümkün değildi zaten.

Arya'yi kreşe vermeye karar vermek işin sadece ilk aşamasıydı tabi ki. Asıl mevzu düzgün bir kreş bulabilmekti. Allah'a şükür boş vaktimiz de olduğu için kreş bulma çabalarımız düşündüğüm kadar zorlu geçmedi. Evimizin yakınındaki 4-5 kreşe yaptığımız ziyaretler ve internet/tanıdık araştırması sonucunda Arya için güvenli, temiz ve sevimli bir kreş bulduk.

Kreş ararken dikkat ettiğimiz ilk konu güvenlik önlemleri oldu. Pencerelerde korkuluk olması ve kreş içinde tehlike yaratacak alanlar olmaması ilk önceliğimiz oldu. Kreşleri gezerken en çok rahatsız olduğum konu kreşlerin hep bodrum katlarda olmasıydı. Çocukların tüm gün havasız, ışıksız, ufacık odalara hapis olması çok sağlıksız bence. Rahatsız olduğum diğer bir konu da habersiz gittiğim kreşlerde çocuklara dondurulmuş pizza vb. hazır gıdalar verilmesi oldu. Tüm bunlardan sonra Arya'yi kaydettirdiğimiz kreş bana saray yavrusu gibi geldi :)

Seçtiğimiz kreş 3 katlı bir binada ve ufak da olsa bir bahçesi var. Bahçede kaydırak ve 2 adet salıncak var. Odaları ortalama büyüklükte, temiz ve ferah. Tüm odalar ışık alıyor. Şu anda okulda 3 öğretmen var. Yaz dönemi olduğu için çocuk sayısı az ve genelde bir arada oynuyorlar ama okul dönemi başladığında yaşlarına göre gruplara ayrılacaklar. Mevcut öğretmenlerin hepsi genç ve gözlemlediğim kadarıyla sakin/sabırlı mizaçlara sahipler. Kreşte hergün farkli etkinlikler yapılıyor ve farklı eğitim modelleri bir arada uygulanıyor, yani sadece tek bir model baz alınmıyor.

Kreşle ilgili izlenimlerim bu kadar sanırım. Gelelim Arya'ya :)

Biz kreş arayışlarımıza Arya'yı da dahil ettik ki ona da bir ön hazırlık olsun, gideceği ortamı önceden görsün, deneyimlesin. Kreş ziyaretlerimizde Arya bir sürü çocuğu bir arada görünce inanılmaz mutlu oldu. Bu süreçte Arya'ya sürekli kreşle ilgili bilgiler verdim ve orda neler yapacağını ona anlattım. Kreşe başladığı ilk gün kapıdan girer girmez diğer çocuklarla kaynaştı ve benim Hoşçakal deyip ayrılmamı umursamadı bile :)

Aşağıdakiler Arya'nin kreşteki ilk sanatsal etkinlik eserleri :)))




Arya'nın kreşteki ilk 3 günü umduğumdan daha iyi gitti ve Arya kolayca uyum sağladı kreşe. Ama sonrakı 2 sabah benden ayrılmak istemedi :( Kreşin kapısında bana sarılıp ağladı, ne dersem diyeyim dinlemedi ve benim gitmemi istemedi. Bir şekilde o öğretmeni ile kreşe girdi, ben de eve döndüm. Arya kısa süre de sakinleşmiş ama o arada ben üzüntüden mahvoldum. Ama biliyorum ki bu da bir geçiş aşaması, Arya da alışacak bu yeni düzene. Ayrılırken ağlasa da biliyorum ki daha sonra kreşte oynuyor, eğleniyor, iyi vakit geçiriyor. Akşam almaya gittiğimizde de neşeyle bize sarılıp herkese "bye bye" yapıyor :)

Önümüzdeki yıl hepimiz için çok yoğun geçecek. Evrim'le ikimiz hem çalışıp hem de Kpss'ye hazırlanacağız, Kağan 12. sınıfa geçti, yani üniversite sınavı kapıda. Bu süreçte Arya'nın en iyi şekilde bakıldığından emin olmak bizim için çok önemli. Şimdilik her şey yolunda görünüyor. Umarım böyle devam eder.


7 Mart 2015 Cumartesi

2'ye 3 Kala Arya :)

Arya 21 aylık oldu!

2. yaş gününe 3 ay kaldı :)

Arya'nın 2. yaşı yaklaşırken benim kreş - bakıcı - iş - ev endişelerim artıyor. Arya 2 yaşına girince çalışmaya devam etmemi planlamıştık Evrim'le. Zaman yaklaştıkça bunun düşündüğüm kadar kolay olmadığını anladım. Aklımda bir sürü soru var: Arya kreş için hazır mı? Yeterince büyüdü mü? Peki ben? Ben Arya'yı kreşe vermeye hazır mıyım?

Bugünlerde bu kreş mevzu ile yatıp kalkıyorum. Evimize yakın olan kreşlere bakıyorum. Maalesef birçoğu giriş altı, bodrum katta. Öyle olanları direk eliyorum. Çünkü Arya'nın gün ışığı almayan bir yerde tüm gün kalması fikri bile beni çok üzüyor. Üst katlarda ve bahçesi olan kreşler oldukça az. Şimdilik 2 kreş belirledim, yaza doğru daha detaylı inceleyip kreşlerle görüşmeyi planlıyorum.

Kreş mevzusu kafamı kurcalarken aslında Arya'nın ne kadar büyümüş olduğunu fark ediyorum. Artık birçok şeyi kendi kendine yapıyor. İsteklerini, ihtiyaçlarını bir şekilde anlatıp hallediyor. Kendi kendine oyunlar kurup oynuyor. Biraz biraz konuşmaya da başladı. İnşallah kreş aşamasına kadar iyice ilerler konuşması. Ama yine de tüm bunlar yeterli mi? İçimden bir ses "Saçmalama! Arya'yı kreşe nasıl bırakırsın?" diye sorup duruyor :(

Arya her şeyi benimle yapmaya o kadar alıştı ki... Mesela herkes evde olsa da acıkınca ya da susayınca benim elimi tutup mutfağa götürüyor, bezini değiştirmek isteyince benim elimi tutup odasına götürüyor, oyun oynarken koşarak gelip kucağıma oturuyor, sarılıp gülümseyip oyununa geri dönüyor ve daha bir sürü şey... Kreşe gidince ne yapar, acıkınca ya da susayınca söyler mi? Uykusu gelince yatıp uyuyabilir mi? Düşerse, diğer çocuklarla kavga ederse, ya kreştekileri sevmezse?..





Eğer her şey yolunda gider de ben önümüzdeki Eylül'de işe baslarsam, Arya 27 aylık olunca kreşe başlayacak. Umarım o zamana dek Arya tam olarak konuşmaya başlar ve biz içimize sinan iyi bir kreş bulabiliriz.