Gardaş bu ne yahşi bir içecaktır, içarim içarim doymam. Ben ki yeşil çaydan pek hazzetmeyen (Lale duymasın) bir insan kişisiyimdir ölüp bittim bu modele:) Önceden var mıydı, yeni mi sunuldu piyasaya, mevcuttu da ben mi bilmiyordum her ne hal ise dün itibarıyla keşfetmiş ve de meftun olmuş durumdayım. "Doğadan"ın ürettiği Yaseminli Yeşil Çaydan sözediyorum. İsmi bile masalsı: "Büyülü Bohça". Ya kokusu; yasemin bahçesinde otursam ancak bu kadar kokar. Poşeti derseniz lavanta torbası gibi, organza benzeri bir kumaşa konmuş yeşil çay ve kurutulmuş yasemin yaprakları. Aman Tanrım, içme de yanında yat, yok ya niye yatıcan iç bence, al eline kitabını ve hatta Selçuk Altun'dan "Bizans Sultanı"nı, bir yandan yudumla yasemin kokulu Büyülü Bohça çayını bir yandan gez Galata'nın büyülü sokaklarını. Oh alışverişime sağlık, iyi ki almışım, daha sırada elma ve kuşburnu çeşitleri var ama bunu o kadar beğendim ki onların paketini açmadım bile.
"Bizans Sultanı"na gelince, üçte birlik kısmı zihnimin okunmuş kitaplar arşivindeki yerini aldı çoktan. O kadarı bile beni mestetmeye yetti, tam Selçuk altun tarzı, beklediğim ne varsa var; tarih, şiir, kitaplar, İstanbul, Londra, kitapçılar, ilginç mekanlar ve her zamanki gibi "Serendipity". Galata'da keyifle geziyorum dünden beri. Nasıl güzel anlatmış bu çok sevdiğim bölgeyi, diyor ki: "Orada her sokak bir şiir dizesidir, ezberlemeye kıyamadığım." "Ne zaman Galata Kulesi'ne çıksam u-z-u-n bir ezan okuyasım gelir." "Galata'da insandan çok binanın bulunduğu bir gece gerçeğidir. Onların kıdemi kuleden uzaklaştıkça azalır. Gündüzleri çocuk seslerinin yankılanmadığı sokakları geceleri kediler de terk eder. O ıssızlık şeritleri müzik öğretmenlerim olmuşlardır. Galatalı değişik bir zaman diliminde yaşamanın keyfini sürer. Duruşu teatraldir, benimserim."
Şimdi sıkı bir Bizans tarihi okumaktayım sayfalar arasında, tavsiye ederim siz de dalın "Bizans Sultanı"nın labirentlerine, çıkmak istemeyeceksiniz. Hele de bir İstanbul aşığı ve Selçuk Altun'un deyimiyle "kitapçoksever"seniz.