Covid-19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Covid-19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Nisan 03, 2022

Çekirge

Çekirge 1-2 değil en az 10-15 kere zıplamıştı oysa...

Evrim dün işten izin alıp test vermiş, bugün sonucu pozitif çıktı :( Ben de hastayım; test verdim, sonuç yarın 3-4 gibi çıkacak. Şimdilik hafif atlatıyor gibi.

Bu hafta okulda sınav haftası; ben sınavlarımı elde hazırlamıştım. Çoğaltmadım da :( Nasıl ileteceğim hiç bilmiyorum :( Fotoğraf olarak atsam, basılınca bozulur, okunmaz hale gelir. Taratıp göndermeyi deneyeceğim son çare. Cuma'ya kadar bir çözüm bulmalıyım. 

Dün ne kadar güzeldi oysa her şey...


Funda ile deniz olmasa da sahilde güneşlenme sezonunu açmış; kahvaltımızı deniz kıyısında yapmış, güneş açınca da radyolu nostaljik pikniğimizi bol bol güneşlenerek tamamlamıştık. Sonrasında gönüllü olarak çalıştığımız Hopa Kültür ve Sanat Evi'nde çocuklarla buluştuk. Kültür Evi bünyesinde Çocuk Meclisi kurulması ve bir temsilci seçilmesi için çocuklara bilgilendirme yaptık. Ardından da çocuklarla pankek ziyafeti çektik. İşte Evrim tam o sıralarda iş yerinde rahatsızlanmış ve hastaneye geçmiş. Bana haber verdiğinde akşam olmak üzereydi. Yine öncekiler gibi negatif çıkar dedik ama... Bu kez sıçrayamadı çekirge maalesef :( Sanırım ben de pek uzağa sıçrayamayacağım bu kez :(

Neyse... Bahsetmek istediğim başka bir şey vardı aslında...

Cumartesi günü 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günüydü. Biz de okulca farkındalık uyandırmak için tshirt yaptırdık ve Cuma günü giydik. Otizm gibi hastalıklarda erken tanı ve teşhis çok önemli olduğu için toplumun farkındalığını arttırmak çok önemli bir sorumluluk. Derslerde de otizm üzerinde durup semptomlarından ve otizmli bireyler için yapabileceklerimizden bahsettik. Ne kadar çok birey bilinçlenirse bu konuda yapılacak şeyler o kadar kolaylaşacak ve yaygınlaşacaktır.


Otizm konusunda daha detaylı bilgi için bkz. Tohum Otizm Vakfı

Pazar, Mart 29, 2020

Corona Günlükleri - 15. Gün

Bugün evde kalmaya başlamamızın 15. günü. Son 2 güne kadar öyle ya da böyle dışarı çıkıyordum ama 2 gündür tamamen evdeyim. Sahiller, parklar, bahçeler spor amaçlı yürüyüş/koşu dahil tüm etkinliklere kapatıldı.

Cumartesi günleri Arhavi'de pazar kurulur - kurulurdu -. Sabah tam gitmeye niyetlenirken pazarın kurulmayacağını öğrendim. Peşine polislerin sahildeki ağaçlara olay yeri bandı sararak sahili kapattığını gördüm. Öylesine şaşırdım ki bir an ölüp bedenimi terk etmişim de polis cinayet mahalini güvenlik kordonuna alıyormuş hissiyle izledim polisleri.

Hayat kıyamet senaryolu filmlere döndü iyice. 1-2 saat önce de çocukların market, pazar gibi yerlere girişi yasaklandı. Park - bahçe yasak, sahil yasak, market yasak... Ne yapayım ben şimdi çocuğu? Ben sokakta büyüdüm, çocuk ev hapsinde! Aklıma mukayyet olmakta zorlanıyorum. Bugün kendimi geçtim, çocuklara üzülüyorum. Televizyon, ödev, oyun, yemek... İyi de nereye kadar? Havalar ısınınca ne olacak? Parkı olan sitelerde oturanlar şanslı, günde 5-10 dk da olsa çıkabilir çocuklar. Keşke bahçeli bir evde otursaydık. Ufacık, 3x5 bilemedin 5x5 bir alana bile razıyım şu an. İki koşturup biraz zıplardık en azından açık havada. Bakalım ne yapacağız ilerleyen günlerde.

Sabahları iyice geç kalkmaya başladık. Geceleri çok geç yatıyoruz. Kalktıktan sonra rutinimiz şöyle:  kahvaltı, çizgi film, ödev, yemek, oyun, çizgi film, oyun, uyku. Ödev işini Evrim'le nöbetleşe hallediyoruz: bir gün o, bir gün ben. Onlar baba-kız ödev yaparken ben de spor yapıyorum.


Bugün Muay Thai öğrenmeye başladım Instagram'daki Koç Spor Topluluğu sayfası üzerinden. Online dersi Yılmaz Calayır  veriyor. Sıfırdan başladı derse. Duruş, direk vuruş, tekme ve dirsek vuruşlarını gösterdi. Kan-ter içinde kaldım ama çok da eğlendim. Stresimi attım. Evrim üzerinde denedim öğrendiklerimi :)))) O da bana nerede yanlış yaptığımı falan gösterdi. Yumrukları omuzdan çıkarmak gerekiyormuş, dirsekten değil :D Baya yumruk, dirsek, tekme derken nefes nefese kaldım. Antrenman 1 saat sürdü. Aralarda jumping jack, makas, squat, yerinde koşu gibi hareketlerle tüm vücudu komple çalıştırmış oldum.



Spordan önce biraz gitar çalışmıştım. Gitar derslerim belirsiz bir süreliğine ertelendi tabi ki Corona yüzünden ama vazgeçmedim. Bir arkadaşımdan gitar dersi videolarını aldım. İzleyerek çalıyorum kendi kendime. Hatta yeni bir şarkı öğrendim bile. Haluk Levent'ten gidiyorum. En son "Beni Biraz Anlasana"yı öğrenmiştim, videolardan da "Hani Benim Olacaktın"ı öğrendim. Her gün az da olsa çalmaya çalışıyorum.




Corona'ya ve ondan sebep içine düştüğümüz bu ev hapsine yenik düşmemeye çalışıyorum. Yıllardır yapayım, öğreneyim dediğim ne varsa hepsini tek tek yapayım diyorum ama bakalım bu ruh halim ne kadar devam edecek. 

Akıl sağlımızı korumak için arkadaşlarımızla ve ailelerimizle iletişim halinde kalmak çok önemli bu süreçte. Çeşit çeşit yeni uygulama var. Şimdilik arkadaşlar arasında sohbet için Houseparty ve Whatsapp kullanıyoruz ama sanırım yakında online dersler için de Zoom kullanacağız.  

Günler böyle geçiyor şimdilik ama çember giderek daralıyor gibi hissediyorum ve nefes almak giderek zorlaşacak gibi geliyor. Umarım bir an önce geçer gider bu günler.




Cuma, Mart 27, 2020

Aynı Göğün Altında




Aynı göğe bakan bir avuç insandık oysa...
Yer yarıldı, gök ayrıldı
Artık güneş bile ısıtmıyor kalplerimizi

...

Üzgünüm.
Bugün bahardan, umuttan bahsedemeyeceğim

...

I'm just feeling blue...



13.Gün: Gidip Gelen Bahar ve Gitmeyen Corona

"Sosyal mesafelendirme"nin 13. günündeyiz.

Geçen gün tam da ufuk çizgisinin kızıla boyandığı anda geldiğinden emin olduğum bahar çok da kalmadan yerini yağmurlu günlere bırakarak kaçtı yine. Corona yüzünden şimdilik 5 hafta evdeyiz. Okullar -eğer açılırsa- 4 Mayıs'ta açılacak. Arya ile uzaktan eğitim maceralarımızı diğer blogda anlattım dün. Bugünse ben durumla nasıl başa çıkıyorum daha doğrusu başa çıkamıyorum onu anlatacağım biraz.

Geceleri önce feci bir uyku basıyor, uykuya yenilmeyip biraz daha oturayım diye diye uykumu kaçırırsam 3'e, 4'e kadar uyuyamıyor ve dolayısıyla da sabahları uyanamıyorum. Zaten uyansam ne olacak? Ne yapacağım sabahın köründe kalkıp? Uyandıktan sonra kahvaltı faslı ve Arya ile ödev faslı var. Bunlar bile şu an bana çok zor geliyor ama kaçacak yer yok. Bunları atlattıktan sonra kendimi internete atıyorum ve kopuyorum dünyadan. O site senin, bu sayfa benim, bakıyorum, okuyorum, yorum yazıyorum ama öykü yazamıyorum. Aklımdan hayatlar, hayaller, öyküler geçiyor ama ben birini yakalayıp yazıya dökemiyorum. Kitap da okuyamıyorum. Mr. Kaplan hislerime şu cümleleri ile tercüman olmuş adeta:
"Açıkçası bugün sudan çıkmış balık gibiyim. Kitap okumak, yazmak, film seyretmek için bir fırsat bu değerlendirmek lazım. Yok öyle olmuyor. Sanki biri silah dayamış kafama, bana bunları yaptırmak istiyor. Ya da hepsini bir anda yapmak istiyorum. Üniversitede aldığım seçmeli dersim olan psikoloji "Introduction to Human Behavior" dan öğrendiğim bir konu geliyor aklıma: Eğer birden fazla şeyi aynı anda aynı şiddette isterse insan, çakılıp kalır hiçbirini yapamaz. İşte aynı bu haldeyim şimdi ben."

Tam olarak böyle bir ruh hali içindeyim ama bugün kırdım biraz döngüyü. Kalkıp spor yaptım. Sonra da çıktım yürüyüş yaptım. Akşam da günlerdir bir türlü açıp izlemediğim gitar derslerini izlemeye başladım hatta bir şarkının ilk dörtlüğünü de çaldım. 2 aydır gitar dersi alıyorum ama Corona yüzünden ona da ara vermek zorunda kaldım. Arkadaşlarla konuşurken bir arkadaşım "Ben video ile öğrendim, sana da vereyim" dedi. Videoları alalı birkaç gün olmuştu ama bir türlü açıp da bakmamıştım. Akşam 4-5 ders izledim. Umarım yarın daha da ileri gidip günlük plan yapıp uygulamaya başlarım :)

*Şarkıları bahara ithafen söylermiş gibi dinleyelim :)


Gel günahı boynuma gel
Dur birazcık, bir ara ver
Hasretin canımı tüketti 
Bari bir gün sohbete gel




Hakkında her şeyi duymak istiyorum 
Bu aşk değil de nedir 
Aklımda hep yine görmek yine öpmek filan 
Her şeyi tek tek anlat istiyorum 
Bu aşk değil de nedir 
Aklımda hep yine görmek yine öpmek filan 



Bu aralar en çok bu şarkıyı dinliyorum. Her yazıya ekleyebilirim kusuruma bakmayın lütfen :)



Sirkadiyen Ritim ve Kortizol

Önceki yazımda kilo vermek için ciddi bir irade ve istikrar gerekiyor demiştim. Hadi gerekli motivasyonu bulduk, irademize sahip çıkıp istik...