Öyle bir ağrım varki omuzlarımda, sırtımda. Ne yatabiliyorum ne de başımı öne eğebiliyorum. Yatınca tüm sırtım acıyor. Başımıda öne eğince nefes almakta zorlanıyorum. Doktora gitmiş olmama rağmen - ki bana bişeyin yok demişti - bahar zamanı özelliklede nisan, mayıs, eylül aylarında alerjik astım yaşıyorum. Şöyle oh dercesine derin bir nefes alabilmek için kendimi zorluyorum, zorlayıncada bir süre sonra tüm boğazım, omuzlarım tutuluyor. Neyse çok fazla ilaç kokulu oldu bu paragraf demi? Tamam ilaç şişelerinin kapağını kapatıp başka konulara geçiyoruz.
Dün çok güzel bir etkinlikteydik. Üye olduğumuz pet sitesindeki Roxxy'nin doğum yapması şerefine sahibi olan arkadaşımız İnciraltın'da bir buluşma düzenledi. Güzel bir katılımla doğayla içiçe geçen bir gün geçirdik. Petler ilk başlarda biraz hırlaştılar, liderlik kapmaya çalıştılar sonrada denize girip oynayıp yorulunca sakinleştiler ve ortalıkta dolandılar. Bizde boş durmayıp bol bol onları mıncıkladık. Herkes birbirini biraz daha tanıma fırsatı yaşadı. Yeni bir buluşmada tekrar görüşmek üzere biz biraz erken ayrıldık. Dün anlamamışız ama bayağı yorulmuşuz ayrıca deniz kenarı ve açık hava bizi çarpmış açıkçası. Bugün sırtımın ağrıması birazda düne bağlı olabilir çünki kısa kollularla dolaştık bayağı terleyip rüzgara maruz kaldık.
Canım oğluşum Lucky'den hala haber yok. Açıkçası artık umudumuz da iyice azaldı.Herkes o kadar farklı şeyler diyorki. Özellikle Lucky'e bayılan sokağımızdaki çocuklar. Kimisi onu her sabah okullarının önünde gördüğünü iddia ediyor kimisi ise başka yerde gördük diyor. Ve tarif aldığımda da başka bir köpeği ona benzettiklerine kanaat getiriyoruz. Kapımıza koştura koştura gelen her çocuğun onu bulduğunu sanıp dışarı çıkmaktan, geceleri havlaması onunkine benzeyen bir havlama duyunca sokağa fırlamaktan çok acaba o'mu diye umut edip sonrada onun olmadığını anlamanın hayal kırıklığı üzüyor bizi.
Not: Resimler İnciraltı / İZMİR