Merhaba,
Şu ŞALANJ olayına yazdığınız yazıları zevkle okuyorum. İlk soruya cevap vererek ben de katılmak istedim fakat sonrasında takıldım kaldım. Ne güzel hatırlıyorsunuz o zamanları. Ben maalesef hatırlayamıyorum. Ne cebimde ne olduğunu ne bir kahramanım var mıydı ne de başka bir şeyi. Elbette güzel bir çocukluk geçirdim. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım hep bir arada hiç yalnız kalmadım. Ama nedense o yaşadıklarımı yazıya dökemiyorum. O yüzden ilk sorudan sonra bıraktım. Her şeyde tam olmayı versin hayatta nolucak canım deyip geçtim.
Bazen insanlar sizi kırar. Bir minik kuş yüreğinize o kocaman ellerini sokup öyle bir sıkarlar ki ölmek bu mu dersiniz? Ve en fenası da farkında bile olmazlar sizi kırdıklarına. Seni kıran, üzen insanlar senin sabahı nasıl ettiğini bilmezler. . Ben kırıldığımla kalırım onlarsa kırdıklarının bile farkında olmadan hayatlarına devam ederler. Kimisi kırar geçer gider üzerinizden kimi ise hala yanınızdadır ve her defasında yine yine yeniden kırarlar. Hava bugün kapalı İzmir'de ve ben böyle havalarda hep bunları düşünürüm. Beni kıran insanları ve benim onlara bunu bir türlü söyleyemediğimi..Hatta bu dile getirememe huyumun üzerime yapıştığını kalıp üzerimden atmak için yardım almayı bile düşündüğüm anlar oluyor.
Her hafta bir kitap okuma etkinliği yaptım kendime.
Bu haftaki kitabım Hakan Günday Az..
Daha şimdiden sardı beni hem hikaye hem de yazarın akıcı dili.
Sonra dün bunca karamsarlık yeter deyip
Kendimi kuaförümün kollarına attım.
Saçlarımı kestirdim.
Tazelendim bahara hazırlık yaptım.