Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır, inan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Ben İzmir İmam Hatip Lisesinden mezunum. 3 sene ortaokul 4 senede lise toplam 7 yıl.Her ne kadar okuduğum okul dini bir okul olarak anılsada benim okuduğum o yıllarda böyle şimdiki gibi zıt kutuplaşmalar yoktu.
Edebiyat, matematik, fizik, kimya, beden eğitimi, müzik, resim gibi dersler yanında meslek dersi olarak belirtilen Kuran-ı Kerim okuma, fıkıh, tefsir, hadis, kelam gibi derslerde gördüm. Babam'ın bir yolculuk esnasında tanıştığı bir adamdan dini yönden aldığı bilgilerin etkisiyle bu okula yazdırıldım.
Liseden çıktıktan sonra içine girdiğim ortamlarda ilk anda mezun olduğum liseden bahsetmedim hiçbir zaman. Önce insanların beni tanımasını istedim. Çünki mezun olduğum okulu söylediğimde karşımdaki kişilerin tepkisi hep negatif oldu.
İlk zamanlar her ne kadar Babam'a kızsamda beni o okula gönderdiği için sonradan çok dua etmeye başladım hem Babacığıma hem de buna vesile olan o kişiye iyi ki bu okula gönderilmişim diye. Bana manevi olarak o kadar güzel bir dünya yarattı ki bunun içimde, ruhumda açtığı güzellikleri görmeye başladım.
Buralara nerden geldim? Bugün lisedeyken 5 yıl aynı sırada oturduğum arkadaşım Sümeyye geldi bana oturmaya. Onunla lisedeyken dinlediğimiz bir kaset vardı. 3.Sultan Murad Han'ın şiirini yazdığı "Uyan Ey gözlerim gafletten uyan" diye başlayan bir ilahi. Koskocaman bir imparatorluğa hükmeden bir padişahın sabah namazını kaçırdığı için üzüntüsünden yatağından kalkıp bu sözleri yazması gerçekten Yaradan'a karşı ne olduğumuzu hatırlatmaktadır sanki. Dinlerken insanın içini yıkayan, nerden gelip nerde durduğunu, nereye gideceğini anlatan bir ilahidir.
Başlıkta verdiğim link bu şiirin değişik şekillerde yorumlarını yayınlayan bir siteye ait. Dinlemenizi ve dinlerken içinizde size verdiği duyguları yorumlarsanız çok mutlu edersiniz beni.
Edebiyat, matematik, fizik, kimya, beden eğitimi, müzik, resim gibi dersler yanında meslek dersi olarak belirtilen Kuran-ı Kerim okuma, fıkıh, tefsir, hadis, kelam gibi derslerde gördüm. Babam'ın bir yolculuk esnasında tanıştığı bir adamdan dini yönden aldığı bilgilerin etkisiyle bu okula yazdırıldım.
Liseden çıktıktan sonra içine girdiğim ortamlarda ilk anda mezun olduğum liseden bahsetmedim hiçbir zaman. Önce insanların beni tanımasını istedim. Çünki mezun olduğum okulu söylediğimde karşımdaki kişilerin tepkisi hep negatif oldu.
İlk zamanlar her ne kadar Babam'a kızsamda beni o okula gönderdiği için sonradan çok dua etmeye başladım hem Babacığıma hem de buna vesile olan o kişiye iyi ki bu okula gönderilmişim diye. Bana manevi olarak o kadar güzel bir dünya yarattı ki bunun içimde, ruhumda açtığı güzellikleri görmeye başladım.
Buralara nerden geldim? Bugün lisedeyken 5 yıl aynı sırada oturduğum arkadaşım Sümeyye geldi bana oturmaya. Onunla lisedeyken dinlediğimiz bir kaset vardı. 3.Sultan Murad Han'ın şiirini yazdığı "Uyan Ey gözlerim gafletten uyan" diye başlayan bir ilahi. Koskocaman bir imparatorluğa hükmeden bir padişahın sabah namazını kaçırdığı için üzüntüsünden yatağından kalkıp bu sözleri yazması gerçekten Yaradan'a karşı ne olduğumuzu hatırlatmaktadır sanki. Dinlerken insanın içini yıkayan, nerden gelip nerde durduğunu, nereye gideceğini anlatan bir ilahidir.
Başlıkta verdiğim link bu şiirin değişik şekillerde yorumlarını yayınlayan bir siteye ait. Dinlemenizi ve dinlerken içinizde size verdiği duyguları yorumlarsanız çok mutlu edersiniz beni.