Sayfalar

ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2012 Çarşamba

Keçe Damask Desenli Aplikeli Keten Runner- Farklı Renklerde


 Yine sipariş bir takımdı. Masa, sehpa ve konsol için 3 farklı runner çalıştım.
 Keten üzerine keçe aplike ile çalıştım.
 Aplikeler Emek Sensin Sesishapes
dükkanımdan istediğiniz renk ve sayıda temin edebilirsiniz. Bu desen o kadar kullanışlı ki, yerleştirmede ve renklerdeki farklılıklarla tek bir desenden onlarca farklı desen çıkarmanız mümkün. 
Runnerlardan istiyorsanız Emek Sensin Sesiber e uğrayabilir, farklı boyut, renk, desen istekleirniz için sesiber@gmail.com dan iletişime geçebilirsiniz.

20 Mart 2012 Salı

Bahar Gelsin Mi? Gelsin...*Keçe Kelebek Mıknatıslı Perde Mandalları*



       
Geçen ay Etsy'den bir müşterim için bu keçe kelebekli mıknatıslı perde mandallarını yapmıştım. Bunlardan önce keçe kuşlu mıknatıslı perde mandallarımdan satın almış, çok beğendiğini ve kullanışlı olduğunu söyleyip, kumaş fotoğrafını gönderip uygun renklerde kelebek çalışmamı istemişti. Çalıştım ben de. Normalde kendi tasarladığım işlerde keçenin üzerinde parlak taş görmeniz mümkün değil ama müşteri isteyince oluyor işte. Bitince fena olmadı sanki...

Odada 3 pencere varmış. Herbirine farklı renklerde kelebek çalıştım. 
Perde kumaşı da buydu.

3 gündür güneşle uyanıyoruz, kuşlar cıvıldamaya başladı. Keyifler yerinde. Öyle değil mi?

20 Şubat 2012 Pazartesi

Keçelerinizi Nasıl Saklıyorsunuz?

       Üretenin masası, dolabı, çalıştığı ortam düzenli olmaz, diyerek çalışma esnası dağınıklığıma mazeret ararım sürekli. Gerçekten öyle, herşeyin derli toplu olduğu zamanlar bana huzur değil, huzursuzluk veriyor genelde. Çünkü düzen içinde aradığımı daha zor buluyorum. Kafamı kaldırıp makasın yerli yerinde asılı durduğu, sabunların, cetvellerin çekmeceden çıkarılmaya çalışıldığı anlardansa, kumaşların, keçelerin altında bu bahsettiklerimi aramak daha heyecan verici. Bir düzine kalem alırım ama o kalemlerin hiçbiri nedense elimin altında olamaz. Buna hala akıl sır erdiremiyorum ama neyse...
       Sonuçta, çalışırken acımasızca dağınık çalışır, kendimce pratik yöntemlerle de çok çabuk toparlanırım. Sanırım bir çoğumuz böyleyiz. Malzeme kesimi dolayısıyla keçe dağlarını günde 3-4 kez yerle bir edip düzenlemek çok vakit alıcı. Bazen acil bir sipariş kesip, paketleyip kargoya yetiştirirken, korkunç haldeki odamın kapısını sessizce çekip evden çıkarken, dönene kadar ölmemeyi dilerim :) O halde bırakılan bir odadan sonra sanırım kimse arkamdan üzüldüğü için ağlamaz :)
        Bir süredir keçelerimi bu şekilde depoluyorum. Hem renkleri net görmek açısından, hem aldığınızı tekrar geri koymak açısından çok daha pratik. Düzgünce katlayıp üstüste koyduğunuzda en alttakini alırken hepsi devrilir, böyle bir dolaba sığmak için önlü- arkalı iki sıra yaparsınız ve arka sırayı görmek için ön sıra kaldırılmalıdır, üfff... Havlularımı da uzun zamandır böyle depoluyorum, sadece ben değil, eşim ve oğlum da havluları alırken dolaptaki görüntü bozulmamış oluyor. Bozulsa ne olur, diyenleriniz de olabilir. Saygıyla eğiliyorum, o denli rahat olmak çok isterdim gerçekten.
Çok heyecan verici bir fotoğraf (benim için)
Bu mu? Geçenlerde Etsy'den bir müşterim kumaşının fotoğrafını gönderip ona göre mıknatıslı perde mandalı yapmamı istemişti. Eline ulaşmış, çok beğenmiş. Ben de mutlu oldum...

15 Eylül 2010 Çarşamba

Geri Dönüşüm- Keçe Kumbara

Dünkü kuşlu mezura kesmedi beni :) Gece yorumlarla, sorularla tatlı tatlı boğuştuktan sonra çok canım istedi, çatıya çıktım ve biriktirdiğim metal tomurcuk çay kutusundan bu kumbarayı yaptım. 

Önce
                                                                                
Sonra
Her yüzeyine kendimce huzur bulduğum şekilleri çalıştım.Kumbara ya; bereketli olsun istedim.
 Alt kısmına düğmeleri yapıştırıp, ayak yaptım. Kapak kısmını özellikle alta getirdim, gerektiğinde açabilmek için...
Mutfaktaki yerini aldı :)

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Önizleme- Mutfağım

      Bu da mutfakta yaptıklarımızın önizlemesi. İlk fırsatta son izlemeyi de yapıp paylaşacağım. Şimdi öz hakiki su böreği yemek üzere huzurlarınızdan ayrılıyorum :)

12 Mart 2010 Cuma

3 Mart 2010 Çarşamba

Magnetlere Devam...

1 m. sıvama mıknatıs aldım. O bitene kadar sizi bayıltacağım sanırım :)
Magnetlere kaldığımız yerden devam...
 Bunları ve bundan sonraki postuma sakladıklarımı çok sevdim. Yerim ben onları.


Boyutlarını anlayabilmeniz açısından buzdolabı üzerindeki fotoğrafları.Buzdolabının genişliğini fotoğrafta kesmedim. Magnetler oldukça büyük yani. Ona göre hayal edebilirsiniz.

2 Mart 2010 Salı

Uğur Böceği ve Yusufçuk Magnet

 Dünkü serinin devamı. Yusufçuğun her parçasına ayrı mıknatıs yapıştırdım. Çocuklar için buzdolabı puzzleı gibi de kullanılabilir. Bu tarz iki model daha çalıştım.
Enleri yaklaşık 15-20 cm. genişliğinde.

1 Mart 2010 Pazartesi

Kedi,Köpek,Kuş Magnetler

        Dün akşam ilk defa Pazar gününe rağmen evi derli toplu tutabilmeyi başararak, ütülerimi vs. de bitirdim, bir de kek yaptım. Çay ve kek eşliğinde malzemelerimi oturma odasının bana ait köşesine yaydım. Bunlar çıktı ortaya. Kedi ve köpek sadece ikisi. Daha çoook şey yaptım. Parça parça paylaşacağım. Önce karada gezenlerden başlayayım. Köpekcik  Bıdık'tan esinlenme... Zaten ben başka türlü köpek yapmayı beceremiyorum. Elim hep bu cinse gidiyor :)

       Şimdi, elimden çıkarmadan kalıplarını çıkarmam lazım bu figürlerin. Ben tersim biraz. Önce kafadan keser, bir sonraki yapacağım diğerinin aynısı olsun diye ilk yaptığımın üzerinden kalıp çıkarırım.
       Hayatımda sanırım ilk kez kedi yaptım. Aşırı ve mıncıklayarak köpeksever biri olarak, kedileri sadece uzaktan severim. Yavru olanlarını kucağıma alırım sadece. Kediler bana soğuk geliyor. Köpeğin samimiyetini, saflığını göremiyorum kedilerde. Kediseverler kızmasın, alışmadığım için belki de... Severim ama uzaktan.  Hatta Cipsy ve Arap'ın annesi Ayça'cım hiç kızmasın. Bu güzel keçeler ondan çünkü. Siz de zengin renk çeşitleriyle bu keçelerden edinmek isterseniz, çok uygun fiyata Ayça'nın Pasajında satışta. İsterseniz parça, isterseniz metre işi alabiliyorsunuz üstelik.

       Aaaaa yazmayı unuttum; tüm bu şirinler buzdolabı magneti. Arkalarına mıknatıs yapıştırdım. Boyutları da öyle minicik değil. Yaklaşık 15- 20cm.den başlıyor. Aşağıdaki fotoğraftaki tatlı, üçlü  magnet, bugün kargoladığım kırmızı kaftanlı boyunlukla birlikte hediye olarak yeni evli sahibine uçtu bile :)

25 Ocak 2010 Pazartesi

Minyatür Yatak Odası Temalı Panom...


       Çok severek çalıştım bu panoyu. Uzun zamandır elime polimer kil almamıştım. Pişerken oğlumla aynı anda, ikimiz birden "çok özlemişiz kokusunu" dedik ve güldük :) Çiftin yüzleri en az 2 yıl önce yaptığım milliefiori yüz bloklarımdan... İkisi de aynı bloğun kesiti. Kürdan yardımıyla dudaklarında hafif oynama yaptım, ifade verdim ve kadının gözlerine kirpik boyadım. Saçlarını ayrı çalıştım. El ve ayakları iki boy çalıştım. Cinsiyet farkını bu şekilde sağladım. Sonraki fotoğrafta bu daha belli oluyor...

       Yüz, el ve ayaklar daha profesyonelce de çalışılabilirdi, fakat karikatürize bir görüntü oluşmasını istedim.
      

Devamı için başlığa tıklayın...

22 Aralık 2009 Salı

Bir Sürü Kuş Yaptım, Ev Kuş Cennetine Döndü :)



       Yaklaşık iki hafta kadar önce şeker mi şeker bir müşterim oldu. Kendisine müşteri derken tuhaf oluyorum, çünkü karşılıklı mesajlaşmalarımız, tatlılığı, ne istediğini bilmesi, aynı telden çalmamız ilişkimizi alışveriş boyutundan çoook ötelere taşıdı. O hayal etti, ben gerçekleştirdim. "Görmeden beğendim", diyerek bana olan güveni ve desteği, gördüğünde beğenisini içten ifadesi benim için en güzel karşılıktı.

    Bu kuşları da onun için yaptım. Her istediği çalışmaya anlam yüklemesi, bunu dilemesi de zaten severek yaptığım işime şeker,bal,kaymak oldu.

 
Devamını başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

29 Ekim 2009 Perşembe

Sevgili Günlük- Tabu, Kestane, Cimdik, Saç Çekme....



       Genelde kalabalık olunca, bayramlarda falan oynarız tabuyu. Akşam eve girip daha üstümü çıkarmadan, okulun öğleden sonra tatil olması ve yağmur yağması sebebiyle evde feci sıkılan oğlum, "yemekten sonra upwords oynayalım mı?" dedi. Çatıya çıkıp dün tadı damağımda kalan şapka dikme operasyonumun ikincisine kendimi hazırlamışken, bu özel isteği kıramadım.

       Yemek yedik Ben ortalık toplarken baktım o sehpayı hazırlamış. Son anda daha çok eğleniriz diye tabuda karar kıldık. O sırada klasik kestane kesme görevimi de ifa ettim. Komşum tavsiyesi üzerine, maket bıçağıyla kestim bu sefer. Gerçekten çok daha kolay oluyor. Ben de size tavsiye edeyim. Ucunu fazla çıkarmadan, kibar kibar kesiyorsunuz.

       Kestaneler pişerken ben annemi arayayım, dedim. Tam 25.dk konuşmuşuz. Telefonu kapattım, kestaneleri fırından çıkardım.

       Tabu sonrasında ben çok yorgun düşüyorum. Hala kollarım cımırılmaktan acıyor, saçlarım çekilmekten, çenem sıkılmaktan...

         Kuklalı anlatımda süreyi yettiremiyorum, konuşmadan edemiyorum. Sonra da çıngar çıkarıyorum. Daha kalabalıkla çok daha güzel oluyor. Daha da gürültülü oluyor tabii. Oyun sırasında birbirimize davranışlarımızı gören, bir daha bunlar yüzyüze bakmaz herhalde der, hakaretler havada uçuşuyor ama gülmekten de karnımız ağrıyor.

Salonun loş ışığından dolayı fotoğraflar berbat. Fakat kestaneler çok güzeldi :)

       Yarın sabah oğlum uzun zamandan beri katılmadığı bayrama katılacak. Yağmur da yağıyor, ertelenebilir sanırım.

      Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum ve şu güzelim ülke topraklarında bölünmeden, kardeşçe, refah içinde yaşadığımızı gözlerimi kapamadan görmeyi diliyorum.


28 Ekim 2009 Çarşamba

Sevgili Günlük- Elif' in Bebek Odası...




       Daha önce hamile kolyesinden bahsettiğim kuzenimin doğumu çok yaklaştı. Hatta bugün yolladığı baby shower fotolarının olduğu mailde yarın için bebeği alabileceklerini yazmış.

       Geçtiğimiz haftalarda bebek odasının fotoğraflarını da yollamıştı. Klasiğin çok dışında kullandığı renk ve eşyalarla benim çok hoşuma gitti. Sizlerle de paylaşmak istedim.

       Doğumdan sonra gelen misafirler için hazırladıkları şekerlerin kabına kadar gri-füme tonlarda düşünmüş.

       Biz olsak renk renk çeşit çeşit zıbın, çamaşır vs... alırız. Tek renk, tek model seçmiş hepsini.


      




Çorapları bile gri-beyaz :)


       Daha dün Naz için baby ugglardan bahsetmişken fotolarda görünce gülümseyiverdim. Bebişe de ikiz teyzeleri almış bu minik uggları :)






   Küveti bile gri.




   
       Baby shower için gelenler Elif' ten habersiz kapıda toplanmışlar. Sol baştaki deri ceketli ve sağ baştaki sarışın renkli atkılı olan Elif' in kardeşleri, ikiz kuzenlerim. Aslında çok benzerler ama saç renklerinden dolayı ikiz gibi görünmüyorlar... Çetebaşı bu teyzeler :)

Bu emzikli fotoya bayıldım :)

Ellerindeki pankartta Elif' in bebeklik fotoğrafları var.

   Elif' in kapıdaki şaşkın hali :)






        Biri espri olsun diye, kakalı görünümlü bez getirmiş. Açarken Elif 'in yüz ifadesine dikkat :)



...... ve açtıktan sonra :) :) sanırım fıstık ezmesi bu :)
 


Onlar için dua edin, yarın bebişimiz gelebilir. Dönmediği için sezeryan yapabilirler. Bu akşam dönerse hepimizin istediği gibi normal doğum yapacak.

Güncelleme: Bebişi sezeyanla almaya karar vermişler. Epidural anestezi olacakmış. 9. Kasım' a gün almışlar.